VATAN POSTASI
Yaşamımızı Savunmak Üzere,Duygu,Düşünce ve Davranış Birliğini Gerçekleştirmek İçin Varız.

Tarihi Bilmeyip,Ders Çıkarmayanlar;Bu Günü Anlayamazlar…

27-ŞUBAT- 1933;REİCHSTAG YANGINI..

“Reichstag Yangını, Hitler’in gerekçe olarak gösterip ,ülkede düzeni sağlamak adına ,24 Mart 1933’te Cumhurbaşkanı Paul von Hindenburg’un imzasıyla elde ettiği diktatöryal güce kavuşmasından önce, Alman parlamentosunun toplandığı ve Hitler’in diktatörlüğünden 1945’te dağıtılana kadar sözde parlamento olarak kullanılan Reichstag’ta 27 Şubat 1933 akşamı çıkarılmış olan yangındır.”


Bu yangını,Uğur Mumcu’nun anlatımından dinleyelim;”1933 yılının 26 Şubat akşamı Alman Millet Meclisi Binası’nın dört bir yanından ateşler fışkırmaya başladı.Siyasal tarihte ‘Reichstag Yangını’ diye anılan büyük olay başlamıştı..
Hitler göğe yükselen alevlere bakarak yanındakilere:
‘Şimdi artık sosyalistleri demir yumrukla yok etmemize kimse engel olamayacak..’ diye sesleniyor,Hitler’in propagandacısı Goobels de;’Bu bir sinyal ateşidir!..” şeklinde bağırıyordu.. Ertesi gün Hitler yanlısı gazeteler bu başlıkla çıktı;’Sinyal Ateşi..’

Hitler yakın çalışma arkadaşları ile birlikte,konuşarak kesin emirlerini verdi:
-Bütün sosyalistler tutuklanmalıdır…
Yangının nedeni henüz belli olmadan gece saat onbirde devrimci milletvekilleri,yazarlar,sendikacılar,öğrenciler,hukukçular birer birer
evleri basılarak tutuklanıyordu..Ülkedeki bütün ilericiler,’anarşi çıkarma’,’Milli bütünlüğü parçalama’ gibi gerekçelerle suçlanmaktaydı.Anayasal özgürlüklerin hepsi bir gecede kaldırılmıştı..

Dr.Goobels hatıra defterinde bu olayı şöylece tanımladı;’Führer ile olan konuşmamızda sosyalistlere karşı açılacak savaşın ana hatlarını çizdik.Şimdilik doğrudan doğruya karşı tedbirleri almaktan kaçınacağız.Devrim girişimi bundan önce alevlenmelidir.Uygun bir anda darbemizi indireceğiz’..”

Hitler’in bir konuşmasında “Bu yangını Tanrının bir işareti olarak görüyorum” dediği bu olaydan sonra başlatılan insan avında tutuklananlar arasında Bulgaristan komünistlerinin önderlerinden Dimitrov’da vardır..Sanıkları arasında Türkiye komünist hareketinin önde gelen isimlerinden Şefik Hüsnü’nün de bulunduğu ve Leipzig şehrinde yapılan duruşmalarda Dimitrov, tarihi bir savunma yaparak,yangının bir tertip olduğunu ve bizzat Naziler tarafından çıkarıldığını ispatlar..Son sözleri sorulduğunda Dimitrov şöyle der; “Suçlanmış bir komünist olarak kendimi savunuyorum. Bir komünist olarak devrimci onurumu savunuyorum. Hayatımın anlamını ve hayatımı dolduran şeyleri savunuyorum. Burada devlet mahkemesi önünde söylediğim her cümle işte bundan ötürüdür ki, kanımdan dökülmüş kanlar ve vücudumdan et parçalarıdır,diyebiliriz. Ağzımdan çıkan her söz, haksız suçlamaları ve komünistlere kötülük getirecek bir cinayetin komünistlere yüklenmek istenilmesine karşı duyduğum derin öfkenin bir belirtisidir…”


HİTLER:”Bu yangın(meclisin yakılması) bize tanrının bir işaretidir..”diyordu..
Peki,”15 temmuz darbe teşebbüsü(meclisin bombalanması)bize allahın bir lütfudur..”sözünü kim sarf etmişti?.. Bizler de bu gün (“FETÖ” BAHANESİYLE) ülkemizde yaşananları ve bizlere yaşatılanları,olayla ilgili olarak anlatılanları ve gelişmeleri aynı mantık süzgecinden geçirerek analiz etmeli ve gerçeği Dimitrov’un hissettiği “derin öfke” ile belirtmeliyiz…

Güntekin Eke

İlk yorumunuz

Bu web sitesi deneyiminizi geliştirmek için çerezleri kullanır. Bununla iyi olduğunuzu varsayacağız, ancak isterseniz vazgeçebilirsiniz. Kabul et Devamı