TESCO KİPA ÖRGÜTLENMESİNİN ANTALYA MAĞAZASI UNUTULMAZLARINDAN ULAŞ ERDOĞAN KARDEŞİMİZ

Yazar: Nezih Gençler

Daha önceki tanıtımlarımda da belirttiğim gibi Tesco Kipa Antalya mağazası örgütlenmesi kasiyer işçilerimizin toplantılarıyla başladı ve daha sonra nonfood (gıda dışı) bölümlere geçtik. Burada örgütlenme derken üye almayı kastetmiyorum. Ulaş Erdoğan gibi gıda dışı bölümlerde çalışan lider arkadaşlara ulaşmamız ve o arkadaşların dayanışma grubumuzda yaşam savunuculuğuna katılmalarıyla gerçekten hem kalite olarak hem de tüm mağazaya yaygınlık olarak üyelik aşamasına geçmememiz için bir neden kalmadı.Ulaş kardeşim en kritik ve baskıların arttığı günlerde bir direnç anıtı olarak her zaman arkadaşlarına özgüven, moral ve dayanışma ruhu vermiş inanç, azim ve kararlılığıyla örgütlenmenin başarıyla sürmesinde çok önemli katkılar sunmuştur. İşçi sınıfı Ulaş Erdoğan kardeşimizle bir lider daha kazanmıştır. Tüm zaman kayıplarına ve olumsuzluklara rağmen eğer bugün Tesco Kipa örgütlenmesi, birlik ve dayanışmamız sadece Antalya’da değil tüm Türkiye’de bu seviyelere gelmişse bunda Ulaş Erdoğan kardeşimin çok büyük emekleri vardır. Ulaş kardeşimi hasretle kucaklıyorum…

Burada sözü kendisine bırakıyorum:

01.08.2007 tarihinde Antalya Tesco Kipa hipermarketinde Ev Tüketim (Deterjan)departmanında reyon elemanı pozisyonunda işe başladım. Çalışkanlığım ve dürüstlüğümle işyerinde çalışanlara örnek oldum. Yöneticilerimin verdiği hiçbir sorumluluktan kaçınmadım. Çalıştığım süre içerisinde deterjan departmanı en iyi cirolara ve… en iyi bütçeye sahip departmandı. Yoğun ticaret dönemlerine rağmen birçok denetlemeden gerek reyonlar, gerek depo düzeni olarak başarıyla çıktık. Üç yıl süre zarfında mağazanın en fazla gece çalışmalarına gelen elemanlarında biriydim ve birçok defa iş yoğunluğu sebebiyle fazla mesai yaptığım halde fazla mesai ücreti dahi ödenmedi. Haftalık izin günlerimizi dahi seçme hakkımız yoktu.

Bu aksaklıkların giderilebilmesi için ekonomik ve sosyal haklarımızın genişletilebilmesi için anayasal hakıımı kullanarak TEEZ-KOOP-İŞ SENDİKASI’NA üye oldum. Sendikaya üye olduğumuz işveren tarafından öğrenilince zaman zaman işveren tarafından işten atılmakla tehdit edildik. Sürekli olarak deterjan ve kozmetik departmanlarında haber verilmeksizin yerim değiştirilerek yıpratılmaya çalışıldım ve daha sonra 19.07.2010 tarihinde benimle beraber 9 arkadaşım RECEP PEKER EKSPRES mağazasına zorunlu görev ve işyeri değişikliği teklifi sunularak transfer edildik ancak mağaza daha açılmadığı için 10 gün Güzeloba 1 k ekspres mağazasında çalıştık.

Güzeloba mağazasında görev yaptığım ilk gün fazla çalışmayı kabul etmediğimiz için ben ve Ferdi arkadaşım sürülmekle tehdit edildik daha sonra 01.08.2010 tarihinde yeni açılan Recep Peker mağazasında göreve başladım. Mağazaya geldiğimde inşaat halindeydi ve arkadaşlarımla birlikte Ağustosun sıcağında, klimasız yerde ve tozun toprağın içinde, gece gündüz, fazla fazla çalışarak 10 günde mağzayı hizmet verebilir bir duruma getirdik fakat tüm bu emeklerime rağmen mağaza müdürü tarafından; “şirket sendikaya sıcak bakmıyor, sendikal örgütlenme istemiyorum” diyerek bir çok defa uyarıldım. Her defasında bunun anayasal hakkım olduğunu belirttim.

En son, kasiyer olmadığım halde ısrarla kasiyerlik yapmam için baskı uygulamaya başladılar. Ben de farklı bir suçla suçlanmamak için (Hırsızlık, müşteriye fazla para verme, kasadan açık çıkması gibi) kasada görev yapmayı kabul etmedim. Psikolojik olarak yıprandığımı ve işverimi olarak olumsuz etkilendiğimi belirtmeme rağmen aralıksız olarak bana tutanak tutmaya devam ettiler. 22.11.2010 tarihinde Depoyu düzenlememe rağmen depoyu düzeltmediğimi ve işi yavaşlattığımı ileri sürerek bana haksız tutanaklar yazdılar ve 24.11.2010 tarihinde iş sözleşmem 4857 sayılı iş kanununun 25/2/H maddesi uyarınca KİPA işvereni tarafından tazminatsız fesh edildi.

Yasal ve meşru haklarımı sonuna kadar arayacağım, sendikal örgütlenmemizin bir an önce ve onurlu bir şekilde başarıyla sonuçlanması için her türlü mücadeleye devam edeceğim, tüm işçi arkadaşlarımla sonuna kadar birlik ve dayanışma içindeyiz. Yaşasın işçilerin birliği… Örgütlü işçiyi hiçbir kuvvet yenemez… İşçiyiz, haklıyız, kazanacağız…

Not: ULAŞ ERDOĞAN: 22.11.2010 tarihinde Depoyu düzenlememe rağmen depoyu düzeltmediğimi ve işi yavaşlattığımı ileri sürerek bana haksız tutanaklar yazdılar ve 24.11.2010 tarihinde iş sözleşmem 4857 sayılı iş kanununun 25/2/H maddesi uyarınca KİPA işvereni tarafından tazminatsız fesh edilmişti. Ben de işe iade davası açmıştım… ŞİMDİ DAVAYI KAZANDIM VE HAKİM İŞE İADE EDİLMEME KARAR VERDİ.(N.G.)