TESCO KİPA ÖRGÜTLENMESİNDE HANGİ SON? MUHTEMEL TEHLİKELER VE NE YAPMALI?

Yazar Nezih Gençler

ImageBu yazımda; sendikamızın kongresi sonrası oluşan yeni duruma ve bizi bekleyen muhtemel tehlikelere değinmeye çalışacağım.

Sevgili arkadaşlar, örgütlenmemizin neden ve nasıl yılan hikayesine döndürüldüğünü, yapılanları, yapılmayanları ve yapılması gerekenleri, sitemizin İşçi-Sendikalar bölümünde yayınladığım daha önceki iki yazımda genel olarak ele almıştım.

TESCO KİPA ÖRGÜTLENMESİNİN YILAN HİKAYESİNE DÖNDÜRÜLMEMESİ İÇİN NE YAPMALI?http://www.facebook.com/note.php?note_id=475917629604 ve

TESCO KİPA NEDEN İTİRAZ EDEBİLDİ? MUHTEMEL SONUÇLARI VE SENDİKACILIĞIMIZhttp://www.facebook.com/note.php?note_id=416588769604

18 Nisan 2011 tarihli bu yazımda; sendikamızın kongresi sonrası oluşan yeni duruma ve bizi bekleyen muhtemel tehlikelere değinmeye çalışacağım. Her kongre sonrasının “normal” iktidar-muhalefet gerilimleri yaşanıyor. Tabii ki biraz farklılıklar göze batıyor. Örneğin; yönetimi ele geçiren grup, kendi doğrultusunda, bundan önceki yönetim değişikliklerinde ‘iktidar’a gelenlerden çok daha ‘kararlı’, ‘etkin’ ve ‘yaygın’ davranışlar gösteriyor. Kendine göre ‘doğru’ bildiğini yapma konusunda son derece ‘tutarlı’ ve ‘kararlı’ görünüyor. ‘İktidar’ını daha da sağlamlaştırıp kendi içinde daha ‘homojen’ ve ‘asıl çekirdek’ yapısını güçlendirici plan ve programlarını uygulamaya alıyor.

Muhalefetteki şubelerin yöneticileri ve seçimleri kaybeden yöneticiler ise hem etkin olduklarını düşündükleri alt kadrolarında hem de birbirleriyle son derece dağınık, tutarsız, kararsız, gevşek, hemen hiçbir eylem ve söylem birliği içinde olmadan dalgalanan bir yapı görünümü arzediyor. Genel kurulun (gerçekçi bir bakışla) durum değerlendirilmesinin yapılıp bunun tüm muhalefet şubeleriyle paylaşılıp bir eylem ve söylem birliği yaratıldığını, yaratılmaya çalışıldığını ya da böyle giderse, yaratılacağını söylemek saflık olur.

Birkaç şubede, nisbeten daha tutarlı ve kararlı bazı arkadaşlarımız haricinde bunların tartışıldığına da tanık olmadık. Hatta kimi muhalefet şubelerinden; ‘memleketin enayisi ben miyim, yeni dengelerin oluşmasını bekliyim!’ eğiliminin ağır bastığına dair güçlü sinyaller geliyor.

Yönetimin muhtemelen kısa vadede hedef yapabileceği şubeler var. Orta vadede hedef yapabileceği şubeler var. Geçici ittifakla önce yanına çekip sonra hedefe oturtacağı şubeler var.

Sevgili arkadaşlar; inanın tüm bu delege, iktidar, şubeyi ya da genel merkezi ‘ELE GEÇİRME işleri hiçbir iyi niyetli ve işçi sınıfına gönülden inanmış arkadaşımızın BİRİNCİ işi olamaz ve olmamalıdır. Muhalefetten yana olsun iktidardan yana olsun; çeşitli hastalıklarla inmeli olan bu yapıları ve sistemi tamamen değiştirecek insan gücünü örgütlemek ASIL VE TEMEL işimiz olmalı.

Şube yönetimlerine, işyeri temsilciliklerine, şube ve üst kurul delegeliklerine ve genel merkez yönetimine daha tutarlı, kurumsal ve kollektif düşünce-davranıştan yana, işçi denetimiyle ve taban inisiyatifiyle çalışmaya yatkın, daha donanımlı arkadaşlarımızın gelmesini tabii ki isteriz, destekleriz, elimizden geleni yaparız. İzmir 1,2’deki, İstanbul 1’deki, Adana şubesindeki, İstanbul 2’deki, Muğla ve Çorlu muhtemel müteşebbüslüklerindeki ve diğer şubelerdeki gelişmeleri tabii ki takip etmeliyiz. Ancak tüm bunları yapabilmek için bile öncelikle kendi alanımızda, işyerlerimizde örgütlü, güçlü ve etkin olabilmeliyiz. Sendikada, ancak gücümüz kadar etkin olacağımızı unutmamalıyız. Bizim gücümüz de tabandaki örgütlülüğümüz oranındadır. Yukardaki ilişkiler, ittifaklar bizim öz gücümüz değildir ve olamaz. Sendikada sözümüzün dinlenmesi, önerilerimizin yaşama geçmesi, ittifakların işçi sınıfı çıkarlarına hizmet edebilmesi; ancak bu şartla mümkündür. Yani TESCO KİPA mağazalarında, tüm mağaza komitelerimizle birlik ve dayanışma içinde, aynı eylem ve söylem birliği içinde, birlikte hazırladığımız bir plan ve program tutarlılığında, kararlılığında, etkinliğinde ve yaygınlığında bir bütün olmalıyız. Mağazalardaki tüm üyelerimizle gerçekten örgütlü olmalıyız. Bizim gücümüz oradadır.

Bizim BİRİNCİL, ASIL VE TEMEL yapmamız gerekenler bunlardır. Bunu gerçekleştirmek için de; 

1- TESCO KİPA’nın tüm mağazalarındaki üyelerimizin, her mağazanın örgütlenme komitesi ile birlik ve dayanışma içinde örülü ve örgütlü olmasını sağlamak ve geliştirmek, iletişim ve koordinasyon sorunlarını çözmek, her mağazada duygu, düşünce ve davranış bütünlüğünü sağlamak gerekir.

2- Bir taraftan her mağazanın örgütlenme komitesinin o mağazadaki üyelerle örülü ve örgütlü olmasını sağlarken, öncelikle ve ivedilikle, acilen; TESCO KİPA işyerinin şirket yapısı, işçi yoğunluğu ve örgütlenmemizin ana-başlangıç yeri olması gerekçeleriyle, İZMİR’de bir KOORDİNASYON MERKEZİ oluşturmalıyız. Ya da halihazırda var olan ve İzmir 2 No’lu şubeden yönetilen İzmir Koordinasyonu’nu bu 2 maddede özetlenen görevleri hakkıyla yürütecek bir organ haline getirmeliyiz.

Bu iki pratik acil görevin yapılabilmesi için TESCO KİPA İŞÇİLERİ İZMİR MÜCADELE BİRLİĞİ grubumuzu ve Tez-Koop İş Sendikası Eleştiri Platformu’nu genel ajitasyon ve propaganda araçları olarak kullanabiliriz. TESCO KİPA İŞÇİLERİ ONURLU YAŞAM TÜRKİYE grubumuzda da iletişim-koordinasyon-strateji-taktik eylem-söylem birliğini planlayıp programlaştırabiliriz. İzmir ve tüm mağazalardaki örgütlenme komitelerimizin, tabiri caizse “SAVAŞ DURUMU”na geçmesi için zaman çoktan gelmiş ve geçiyor bile…

Bunlar yapılmadan; şubelerde de genel merkezde de işçi sınıfı çıkarları doğrultusunda hiçbir şey yapamayız. Yaptığımız tüm işler havanda su dövmekten, boşa kürek çekmekten öte bir işe yaramaz. Böyle asli ve temel görevler yerine getirilmeden, taban denetimi ve inisiyatifi örgütlülüğü içinde olunmadan yapılacak her atılım; ya o atılımı yapan şimdiki iyi niyetli arkadaşlarımızı ‘sistem’ içine alıp ahlaksızlaştıracaktır ya da o atılımı yapan arkadaşlarımızı sistemin kendisi ya da tetikçileri yok edecektir.

TESCO KİPA örgütlenmesi, ruhu, heyecanı, dinamizmi 2009 ortalarından beri duraklama ve gerileme dönemine geçmişti. İşverenin itiraz edebilme cesaretini bulduğu 2010 Temmuzundan itibaren de örgütlenme ruhunun, heyecanının ve dinamizminin tüm mağazalardaki düşüşü daha da hızlandı. Halen örgütlülük, dayanışma, birlik, kararlılık, güven ve moral hızlı bir çöküş içindedir. Tam da sendika ağalarının ve işverenin beklediği ve istediği ortam, şu an kara bir bulut gibi TESCO KİPA mağazalarına çökmüş durumdadır. Böyle bir sürece düşürüleceğimizi yaklaşık 1 yıl önce yazdığım yukardaki iki yazımda etraflıca anlatmış ve önerilerimi sunmuştum. Daha önce, 2010 Ocak sonu tüm sendika yöneticilerine ve ilgililere gönderdiğim yazımda da nerelere savrulabileceğmizi açık-seçik belirtmiştim: TEZ KOOP İŞ SENDİKASI YÖNETİMİNİ YETERİNCE BEKLEDİM! (29 OCAK 2010) http://www.facebook.com/note.php?note_id=278215404604

Daha fazla zaman yitirilmeden acil önlemler alınmazsa ve süreç işverenin ve sendikal bürokrasinin insafsızlığına bırakılırsa; ya tamamen sendikal örgütlenmenin dağılmasıyla ya da işverenin ve sendika ağalarının toplu GÖZLEŞME satış anlaşmasıyla sonuçlanacaktır. İşte REAL, işte Carrefour, işte Migros, Tansaş, Şok…