Ulus Ötesi Şirketler Dünya Sağlık Örgütünü Ele Geçirmeye Çalışıyor! / Çev. Feride Aksu Tanık

whoÖnümüzdeki Dünya Sağlık Asamblesinde Dünya Sağlık Örgütünün geleceğini kökten değiştirme potansiyeli olan iki kilit mesele gündeme gelecek. Toplantıda “devlet dışı aktörlerle birleşme” konusunda hazırlanan taslağın son hali ele alınacak. Ayrıca DSÖ’nün önümüzdeki iki yılının finansmanına ilişkin öneriler de karara bağlanacak. Bu kapsamda DSÖ Başkanının zorunlu katkıların % 5 oranında arttırılması önerisi de karara bağlanacak.
Zengin ülkelerin donörleri DSÖ’ye kasten zarar vermekte ve küresel sağlığın geliştirilmesi konusunda parasal kaynakları kısıtlayarak kapasitesini zayıflatmakta ve bu yolla şirketlerin etki alanını genişletmektedirler. Kısmen bu duruma tepki olarak bazı üye ülkeler DSÖ’nün özel sektör bileşenleri, hayır kuruluşları, hükümet-dışı kurumlar ve akademi ile ilişkilerinin düzenlenmesi ve uygun olmayan etkilerden korunması için bir inisiyatif geliştirdiler. Ancak bu inisiyatifin Dünya Sağlık Asamblesinde engellenme riski var.
Finansman Krizi
Donörlerden elde edilen fonlar DSÖ bütçesinin % 80’ini oluşturmakta ve bu fonların da % 93’ü donörlerin desteklediği programlara tahsisli. Bu durum DSÖ’yü zengin ülkelerin desteklemediği programları Dünya Sağlık Asamblesinde karar verilmiş olsa bile uygulamaktan alıkoyuyor. Eğer bu programları uygulamaya yönelik bir girişim söz konusu olursa fonların kesilmesi tehdidi gündeme geliyor.
2014 Ebola krizine etkin bir biçimde müdahale konusunda yaşananlar bütçe krizinin DSÖ’nün kapasitesini ve işlevlerini nasıl etkilediğinin trajik bir örneğidir. Son dört yılda DSÖ’de örgütün kendi yetersizlikleri konusunda bir açıklama gelene dek zorunlu katkıların dondurulması tartışmaları yaşanmaktadır. Oysa örgütün yetersizliklerinin temel nedenlerinden biri DSÖ’nün yaşadığı finansal kriz ve zorunlu katkıların dondurulmasıdır.
Şimdi DSÖ Başkanı katkıların % 5 arttırılmasını öneriyor. % 5 artış donörlerin katkılarıyla kıyaslandığında görece küçük ama yaşamsal bir adım ve büyük bir simgesel değeri var. Büyük ülkelerin bu öneriyi reddedeceklerini öngörmek zor değil.

Krizin altında DSÖ’nün büyük şirketlerle ilişkisi yatıyor

Sağlığa ve sağlık hizmetlerine erişebilmeye yönelik tehditlerin altında büyük şirketlerin ticari ilgileri yatıyor. Yoğun bir biçimde pazarlanan ucuz, birçok işlemden geçmiş gıdaların neden olduğu şişmanlık, şeker hastalığı, kalp hastalıkları, inme gibi hastalıklar çok çarpıcı bir örnek oluşturmakta. İlaç şirketleri ortaklarının kar taleplerini temel ilaçlara ve aşılara erişimin önünde tutuyorlar. DSÖ’nün işlevini gereğince yerine getirebilmesi için bu tehditleri ve engelleri ifade edebilmesi ve bunları yönetebilecek politika ve programlar geliştirebilmesi gerekir.
Ancak zengin üye ülkeler, özellikle de ABD ve İngiltere defalarca DSÖ’nün ulus ötesi şirketlerin çıkarlarına aykırı olabilecek girişimlerine karşı çıkmışlardır. Dahası bazı zengin ülkeler DSÖ’ye ulus ötesi şirketlere politika geliştirmede ve karar mekanizmalarında alan açması konusunda baskı uygulamaktadır.
DSÖ’ye şişmanlık, kalp hastalıkları ve inme konusunda abur-cubur üreticileriyle ‘çok paydaşlı ortaklıklar’ kurması önerilmektedir. Son iki yılda DSÖ ve üye ülkeler, DSÖ’nün karar mekanizmalarına şirketlerin etkileri konusunda gürültülü tartışmalar yürütmektedir. Zengin ülkeler ulus ötesi şirketlerin önünü açacak kurallar geliştirilmesine ve DSÖ sekretaryası içindeki stratejik pozisyonlara kendi çalışanlarını yerleştirmeye çalışmaktadır.
“Devlet dışı aktörlerle birleşme” taslağı çok sorunlu bir metindir. Taslağın düzeltilip, rötuşlanarak gelecekte DSÖ’ye şirket etkilerini meşrulaştıracak bir sürece karşı çıkmak gerekir.
Uluslararası Gıda ve İçecek Üreticileri Birliğinden sızdırılan bir belgeye göre şirketlerin “devlet dışı aktörlerle birleşmenin” çerçevesini kendilerinin karar mekanizmalarına erişmeleri ve gerekirse üye ülkelerin “ikna” edilmelerini garanti altına almaları kapsamında gördükleri anlaşılmakta.
Bu kapsamda öncülüğünü Halkın Sağlığı Hareketinin çektiği bir imza kampanyası yürütülmekte. İmzacılar 68. Dünya Sağlık Asamblesinin delegelerini DSÖ’nün bütünlüğünü, bağımsızlığını ve demokratik sorumluluklarını korumaya
Zorunlu üye katkılarının arttırılmasını desteklemeye,
Hükümet dışı aktörlerle birleşme konusunda DSÖ’yü uygun olmayan etkilerden korumak için güçlü bir çerçeve oluşturmaya çağırıyorlar.
Çeviri: Feride Aksu – www.halkinsagligi.org