ÜLKEDE 1 MAYIS COŞKUSU… İSTANBUL TAKSİM KÜRESEL FAŞİZM TARAFINDAN İŞGAL EDİLDİ…

Yazar Vatan Postası – İzmir   

ZONGULDAK YÜRÜYÜŞÜ’NÜN ÖNÜNÜN KESİLMESİNİN DOĞURDUĞU TOPLUMSAL VİCDAN VE HALKIN DOĞAL KOLLEKTİF AKSİYONU TURGUT ÖZAL’IN VE ANAP’IN SONUNUN BAŞLANGICI OLMUŞTU. BUGÜN DE TAYYİP ERDOĞAN’IN VE AKP’NİN SONUNUN BAŞLANGICINI YAŞADIK…


ANCAK BURADA ÖNEMLİ OLAN YERLİ YABANCI ORTAKLI HOLDİNGLERİN SİYASİ UZANTILARININ YIPRANDIKÇA DEĞİŞMESİ DEĞİLDİR. İŞÇİ SINIFIMIZ VE HALKIMIZ ARTIK PERDE ARKASINDAKİ ASIL İKTİDAR SAHİPLERİNİN FARKINA VARMIŞTIR. ASIL EKONOMİK İKTİDARI ELLERİNDE TUTANLAR; KENDİ HOLDİNGLERİNİN ÇIKARLARINI HER TÜRLÜ ULUSAL ÇIKARIN ÖNÜNE KOYAN, ULUS DIŞINA DÜŞMÜŞ, YABANCI ŞİRKET VE BANKALARLA ORGANİK ORTAKLIKLAR KURAN, HALKI İŞSİZLİK VE PAHALILIK CEHENNEMİNE MAHKUM EDEN, VATAN VE MİLLET SATICISI BİR AVUÇ “YERLİ” BANKA-HOLDİNG SAHİBİ ASALAKTIR.
MENDERESLERİ, ÖZALLARI NASIL KULLANIP SİFONU ÇEKTİLERSE, ŞİMDİ DE TAYYİP ERDOĞAN’IN İPİNİ ÇEKMEYE HAZIRLANIYORLAR. KUKLALARIN, MAŞALARIN SONU BUDUR. BETER OLSUNLAR. ANCAK BİZ ASIL KUKLACILARI UNUTMAMALI, UNUTTURMAMALIYIZ.
İZMİR’DE 50 BİN İŞÇİ VE EMEKÇİNİN KATILIMIYLA ÇOK GÜZEL BİR 1 MAYIS KUTLANDI. GÜNDOĞDU ALANINA ALSANCAK LİMAN TARAFINDAN VE KONAK TARAFINDAN OLMAK ÜZERE 2 KOLDAN YÜRÜYÜŞLE ULAŞILDI.
“HER YER TAKSİM HER YER DİRENİŞ”,
“TAKSİM’DE ZULME HAYIR”, “TAKSİM’DE İŞGALE SON”,
“KÜRESEL FAŞİZME KARŞI OMUZ OMUZA”, “NE ABD NE AB TAM  BAĞIMSIZ TÜRKİYE”,
“HÜKÜMET İSTİFA”,
“GÜN DOĞDU HEP UYANDIK SİPERLERE DAYANDIK. BAĞIMSIZLIK UĞRUNA DA AL KANLARA BOYANDIK”,
“TAKSİM BİZİMDİR BİZİM KALACAK”, “YAŞASIN SINIF DAYANIŞMASI”,
“TÜRK-KÜRT-ARAP KARDEŞTİR EMPERYALİZM KALLEŞTİR”, “HALKLAR KARDEŞTİR AMERİKA KALLEŞTİR”,
“YÖRSAN İŞÇİSİ YALNIZ DEĞİLDİR”,
TUZLA’DA İŞÇİ KATLİAMINA SON”
GİBİ SLOGANLAR ATILDI.
GÜNDOĞDU ALANINDA İSTİKLAL MARŞIYLA BAŞLAYAN KUTLAMALAR, ENTERNASYONAL MARŞININ, AVUSTURYA İŞÇİ MARŞININ VE 1 MAYIS MARŞININ HEP BİR AĞIZDAN SÖYLENMESİYLE COŞKUYLA SÜRDÜ VE PROVOKASYONSUZ SONUÇLANDI. (VP)

VALİYE VE HÜKÜMETE KAMUOYUNDAN SERT TEPKİLER
Bugün başta Taksim ve şişli bölgesi olmak üzere bütün İstanbul’u devlet terörüne boğan hükümete ve Vali Muammer Güler’e tepkiler çığ gibi büyüyor:

İstanbul Eczacı Odası, CHP, Çağdaş Gazeteciler Derneği. Harb-İş Sendikası, Makine Mühendisleri Odası, Eğitim-Sen, Türkiye Gazeteciler Sendikası, Türkiye Gazeteciler Cemiyeti, Çağdaş Avukatlar Grubu ve Halkevleri adına yapılan açıklamalarda sert tepkiler dile getirildi.

Çağdaş Avukatlar Grubu: Yapılan hukuksuzlukların takipçisi olacağız

Polisin Taksim’de 1 Mayıs kutlamasını engellemek için halka uyguladığı terörü ve pek çok yerde avukatlara yapılan saldırıları kınamak için Çağdaş Avukatlar Grubu tarafından saat 16.15’te İstiklal Caddesi’ndeki Ada Müzik önünde bir basın açıklaması gerçekleştirildi. Etrafta bekleyenlerin de katılımıyla sayıları 300’e yaklaşan kitle “Yaşasın 1 Mayıs, Gün gelecek devran dönecek AKP halka hesap verecek” sloganları attı.

Sloganların ardından avukatlar tarafından bir basın açıklaması gerçekleştirildi. Yapılan açıklamada polisin, Çağdaş Hukukçular Derneği ve Çağdaş Avukatlar Grubu üyesi avukatlardan kimlik ibrazı istediği, avukatların kimliklerini göstermelerinin ardından polisler tarafından kordon içerisine alınarak coplu ve biber gazlı saldırıya uğradığı belirtildi. Çok sayıda avukatın yaralandığı bazılarının yarasının ise ciddi olduğu belirtilen açıklamada avukatların müvekkillerinin durumlarını öğrenmek için gittikleri karakollarda da ağır hakaretlere ve dayağa maruz kaldığı ifade edildi.

Avukatlara uygulanan şiddetle ilgili suç duyurusunda bulunduklarını söyleyen avukatlar yaşanan tüm hukuksuzlukların takipçisi olacaklarını söylediler.

HALKEVLERİ:

İstanbul’da yapılan saldırılar üzerine Halkevleri Genel Başkanı Abdullah Aydın tarafından bir basın açıklaması yayınlandı. Açıklamanın tam metni şöyle:

Taksim meydanını işçilere emekçilere yasaklayanlar halkımızı köleleştiren ve ülkemizi emperyalizme satanlardır.

Aylardır 1 Mayıs kutlamaları üzerine demagojik açıklamalar yaparak kitlelerin kafasını bulandırmaya çalışan AKP iktidarının sözcüleri,1 Mayısın yaklaşmasıyla birlikte gerçek yüzlerini ortaya koydular. Başbakanı, İçişleri Bakanı, İstanbul Valisi, Emniyet müdürüyle koro halinde provokasyon bahanesiyle günlerdir saldırının hazırlandığı görünmektedir.1 Mayıs 2008 sabahı 6:30’dan bu yana İstanbul’da işçiler emekçiler yoksullar gençler kadınlar halkevciler kendi hakları ve gelecekleri için taksime ulaşmaya çalışıyorlar. Boyalı ve tazyikli su ve biber gazı cop, silah, panzer gibi ve baskı ve şiddet aracıyla halka saldıranlar, emekçileri durdurmaya ve sermayenin çıkarlarını korumayı görev edinmiş işbirlikçilerdir.

Ülkeyi ekonomik ve siyasi krize sürükleyerek AKP iktidarı içine düştükleri krizin kendilerini boğacak bir sele dönüşmemesi için baharla birlikte gelişen halk muhalefetini bastırmaya çalışıyor.

Karanlık faşist güçlerin 1977’de gerçekleştirdikleri insanlık dışı katliam nasıl emekçileri yolundan döndüremediyse 2008 1 Mayısını da halka örülen barikatta emek ve demokrasi güçlerini yolundan döndüremeyecektir. Taksime çıkmak anlamlı ve önlemli ama daha önemlisi teslim olmamak ve baskılara boyun eğmemektir.

Ara sokaklarda ne olduğunu tam olarak bilememekle birlikte polisin silahla ateş ettiğine dair haberler gelmeye başladı.

Halkevleri olarak sicilleri herkesçe bilinen İstanbul valisi ve emniyet müdürü temsil ettikleri zihniyeti kınıyoruz. Gözaltılar derhal serbest bırakılmalıdır.

Yaşasın 1 Mayıs

İstanbul Eczacı Odası: “AKP Uygulanan Şiddetin Hesabını Vermek Zorunda”

İstanbul Eczacı Odası, AKP’nin 1 Mayıs’ta uygulanan şiddetin hesabını vermek zorunda olduğunu bildirdi.

İstanbul Eczacı Odası’ndan yapılan yazılı açıklamada, “İşçilerin, emekçilerin, ezilenlerin Birlik Mücadele ve Dayanışma Günü olan ve tüm dünyada Emek Bayramı olarak kutlanan, 1 Mayıs’ta İstanbul’a bir kez daha baskı ve şiddet hakim oldu” denildi. Taksim’e çıkan her yolun ve her sokağın bugün kuşatma altında bulunduğunun ifade edildiği açıklamada şöyle denildi :

“İnsanların üzerine gaz bombaları atıldı. Hastaneler bile bu fütursuz saldırıların hedefiydi. Türk Tabipleri Birliği, Türk Eczacıları Birliği, İstanbul Eczacı Odası, Trabzon Eczacı Odası, İstanbul Tabip Odası, Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası üyeleri Şişli Etfal Hastanesi önünde polis saldırısına uğradı, atılan gaz bombalarından etkilendiler.

Soruyoruz! Polis günü kutlamalarına, maç sonrası etkinliklere, yılbaşı kutlamalarına açık olan Taksim meydanı işçilere, emekçilere, bizlere neden kapalı? AKP iktidarı uygulanan bu şiddetin hesabını vermek durumundadır. Bu tutumu şiddetle protesto ediyoruz.”

CHP: AKP 12 Eylül faşizminin ürünüdür

CHP Grup Başkanvekilleri Kemal Anadol, Kemal Kılıçdaroğlu ve Hakkı Süha Okay, 1 Mayıs kutlamaları sırasında İstanbul’da yaşanan olayların sorumlusunun, “Hükümet ve yereldeki maşası İstanbul Valisi” olduğunu iddia ederek, “Beynindeki yasakları koruyup, yüzüne demokrasi maskesi takanlar, bu 1 Mayısta yüzlerine maske takma gereğini dahi duymamışlardır” görüşünü kaydettiler.

CHP Grup Başkanvekilleri Anadol, Kılıçdaroğlu ve Okay, 1 Mayıs kutlamalarındaki olaylarla ilgili yazılı açıklama yaptı.

Açıklamada, 1 Mayıs 2008’nin, “AK Parti’nin gerçek yüzünü ortaya çıkardığı, işçinin, emeğin yanında bir parti olmadığını ortaya koyduğu’savunularak, provokasyon gerekçesiyle Taksim Meydanının işçilere kapatılmasının, Hükümetin provokasyonlara teslim olduğunu gösterdiği öne sürüldü.

“Bugün İstanbul’da yaşanan olayların sorumlusu hükümet ve onun yereldeki maşası İstanbul Valisi’dir” denilen açıklamada, AK Parti’nin, 1 Mayısı İstanbul’da, demokratik bir anlayışla değil,faşist bir anlayışla yönettiği savunuldu.

Dünyada 165 ülkede bayram olarak kutlanan 1 Mayısın, “AK Parti faşizmiyle, bayram değil, korku gününe dönüştürüldüğünü” iddia edilen açıklamada, şu görüşlere yer verildi: “Beynindeki yasakları koruyup, yüzüne demokrasi maskesi takanlar, bu 1 Mayıs gününde yüzlerine maske takma gereğini dahi duymamışlardır.

Yaşananlar, provokasyonu AKP’nin yaptığını ortaya koymaktadır. Daha yürüyüş başlamadan DİSK Genel Merkezinin ablukaya alınması, cop, tazyikli su ve bibergazı ile orantısız kuvvet kullanılması, bu provokasyonu ortaya koymaktadır. İstanbul’a uçaklarla polis taşınması,AKP’nin halktan korkusunun tezahürüdür. 12 Eylül yasaklarını 31 yıl sonra içine sindirerek yaşama geçiren AKP; açıkça görülüyor ki 12 Eylül faşizminin bir ürünü, uzantısıdır.”

ÇGD: “İstanbul’da Devlet Terörü Estiriliyor”

Çağdaş Gazeteciler Derneği Genel Başkanı Ahmet Abakay, İstanbul’daki 1 Mayıs kutlamalarının “devlet terörü” ile karşı karşıya kaldığını ifade ederek, “”İstanbul’da devlet terörü estiriliyor. Bu, hükümetin aczini gösteriyor” dedi.

ÇGD Başkanı Abakay, yaptığı açıklamada, DİSK, KESK ve Türk-İş’in öncülüğünde düzenlenen 1 Mayıs kutlamalarının, sabahın erken saatlerinde başlayarak, devlet terörü ile karşı karşıya kaldığını kaydetti. 1 Mayıs kutlamalarını izlemekle görevli çok sayıda gazetecinin, polisin su sıkması, gaz bombası ile müdahalesi sonucu görev yapamaz hale geldiğini ve polisin fiili saldırısına uğradığını belirten Abakay, şunları kaydetti:

“Bir Devlet Bakanı, yaptığı açıklamada, bu kutlamalarla “devlete meydan okunduğunu’ söylemektedir. Bu bakan bilmelidir ki eğer bir ülkede devlet zalimleşmişse, bu zalim devlete başkaldırmak meşrudur. Bugünkü iktidar da devlet gücünü kullanarak halka, işçi sınıfına, emekçilere zalim davranmaktadır. İktidar, tüm İstanbul’u terör alanı haline getirmiştir. İktidarın bu zulmü ve acizliği asla affedilmeyecektir.

Makine Mühendisleri Odası: Yetkilileri istifaya çağırıyoruz

TMMOB Makina Mühendisleri Odası Yönetim Kurulu Başkanı Emin Koramaz, 1 Mayıs kutlamalarının anti demokratik uygulamalarla, iktidar tarafından sabote edildiğini ifade etti. Taksim yasağının, emek güçlerinin en güçlü kitlesel buluşmasına ve emeğin sorunlarına tahammülsüzlükten kaynaklandığını belirterek, şunları kaydetti:

“Polisler dinci gösteriler ve linççi hezeyanlar dahil bir çok gösteriye açılan Taksim Meydanı’nı bu ülkenin emekçilerine, aydınlarına, demokratlarına kapatarak terör estirenler tarih, toplum ve hukuk önünde sorumludurlar. Bu durumun müsebbiplerini kınıyoruz ve bütün yetkilileri istifaya çağırıyoruz.”
Harb-İş: İstanbul korku kenti haline getirildi

Türk Harb-İş Sendikası Genel Başkanı Ahmet Kalfa, hiçbir gerekçenin demokratik hak ve özgürlüklerini kullanan emekçilere dönül şiddeti ve terörü haklı gösteremeyeceğini belirterek, şu ifadelere yer verdi:

“Türkiye’nin en büyük kenti İstanbul’u korku kenti durumuna getirerek tam anlamıyla bloke eden Vali Muammer Güler’i; güvenlik güçlerini sendikaları korumak üzere yönlendirmek yerine onlara şiddet uygulatan Emniyet Müdürü Celalettin Cerrah’ı; ülkemizin en saygın emek örgütlerine dönük saldırgan tutum alan İçişleri Bakanı Beşir Atalay’ı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik’i istifaya çağırıyoruz.”

Eğitim-Sen: 1 Mayıs’a savaş ilan edenler istifa etmelidir 

Eğitim Sen Merkez Yönetim Kurulu tarafından yapılan açıklamada da, 1 Mayıs’taki görüntülerin Türkiye’nin ne denli kötü yönetildiğinin göstergesi olduğu kaydedildi ve “Adeta bir savaş provası yapan emniyet ve hükümet gaz bombasıyla, ağır silahlarla, panzerlerle, tazyikli su sıkmalarla, joplamalarla İstanbul’u savaş yerine çevirmiştir” denildi.

Gerilim yaratan tarafın emekçi düşmanı tutumlarıyla İstanbul Valisi, Emniyet Müdürü ve hükümet olduğu ifade edilerek, “1 Mayıs’a savaş ilan eden başta Başbakan Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere, İçişleri Bakanı, İstanbul Valisi ve emniyet Müdürü derhal istifa etmelidir” denildi.

Türkiye Gazeteciler Sendikası: İktidar sahte demokrat yüzünü gösterdi

TGS Yönetim Kurulundan yapılan yazılı açıklamada, ”iktidarın işçilere karşı düşmanca bir tavır sergilediği ve bu tavırla sahte demokrat yüzünü bir kez daha gösterdiği” ileri sürüldü.

İstanbul’a, güvenlik gerekçesiyle sıkıyönetim dönemlerinde bile görülmeyen bir polis gücü yığıldığı öne sürülen açıklamada, ”orantılı polis gücü kullanılacağının” söylenmesine rağmen, polisin 1 Mayıs’ı kutlamak isteyenlere gaz bombası ve biber gazı atması, boyalı tazyikli su sıkması ve cop kullanmasının, şiddetin ”bilerek ve isteyerek” planlandığını ortaya koyduğu savunuldu.

Açıklamada, şiddetin gazetecileri de hedef aldığına dikkat çekilerek, Cumhuriyet Gazetesi çalışanları Ali Deniz Us ile Esra Açıkgöz’ün aldıkları darbeler sonucu hastaneye kaldırıldığı, Anadolu Ajansı kameramanı Engin Morgül ile Reuters kameramanının da kameralarının kırıldığı kaydedildi.

Türkiye Gazeteciler Cemiyeti: Polis görevini yapan gazetecilere de saldırdı

TGC’den yapılan yazılı açıklamada da İstanbul’da 1 Mayıs gösterilerini izleyen gazetecilerin polisin ”orantısız güç kullanımıyla” karşı karşıya kaldığı ifade edilerek, cop darbesiyle bir gazetecinin kolunun kırıldığı, bir başkasının başına aldığı darbeyle hastanelik olduğu, gösteriyi izleyen iki gazetecinin ise kameralarının zarar gördüğü kaydedildi.

Açıklamada, şu ifadelere yer verildi:

”TGC olarak, 1 Mayıs öncesi gazetecilerin mesleklerini yerine getirirken dikkat edilmesi için İstanbul Valiliği nezdinde uyarı ve yardım ricasında bulunmuştuk. Ancak yaşananlar, bunun sonuçsuz kaldığını gösterdi. Kaba kuvvete başvuran polislerin, mesleklerini yapan gazetecilere yönelik bu tutumunu protesto ediyoruz.”

Bu seneki 1 Mayıs mitinglerine katılım hemen hemen tüm illerde geçen yıla kıyasla iki-üç kat arttı. Mitinglerde AKP’ye öfke vardı. Tüm Türkiye’deki mitinglerde İstanbul’daki direniş selamlandı… Gelişmeleri elimize ulaştıkça aktarmaya devam edeceğiz

Haberlerin fotoğrafları en alttadır.

Ankara

Ankara’da 1 Mayıs sabah 11.00’de KESK’in İstanbul’daki vahşi saldırıyı protesto eden basın açıklamasıyla başladı.

Saat 13.00’de Ankaralı Halkevciler, 1 Mayıs yürüyüşlerine Ulus Altındağ Belediyesi önü, Ulus Bentderesi ve Ulus Metro önü olmak üzere üç farklı koldan başladılar. Üç ayrı kol Ulus Heykel önünde 1 Mayıs coşkusuyla buluştu. 12 Eylül darbesinden beri ilk defa devrimcilerin girdiği Ulus Meydanı’ndan diğer sendika, kitle örgütleri ve partilerin buluşma noktası olan Opera’ya doğru yürüyüşe geçildi.

Bu arada sabah saatlerinde Dikmen Vadisi Halkının 1 Mayıs için hazırladığı Barınma Hakkı’nı temsil eden maket gecekonduya el konuldu. Fakat Dikmen Vadisi Halkının kararlılığıyla maket tekrar geri alındı.

Saat 14.00’de Operadan başlayan yürüyüş kortejlerin Sıhhiye Meydanı’na girmesi ile devam etti. En önde Türk İş ve KESK Kortejleri arkada ise sırasıyla kitle örgütleri, dergi çevreleri, devrimci yapılar ve siyasi partiler yer aldı. Yürüyüş boyunca emekçilerin taleplerini yansıtan farklı sloganlar atılırken mitinge katılan binlerin öfkesi AKP’ye ve Taksim 1 Mayıs’ına yönelik saldırılara karşı ortaklaştı.

Saat 15.00’den itibaren kortejler arama noktalarından geçerek alana girmeye başladı. Arama noktalarında önce Halkevleri ile daha sonrada ÖDP ile polis arasında kısa süreli bir arbede yaşandı. Her iki arbede esnasında da polis kitleye ve miting alanına gaz bombaları attı. Fakat mitinge katılan binlerce emekçi miting alanından
ayrılmayarak attıkları sloganlarla polis saldırısına cevap verdiler.

Saat 16.00’dan itibaren miting programı başlatıldı. Sırasıyla tertip komitesi, KESK ve Türk İş adına konuşmalar yapıldı. Yapılan konuşmalarda AKP Hükümeti ve uygulamaları eleştirildi. Taksim’de gerçekleştirilen saldırıya değinildi. Hükümetin bu saldırgan tavrı nedeniyle hesap vereceği kaydedildi.

Mitingden notlar
Ankara’daki mitinge yaklaşık 25 bin emekçinin katıldı. Alanda Taksim’de yaşanan saldırılar nedeniyle tansiyon sık sık yükseldi. Arama noktalarında yaşanan gerilimler sırasında mitinge katılan binlerce kişi polise karşı etkin tavır gösterdi. Polis kitlenin kararlılığı nedeniyle son yaşanan arbede sonrası zaten dağılmış olan arama noktasındaki barikatları toplamayarak geri kalan yüzlerce kişiyi doğrudan alana aldı. Mitingin ana gövdesini KESK ve Türk İş kortejleri oluştururken alanın en kalabalık grubunun bin yüzü aşkın kitlesi ile Halkevleri olduğu görüldü. Geçen yıllara oranla katılımın yüksek olduğu 1 Mayıs kutlamalarında çeşitliliğin ve bağımsız çevrelerden katılımın eskiye oranla yoğun olmadığı gözlendi. DTP alanın en ilgi gören korteji oldu. Basın mensuplarının ilgisi nedeni ile alana girmekte zorlandı. DTPliler alanda CHP’li vekillere tepki duyarak onları, kürsüden anons edilirken alkış ve yuh sesleri ile protesto ettiler.

İzmir
İzmir’de TÜRK İş (TEZ KOOP İŞ, BELEDİYE İŞ, TÜRKİYE MADEN İŞ, TEK GIDA İŞ), KESK ( Eğitim Sen, Bes, Tüm Bel Sen, Tarım Orkam Sen,Kültür Sanat Sen, Yapı Yol Sen, Emekli Sen) ve TMMOB tarafından Gündoğdu Meydanı’nda düzenlenen mitinge 30 bini aşkın emekçi katıldı. Mitingde genç katılımcıların sayısının yoğun olması dikkat çekti.
KESK, ÖDP, Halkevleri, Öğrenci Kolektifleri, Liseli Genç Umut, Gençlik Geleceğini İstiyor İnsiyatifi üyeleri, Konak Sümerbank önünde, Türk İş ve TMMOB Alsancak’ta toplanarak, sloganlarla Gündoğdu Meydanı’na yürüdü. Türk İş ve KESK üyeleri yürüyüş sırasında attıkları sloganlarla Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Yasası’nı protesto etti.

DTP, EMEP, SDP ve ESP’nin de aralarında olduğu siyasi parti ve platformlar ise, Basmane Meydanı’nda toplandı. Yürüyüşe DTP Diyarbakır Milletvekili Gültan Kışanak ve Bengi Yıldız da katılırken, DTP üyelerinin 1000 e yakın sayıyla bu yıl daha önceki 1 Mayısların aksine daha yoğun katılım gösterdiği görüldü. DİSK’e bağlı sendikalardan Genel İş 3,4 ve 5 No’lu şubeler de mitinge katıldı. DİSK mitinge Basmane Meydanı’nda yaptığı basın açıklamasının ardından bağımsız olarak destek verdi.

Yürüyüş sırasında, hemen hemen bütün kortejlerden “yaşasın 1 Mayıs” sloganı ile hükümetin Taksim yasağını protesto eden sloganlar atıldı.

Miting alanında Türk İş, KESK ve DİSK adına yapılan konuşmalarda, Taksim’deki polis müdahalesi protesto edildi. Tertip komitesi adına İzmir KESK şubeler platformu dönem sözcüsü Ali Rıza Özer konuşma yaptı. Konuşmasında “DİSK ve ÖDP binalarına yapılan biber gazlı saldırıyı emek güçleri olarak kınıyoruz. Bu bir devlet terörüdür. Bu olaylar 12 Eylül askeri faşist darbesinin sonucudur. AKP kendine geldiğinde demokrasiyi savunmaktadır emekçilere geldiğinde demokrasiyi savunmamaktadır. GSS birçok emekçinin hakkının gasp ederken hiç demokrasiden bahsetmemektedir. Tüm bunlara karşı gelecek dönemlerde grevli toplu sözleşmeli sendikal mücadelemiz yükselerek devam edecektir.” Ayrıca Kürt ve Türk halklarının kardeşçe bir arada barış içinde yaşamalarının gerekliliğini söyledi ve her zaman direnenler kazanamayabilir ancak tarihte her zaman son sözü direnenler söyler diyerek konuşmasını bitirdi.

Mitinge CHP milletvekili Mehmet Ali Susam, Selçuk Ayhan ve Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu da katıldı.

Antalya
Antalya’da son yılların en geniş katılımlı 1 Mayıs’ı gerçekleştirildi.

Saat 16.00’da toplanmaya başlayan emekçiler, saat 17.30 sularında mitingin olacağı alana doğru yürüyüşe geçtiler. Halkevleri, ÖDP ve Antalya Sosyalist Parti Girişimi toplanma yerine şehir merkezinden sloganlarla yürüyerek geldiler.

Yaklaşım 5.000 kişinin katıldığı mitingde CHP’nin ilk kez bu kadar yoğun katılımı dikkat çekti.

Yaşanan ilklerden birisi de Liseli Genç Umut pankartının açılmasıydı. “Paralı Eğitimi, Disiplin Yönetmeliğini, Çeteleşmeyi, Uyuşturucuyu, ÖSS’yi, Savaşı Reddet Özgürleş” pankartının arkasında yürüyen Liseli Genç Umut, 1 Mayıs’a yaklaşık 80 kişiyle katıldı.

Halkevlerinin “Müşteri Değil Halkız, Gericiliğin Karşısındayız”, Akdeniz Üniversitesi Öğrenci Kolektifi’nin ise “Faşizme Gericiliğe Piyasalaştırmaya Geçit Vermeyeceğiz” pankartlarıyla yer aldığı 1 Mayıs’ta sık sık “Yer Yer Taksim, Her Yer 1 Mayıs” sloganları atıldı.

Eskişehir
Eskişehir’de Eskişehir Emek Platformu tarafından düzenlenen 1 Mayıs kutlamaları bugün saat 17.30’da Eskişehir Sıhhiye Meydanı’nda kutlandı.

Türk-İş, KESK, TMMOB, ETO(Eskişehir Tabip Odası), ESMMMO, Halkevleri, BDSP, ESP, Odak, ÖDP, DTP, EMEP, SDP, SHP, DSP, CHP, Eğitim-İş ve birçok öğrenci grubunun destek verdiği eyleme Sıhhiye Meydanına girişin yapıldığı cadde üzerinden başlandı. Yürüyüş boyunca kortej halk tarafından alkışlandı.

“Her Yer Taksim Her Yer Direniş”, “Yaşasın 1 Mayıs”, “Müşteri Değil Halkız” sloganları ile alana 380 kişiyle giren ve halktan en yoğun ilgiyi gören Halkevleri yürüyüş boyunca tüm canlılığını tüm coşkusunu alana taşıdı. Kutlamalara Türk-İş’e bağlı sendikalar yoğum bir katılım gerçekleştirdi.

Kutlamalar yaklaşık 5000 (Beşbin) kişi ile gerçekleştirildi. Alana gelindiğinde düzenleme komitesi üyeleri tarafından konuşmalar yapıldı. Taksim’de AKP hükümetinin işçilere göstermiş olduğu tavır, Sosyal güvenlik ve Genel Sağlık Sigortası Yasası eleştirildi ve kitleye birlik çağrısı yapıldı.

Konuşmaların ardından hep birlikte halay çekildi. Saat 19:00 sularında kutlamalar sona erdi. Şehir merkezine dağılan gruplardan BDSP üyesi iki kişiye faşistler tarafından Köprübaşı mevkiinde pusu atıldı.

Antakya
Antakya’da da son yılların en kitlesel 1 Mayıs gösterisi gerçekleşti. Oldukça coşkulu geçen mitingde özellikle çoğunluğunu Genel-İş’in oluşturduğu 1000 kişilik DİSK korteji göz doldurdu. Halkevleri’nin 200’ün üzerinde bir kitleyle katıldığı mitingde sık sık “Her yer Taksim, her yer 1 Mayıs” sloganı atıldı.

İskenderun

Mete Aslan Bulvarı’ndan başlayan Anıt Alanı’na kadar yürüyen yaklaşık 1200 emekçi AKP’yi, neoliberal politikaları ve Taksim saldırılarını protesto etti. Yaklaşık 200 kişiyle Halkevleri korteji mitingin en kitlesel korteji oldu. Genel olarak mitingdeki tüm grupların geçmiş senelere nazaran daha kalabalık bir toplulukla 1 Mayıs kutlamalarına katıldığı gözlemlendi. DTP ve Eğitim Sen’in de kitleselliği ve coşkusuyla dikkat çektiği bildirildi.

Mersin
Mersin’de 1 Mayıs coşkuyla ve geçen senelere oranla büyük bir katılımla gerçekleşti. Sabah saatlerinde kendi binaları önlerinde toplanan çeşitli gruplar tertip komitesinin karalaştırdığı toplanma alanına doğru yürüyüşler gerçekleştirdi.

Saat 11:00 sularında Mersin Devlet Hastanesi önünde toplanan işçi ve kamu sendikaları meslek odaları, demokratik kitle örgütleri siyasi partiler ve öğrenciler buradan Metropol Miting alanına doğru yürüyüşe geçtiler. Yaklaşık 8 bin kişinin katıldığı mitinge Taksim ve AKP karşıtı sloganlar damgasını vurdu.

Sık sık “her yer Taksim her yer direniş” sloganının atıldığı yürüyüşte AKP’nin neoliberal programlarına tepkiler de öne çıktı. Miting öncesi AKP karşıtı sloganları yasaklayan Mersin Emniyetinin bugün yürüyüş esnasındaki tutumu da AKP yanlısı olduğunu gösterdi. Miting Metropol Miting alanında saygı duruşunun ardından yapılan konuşmalar ve çekilen halayların ardından son buldu.

Hopa

Artvin Hopa’da son yılların en geniş katılımlı ve coşkulu 1 Mayıs eylemi gerçekleşti. Saat 15 sularında Çay-Kur önünden başlayan yürüyüşe yaklaşık 2 bin emekçi katıldı. Buradan Hopa Cumhuriyet Meydanı’na yürüyen kitle içerisinde yaklaşık toplam 700 kişilik Halkevleri ve Liseli Genç Umut kortejleri göz doldurdu. Miting alanında Taksim’deki saldırıya yönelik büyük öfke vardı. 5 dakika oturarak susan kitle, daha sonra hep beraber ayağa kalkarak AKP terörüne tepkisini hep bir ağızdan “Her yer Taksim, Her yer 1 Mayıs” sloganıyla gösterdi. Eğitim-Sen’in, Belediye-İş’in, ÖDP’nin, ESP’nin, Rize KESK Şubeler Platformu’nun ve Çay-Sen’in katıldığı miting saat 6 civarında son buldu.

Samsun
Samsun 1 Mayıs Kesk, Disk(Emekli-Sen) ve Türk-İş’in
çağrıcılığında gerçekleştirildi. Saat 12.30 da ray apartmanları önünde
başlayan mitinge sendikaların yanısıra çeşitli siyasi partiler, demokratik kitle örgütleri ve öğrenci örgütleri katıldı.

Yaklaşık 2500 kişinin katıldığı mitingte sık sık “Her yer
Taksim her yer 1 mayıs”, “İşte Taksim işte 1 Mayıs”, “Selam selam taksime, bin selam” sloganı atıldı. Cumhuriyet Meydanı’nda çekilen halaylarla son bulan mitinge Halkevleri 40, Liseli Genc Umut 55, Öğrenci Kolektifleri de 70 kişilik kortejleriyle katıldı.

Giresun
Giresun da 1 Mayıs KESK ve TÜRK-İŞ tarafından oluşturulan tertip komitesi organizasyonu ile kutlandı. Saat 11:30 dan sonra TÜRK-İŞ’e bağlı sendikalar TÜRK-İŞ binası önünde, KESK’e bağlı sendikalar da KESK binası önünde toplanarak 12:30 da alana doğru yürüyüşe geçtiler. Ayrıca diğer katılımcılar: Giresun Halkevi, ÖDP ve CHP kortejleri de kendi binalarının önünde toplandı ve KESK kortejine katıldılar.

Alana girişte pankart sopalarını ve çıtaları alana almak istemeyen güvenlik güçleri ile küçük bir arbede yaşandı. Katılan örgütler alanda yerlerini alırken saat: 13:00 da konuşmalar başladı. Eğitim-Sen Şube Sekreteri Bekir ŞENSOY, Eğitim-Sen Şube Başkanı Ömer ERMİŞ, Türk-İş Temsilcisi Erdem MERT ve KESK dönem sözcüsü Timur AY birer konuşma yaptılar.

Konuşmaların ardından küçük bir konser verilerek, halaylar çekildi.

Alanda sık sık, “Her yer taksim her yer 1 Mayıs, gün gelecek devran dönecek “ayaklar” “baştan” hesap soracak” sloganları atıldı.
Yaklaşık 1500 işçinin emekçinin lise, dersane, üniversite öğrencilerinin katıldığı miting 14:30 da sona erdi.

Trabzon
Saat 11:00 da Trabzon Tedaş Binası önünde toplanan işçi ve kamu sendikaları meslek odaları, demokratik kitle örgütleri siyasi partiler ve öğrenciler buradan Atatürk meydanına doğru yürüyüşe geçtiler. Yaklaşık 2 bin kişinin katıldığı mitingde hep bir ağızdan Taksim meydanının emekçilere kapatılışını ve AKP nin neoliberal politikalarını eleştiren sloganlar atıldı.

Tonya Halkevi Halkoyunları ekibinin gösterisi alanda bulunan 2000 kişi tarafından dakikalarca alkışlandı, müzik dinletisinin ardından kemençe eşliğinde çekilen halay ve horonlarla 1 Mayıs Mitingi saat 15.00’da sona erdi.

Artvin
İşçi sendikaları, kamu çalışanları, demokratik kitle örgütleri ve siyasi partiler 1 Mayıs’ı kutlamak için saat 11.00’de Atapark’ta bir araya geldi.

Buradan yürüyüşe başlayan emekçiler yürüyüş boyunca haklılıklarını, mücadeleye devam edeceklerini ve bir gün mutlaka kazanacaklarını yüksek sesle haykırdılar. Yürüyüş boyunca halkevleri kortejinin hareketliliği dikkat çekti. Coşkulu bir yürüyüş sonunda alana girildi.
Örgüt temsilcilerinin yaptıkları konuşmaların ardından yerel müzik grubu “Grup Üç Kuşak’ın” mini konseriyle saat 15.00’te son buldu.

Ordu
Ordu’da 1 Mayıs, davul-zurna eşliğinde halaylar çekilerek kutlandı. Ordu Belediye Meydanı’nda gerçekleştirilen 1 Mayıs mitingi renkli görüntülere sahne oldu. Meydanda toplanan işçi ve memur sendikaları üyeleri, davul-zurna, horon ve halaylar eşliğinde 1 Mayıs’ı kutladılar.

Türk-İş ve Belediye İş Sendikası Ordu Temsilcisi Selim Yöndem, kutlamalar sırasında yaptığı konuşmada, 1 Mayıs’ın dayanışma günü olduğunu söyledi. Yöndem, “1 Mayıs; ülkesi, milleti, siyasi görüşü, dini-mezhebi, mesleği, cinsiyeti, yaşı ne olursa olsun bütün işçilerin ekmek, barış, özgürlük ve demokrasi için, birlikte mücadele ettikleri, birbirleriyle dayanışma içinde oldukları gündür. Bugün tüm emekçilerin birleştiği gündür.

Biz insanların işten atılmadığı, kamu emekçileri dahil grevli toplu sözleşmeli sendikal haklarının olduğu bir ülke istiyoruz. Bizler insanların açlıktan ölmediği, çocukların aç kalmadığı ve özelleştirmeye ve taşeronlaşmaya karşı mücadele ediyoruz. Bunun önüne geçecek güç örgütlü güçtür. Sosyal adalet ve özgürlük elimizde” dedi.

Diyarbakır
Diyarbakır’da son yılların en kitlesel 1 Mayıs’ı
Diyarbakır’da valiliğin İstasyon Meydanı’nda yapılacak mitingi yasaklaması üzerine Türk-iş KESK ve DİSK’e bağlı sendikalar, siyasi parti ve demokratik kitle örgütlerinin katılımıyla 1 Mayıs İşçi Bayramını kutlamak üzere yapılacak basın açıklamasına katılmak için saat 12.00 de 3 ayrı noktada toplanan işçiler, emekçiler sloganlarla Dağkapı Meydanı’na doğru yürüyüşe geçti.

Kutlamalara DTP Diyarbakır Milletvekili Selahattin Demirtaş, DTP Mardin Milletvekili Emine Ayna, Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Baydemir de katıldı.

1 Mayıs İşçi Bayramı için Büyükşehir Belediyesi, Ahmet Arif Parkı ile Sur Belediyesi önünde toplanan ve aralarından DTP Eşbaşkanı Emine Ayna, DTP Diyarbakır Milletvekili Selahattin Demirtaş’ın da bulunduğu binlerce kişi, Dağkapı Meydanı’na doğru yürüyüşe geçti.

‘Yalanla talanla güzelleşme olmaz’, ‘Biji yek Gulan’ pankartlarını açan emekçiler, ‘Biji Serok Apo’, ‘Katil Erdoğan’, ‘Yaşasın 1 Mayıs’ sloganları ile yürüyüşe geçti. Dağpkapı meydanına gelindiğinde 5000 aşkın bir kitle alandaydı.

Taksim de yaşananların ve 1 mayısın yasaklanmasın protesto etmek için 3 dakikalık oturma eylemi yapıldı.oturma eyleminin ardından söz alan DTP Milletvekili Emine Ayna ve 1 mayısın işçilerin uluslar arası birlik mücadele ve dayanışma günü olduğunu ama ülkemiz de Taksimde yaşananların 1 Mayıs bayramına gölge düşürememeğini söz alarak hükümetin 1 Mayıs politikalarını eleştirerek Taksim meydanın emekçilere kapatılmasın kabul edilemeyeceğini ve dün Sakarya’da meydana gelenlerle bu gün taksim meydanına emekçilere yasaklanmasın aynı zihniyetin bir parçası olduğunu söyledi. Sözü sık sık Huylamalar ve “Katil Erdoğan” sloganlarıyla kesildi.

Basın açıklamasını okuyan Türk İş 7. Bölge Temsilcisi Bahri Karakoç, daha fazla demokrasi arayanlarla birlikte Türkiye’nin dört bir yanında meydanlarda olduklarını söyledi.

Grevlerin yasaklanmadığı sendikalı işçilerin işten atılmadığı, sendikaların ve partilerin kapatılmadığı gerçek bir demokrasi istediklerini belirten Karakoç, “Biz emekten yana savaşsız bir dünya için mücadele edenler 12 Eylül Anayasası’na karşı insan haklarına demokratik, laik, sosyal hukuk devleti ilkesine dayalı yeni demokratik bir anayasa için, demokrasinin laikliğin ve sosyal hukukun altını oyanlara, çifte standartlara karşı, gerçek bir demokrasi için alanlardayız.” şeklinde konuştu

Çevrede alınan olağanüstü güvenlik önlemleri dikkat çekerken çevre ilerden Diyarbakır’a gelenlerin kent girişini izin verilmediği bildirildi.

Van
Van’da Mavi Plaza önünde bir araya gelen ve KESK, DİSK ve Türk-İş Van Temsilcilerinin aralarında bulunduğu yüzlerce kişi Sanat Sokağı’na kadar sesiz bir yürüyüş düzenledi. DTP’nin de destek verdiği basın açıklamasın da Taksim ve Sakarya’da yaşanan olaylar kınandı. Emekçilerin barışçıl taleplerine Taksim’de şiddetle cevap verildiğini dile getiren KESK Van Dönem Sözcüsü Ali Hikmet Uslu, saldırıları kınadı. Yapılan açıklamadan sonra grup, “Biji Bratiya Gelan”, “Faşizme karşı omuz omuza” , “Zafer direnen emekçinin olacak”, “İşbirlikçi AKP, Katil ABD” sloganları eşliğinde yaptıkları 5 dakikalık oturma eyleminden sonra dağıtıldı.

Doğubayazıt
Ağrı’nın Doğubayazıt İlçesi’nde KESK ve DİSK Temsilcilikleri öncülüğünde yapılan kutlamaya DTP Genel Merkez Yöneticisi Selma Irmak, Belediye Başkan Vekili Şükran Gültekin, DTP İlçe Başkanı Ali Söğüt, Belediye-İş Sendikası, TUHAD-DER temsilcilerinde aralarında bulunduğu yüzlerce kişi katıldı. Kalabalık grup “Yaşasın 1 Mayıs”, “Savaşa hayır” pankartları eşliğinde İnsan Hakları Anıtı önüne kadar sesiz bir yürüyüş düzenledi. Burada davul-zurna eşliğinde halay çeken grup, 1 Mayıs’ı kutladı. Grup adına açıklama yapan DİSK Temsilcisi Nedim Koçkar, Taksim’de yapılmak istenen kutlamalara yönelik müdahaleyi kınadı. AKP Hükümeti’nin yeni yasaklamalarla ülkeyi gerdiğini de belirten Koçkar, Türkiye’de başta Kürt sorunun olmak üzere sorunların barışçıl yollarda çözülmesini istedi. Açıklamadan sonra kitle “Yaşasın hakların kardeşliği”, “Savaşa hayır barış hemen şimdi” sloganları eşliğinde dağıldı.

Yüksekova
Hakkâri’nin Yüksekova İlçesi’nde ise KESK ve DİSK öncülüğünde DTP ve sivil toplum örgütlerinin destekleriyle binlerce kişi 1 Mayıs’ı kutladı. “Yaşasın 1 Mayıs”, “Biji Yek Gulan”, “Ayaklar olmadan başlar yürüyemez”, “Vuruldukça demire, hünerli balyoz asla yenilmeyecektir” pankartları eşliğinde Sabancı İlköğretim Okulu önünde bir araya gelen kalabalık grup, yoğun güvenlik önlemleri altında şehir stadına kadar kortej eşliğinde yürüyüş yaptı. Stadda bir araya gelen ve KESK Dönem Sözcüsü Tahir Tekinalp, Yüksekova Belediye Başkanı Salih Yıldız, DTP İlçe Başkanı Vahit Şahinoğlu, Yüksekova KÜRDİ-DER Başkanı Basin Baykan, Şemdinli Belediye Başkanı Hurşit Tekin, Esendere Belediye Başkanı Hurşit Altekin’ın da aralarında bulunduğu binlerce kişi 1 Mayıs’ı halaylar eşliğinde kutlamaya başladı. KESK Dönem Sözcüsü Tahir Tekinalp, Yüksekova Belediye Başkanı Salih Yıldız, DTP İlçe Başkanı Vahit Şahinoğlu, Yüksekova KURDİ DER Başkanı Basin Baykan birer konuşma yaptı. Konuşmalarda başta Newroz ve Taksim meydanında yasaklamalarla birlikte gelişen müdahaleler kınandı. Konuşmalardan sonra yerel sanatçılardan Fahrettin Kepenek, Yüksekova Belediyesi Folklor ekibi eşliğinde müzik dinletisi sundu. Müzik dinletisi sırasında çalınan ‘Oremar’ parçası sırasında güvenlik güçleri ile kitle arasında kısa bir gerginlik yaşandı. Miting Sanatçı Bülent Turan’n parçaları eşliğinde çekilen halaylarla son buldu.

Hakkari
Hakkâri’de Emek Platformu tarafından yapılmak istenen mitinge izin verilmemesi üzerine belediye binası önünde bir araya gelen yüzlerce kişi, Öğretmen Evi önüne kadar yürüyüş yaptı. Yürüyüşten sonra KESK Dönem sözcüsü Mahmut Ceyhan, yapılan engelleme ve müdahaleleri kınadı. Açıklamadan sonra kitle 5 dakika oturma eylemi yaptıktan sonra dağıldı.

Kars
Kars’ta şehir sineması önünde bir araya gelen ve DİSK, KESK, Türk-İş temsilcilerinin aralarında bulunduğu yüzlerce kişi basın açıklaması yaptı. Grup adına açıklama yapan BES Şube Başkanı İnan Ercan, emekçilere yönelik saldırıları kınadı. Yapılan basın açıklamasından sonra kitle Taksim’deki saldırıları sloganlarla protesto etti.

Ardahan
Ardahan’da KESK ve Yol iş Sendikası tarafından Gençlik Parkı’nda yapılan basın açıklamasıyla 1 Mayıs kutlandı. Çok sayıda kişinin katıldığı basın açıklamasını SES Şube Başkanı Yavuz Düz yaptı. 1 Mayıs’ın tatil ilan edilmesini isteyen Düz, baskı ve engellemelere rağmen 1 Mayıs’ı bundan sonra daha güçlü bir şekilde kutlayacaklarını söyledi.

Muş
Muş’ta KESK tarafından belediye binası önünde düzenlenen basın açıklamasına DTP ve TUHAD-DER’de destek verdi.

Yoğun polisiye önlemlerin alındığı açıklamayı KESK Muş Dönem Sözcüsü Uğur Turan yaptı. Taksim’e yürümek isteyen emekçilere yapılan saldırıyı kınayan Turan, bütün baskılara rağmen 1 Mayıs’ı kutlayacaklarını söyledi. 1 Mayıs’ın dünyanın her yerinde bayram havasında kutlanmasına rağmen Türkiye’de baskı ve şiddetle engellendiğini de aktaran Turan, başta Taksim’e yürümek isteyenlere yapılan müdahale ile Sakarya’daki linç girişimleri olmak üzere bütün baskıları kınadı. Yapılan açıklamadan sonra kitle 5 dakika oturma eylemi yaptıktan sonra dağıldı. Kutlamalar Bulanık, Malazgirt ve Varto İlçeleri’nde de yapıldı. Çok sayıda kişinin katıldığı kutlamalarda, Taksim’de yapılan saldırı kınandı.

Ceylanpınar
Ceylanpınar Emek Platformu bileşenleri; Ceylanpınar Eğitim-Sen Temsilciliği, Tüm Bel-Sen, DİSK ve Emekli- Sen ve basın mensuplarının katıldığı ortak bir basın açıklamasıyla İşçilerin, emekçilerin ve ezilenlerin uluslararası birlik, mücadele ve dayanışma günü olan 1 Mayıs’ı kutladı.

Ceylanpınar Eğitim- Sen temsilciliği binasında yapılan basın açıklamasına ilçe temsilcisi Hüseyin Küçükoğlu; Akp’nin “ Taksim’e çıkmak Anayasaya karşı gelmektir” demeçleriyle emekçileri terörize etmeye çalıştığı tavrını protesto ettiklerini dile getirdi.

Küçükoğlu “ Kamu emekçilerinin grev ve toplu sözleşme hakkını tanımayan, asgari ücretliye 400 YTL gibi vicdana ve insanlık onuruna sığmayan bir ücrete mahkum eden, işçilerin kıdem tazminatlarına göz diken, kadınların eşitlik taleplerini duymazdan gelen, gençleri baskı altında tutan, SSGSS yasasıyla sağlık ve güvenlik haklarımızı elimizden alan AKP hükümetinin, emekçilere, demokrasiye özgürlüklere ve Kürt sorununa kalıcı çözümler bulmasını beklemek yanlış olur” dedi. Biji Yek Gûlan ve Yaşasın 1 Mayıs sloganlarının atıldığı basın açıklaması olaysız sona erdi.

Şanlıurfa
1 Mayıs’ta Şanlıurfa’da bir ilk yaşandı, daha önceki yıllarda 1 Mayıs gösterilerine katılmayan işçiler bu yıl ilk defa Şanlıurfa’da mitinge katıldı.

1 Mayıs’a DİSK, KESK, DTP ve EMEP kitlesel katılım sağladı. Karakoyun
işmerkezi önünde yapılan kutlamada işçiler memurlar halaylar çektiler. Kendilerini “ayak takımı” olarak nitelendiren AKP hükümetine karşı birlik, mücadele mesajları verdiler.

Ayrıca Şanlı İplik İş fabrikasında çalışan işçiler kendilerine
ağır koşullarda çalışmaya zorlayan patronlarına karşı 1 Mayıs alanında birlik mesajlarını kol kola girerek halaylar çekerek verdiler.

 

 

 


 


 


 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 



Sendika.Org, ANF