VATAN POSTASI
Yaşamımızı Savunmak Üzere,Duygu,Düşünce ve Davranış Birliğini Gerçekleştirmek İçin Varız.

Utanırlar mı Acaba?

Depremin üstünden kırk bir saat geçmiş…
Depremin merkezi Seferihisar’da yüksek yapı da yok, yıkılan da…
Elli kilometre ötede, İzmir’de uyduruk temellerin üstüne kurulmuş, incecik demir çubuklarla, yetersiz ve ucuz malzemelerle tutturulmuş on üç iğreti yapı yere serilmiş…
Güzel insanların, gencecik canların evleri, sıcacık haneleri, mezarları yerine geçmiş…
Depremin üstünden kırk bir saat geçmiş…
Ölüm kokusu yükseliyor artık yıkıntılardan; onlarca ölü, yüzlerce yaralı bereli…
Gözünü kırpmamış daha kurtarma ekipleri…
Aç, susuz, uykusuz… Cansiperane çalışıyorlar yıkıntıların arasında; bir küçük ses arıyorlar…
Orada kimse var mı?
Beni bırakma abi, bir yere ayrılma sakın diyor, üst üste devrilmiş betonların arasından incecik bir çocuk sesi…
İlk müdahaleleri yıkıntıların arasında yapıyor, salgının da, cahil zorbalığın da boy hedefi olmuş sağlık ekipleri…
Telaşla oradan oraya koşturuyor kurtarma köpekleri; gözlerinizi, kulaklarınızı öpeyim sizin…
Utanan birileri var mı acaba?
Hani Covid 19 salgını milletin üzerine bir ölüm örtüsü gibi uzanmaya daha ilk başladığında…
Daha ilk elde akla gelen, hemencecik tatlı kârları düşünülen birileri…
Utanırlar mı acaba; cahil cühela, terbiyesiz tereksiz çocuklarının altına çektikleri son model lüks araçlardan…
Utanırlar mı acaba millet askıda ekmek beklerken, sendikasız sigortasız emekçiler boğazlarını bile doyurmayacak ücretlerini alamazken;
Utanırlar mı acaba kendileri milletin kesesinden istif istif dolarları götürürken…
Utanırlar mı acaba, kurdukları bacasız santraller halkı zehirlerken…
Utanırlar mı acaba, siyaset erbabının bir kısmına toplantı da, miting de, her bir şey serbest iken;
Utanırlar mı acaba, ben ağacımı kestirmem, ben bağımı bahçemi haramilere vermem, ben ekmek yediğim toprağımı madencilere zehirletmem diyen köylüleri salgın önlemlerine aykırı davranıyorsunuz diyen jandarmalar coplarken, yerlerde sürüklerken…
Utanırlar mı acaba, paraya pula, saraya saltanata aldırmadan, önce emekçilerin çile çektiği, salgınlarda can verdiği sokaklar hayata uyanırken, önce hayatını alın teriyle kazananların, hayata hayat katanların yaşadığı köylerde hareket başlarken…
Utanırlar mı acaba, yıkıntıların üzerinde can kurtarmak için kırk bir saat sonra da aç, susuz, uykusuz çalışan birilerinin üstüne şafak atarken…
Utanırlar mı acaba?

01 Kasım 2020, Alper Akçam

İlk yorumunuz

Bu web sitesi deneyiminizi geliştirmek için çerezleri kullanır. Bununla iyi olduğunuzu varsayacağız, ancak isterseniz vazgeçebilirsiniz. Kabul et Devamı