VATAN POSTASI
Yaşamımızı Savunmak Üzere,Duygu,Düşünce ve Davranış Birliğini Gerçekleştirmek İçin Varız.

YENİ PETROL YASASI, ULUSAL ÖNCELİKLERİMİZE GÖRE DEĞİŞTİRİLMELİDİR

Yazar TMMOB Maden Mühendisleri Odası

Maden Mühendisleri Odası, TBMM’de 17 Ocak 2007 tarihinde kabul edilen ve Cumhurbaşkanı tarafından bazı maddeleri tekrar görüşülmek üzere TBMM’ye iade edilen Petrol Kanunu’yla ilgili olarak 11 Şubat 2007 tarihinde bir basın açıklaması yaptı.

YENİ PETROL YASASI, ULUSAL ÖNCELİKLERİMİZE GÖRE DEĞİŞTİRİLMELİDİR

6326 sayılı Petrol Kanunu yerine, 17 Ocak 2007 tarihinde 5574 sayılı Türk Petrol Kanunu TBMM’de kabul edilmiştir. Cumhurbaşkanlığı makamının onayına sunulan Kanun, Cumhurbaşkanımız tarafından bazı maddelerinin yeniden görüşülmesi amacıyla tekrar TBMM’ye iade edilmiştir.

Genel olarak yasada; devletin hükümranlık haklarından kaynaklanan denetim ve sınırlamalarının kaldırıldığı, sektörde tam bir liberalizasyonun hedeflendiği, yabancı sermaye için avantajlı koşulların yaratıldığı ve arama-işletme hakları yerine daha çok üretim aşamasında teşviklerin abartıldığı görülmektedir.

5574 sayılı kanunda yapılan değişiklikleri kavrayabilmek için, kanunun 1. maddesinde yer alan değişikliğe değinmekte yarar vardır. 6326 sayılı kanunda Madde 2 de yer alan ifadeyle, “Bu kanunun amacı, Türkiye Cumhuriyeti petrol kaynaklarının milli menfaatlere uygun olarak, hızla sürekli ve etkili biçimde aranmasını, geliştirilmesini ve değerlendirilmesini sağlamaktır” denilirken, yeni çıkarılan kanunun “Amaç ve Kapsam” bölümünün 1. maddesinde “milli menfaatlere uygunluk” ifadesinin tamamen çıkarıldığı ve “Bu Kanunun amacı, ülke petrol kaynaklarının hızlı, sürekli ve etkili bir şekilde aranmasını, geliştirilmesini ve üretilmesini sağlamaktır. Bu Kanun, Türkiye‘de petrol arama ve üretim faaliyetlerinin düzenlenmesi, yönlendirilmesi, teşvik edilmesi, denetlenmesi, arama ve üretim için gerekli bilgilerin ve verilerin toplanması, değerlendirilmesi ve kullanıma sunulmasına ilişkin usul ve esasları kapsar.” dendiği dikkate alındığında, kanunu hazırlayanların, “ulusal menfaatler” yerine “piyasa” anlayışını tercih ettiklerini görmemek mümkün değildir.

Nitekim yeni kanunda getirilen değişikliklerin önemli bölümü yerli ve yabancı özel sektörün önünü açarken, doğal kaynakların devletin hüküm ve tasarrufu altında olması gereğini göz ardı etmektedirler. Bu yaklaşım, devlet hissesinin belirlenmesinden (azaltılmasından), önceki kanunda garanti altına alınmış olan ülkemizde üretilen petrolün “ülke ihtiyacı” için gereken bölümünün dışarıya satılamaması hükmünün ortadan kaldırılmasına kadar birçok konuda açıkça görülmektedir.

-Yasa ile, Türkiye Petrolleri A.O.’ nın sahip olduğu önceki haklar geri alınarak, kamu kuruluşumuz, yabancı şirketlerle aynı statüye getirilmiştir.

-Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı’nın, Devlet adına petrol arama ve üretim faaliyetlerinde bulunma hakkı kaldırılarak, özelleştirilmesinin önü açılmıştır.

-Yasa değişikliği ile, ülkemizde üretilen ham petrol ve doğal gazdan alınan % 12,5’lik devlet hakkı oranlarında üretime göre indirimler yapılarak, buradan sağlanan mevcut gelirler % 70 oranında düşürülmüş, ülkemiz gelir kaybına uğratılmıştır.

-“Sınırlara 5 km mesafede, tarihi dini yer veya tesise, su tesisine, bir yol veya umumi geçide 60 m. mesafede, şehir veya kasaba belediye imar sahası dahilinde petrol faaliyeti Bakan müsaadesi olmadan yapılamaz.” hükmü yasadan çıkarılarak, yabancı şirketlere sınır tanımaksızın her yerde faaliyette bulunma hakkı getirilmiştir.

-Önceki yasada yer alan, ülke içinde üretilen ham petrol ve doğal gaz ile bunlardan elde edilen petrol ürünlerinin kara sahalarında % 65’i ve deniz sahalarında % 55’inin memleket ihtiyacına ayrılması zorunluluğu yeni yasa ile kaldırılarak; yabancı şirketlere ürettikleri petrol üzerinde sınırsız tasarrufta bulunarak, tamamını ihraç etme hakkı getirilmiş, olağanüstü durumlarda bile üretilen petrolün ülke içinde kullanılması ve memleket ihtiyacını gözetme zorunluluğu kaldırılmıştır.

Cumhurbaşkanımızın, kamu yararı görmediği gerekçesiyle tekrar görüşülmek üzere TBMM’ye gönderdiği yasanın, ulusal öncelikler ve kamu yararı göz önüne alınarak kabul edilmesi ülkemizin lehine olacaktır. Tüm milletvekillerimizi bu konuda duyarlı olmaya çağırıyoruz.

Maden Mühendisleri Odası olarak; doğal kaynakların devletin hüküm ve tasarrufu altında olması gereğini göz önüne alarak, konuyu önemle takip edeceğimizi kamuoyuna duyururuz.

TMMOB Maden Mühendisleri Odası Yönetim Kurulu

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.