VATAN POSTASI
Yaşamımızı Savunmak Üzere,Duygu,Düşünce ve Davranış Birliğini Gerçekleştirmek İçin Varız.

‘Suriye krizinin çözümü Türk devletinin işgalinin bitirilmesiyle mümkündür’

Cizre Bölgesi Demokratik Özerk Yönetim Danışmanı Bedran Çiya Kurd, “Suriye krizinin çözümü, Türk devleti işgalinin sona erdirilmesiyle mümkündür” dedi. Cizre Bölgesi Demokratik Özerk Yönetim Danışmanı Bedran Çiya Kurd, Suriye Dışişleri Bakanı Velid Muallim’in Türk devleti ve bağlı çete gruplarının Suriye’deki işgallerini meşrulaştırmak istediğini söyledi. Muallim’in “İdlib’den sonraki hedefimiz Fırat’ın doğusu” şeklinde tehditlerine dikkat çeken Kurd, Erdoğan’ın Minbic ve Fırat Nehri’nin doğrusunu tehdit etmesi ile Muallim’in tehditleri arasında hiçbir farkın olmadığını söyledi.
Rusya ve Türk devleti İdlib’te “silahsız bölge” anlaşmasına varmasına rağmen şu ana kadar hiçbir çete grubu bu bölgeden çekildiğini duyurmadı. Suriye rejiminin bu anlaşma karşısındaki tavrını nasıl değerlendiriyorsunuz?
Astana görüşmelerinde yer alan devletlerin İdlib’e ilişkin bir planları olduğunu düşünüyorum. Bu devletlerin bölgedeki menfaatlerini korumak üzerine kurulu olan bu plan, hiçbir şekilde Suriye halkları, rejim ya da kendisini muhalif olarak tanımlayan silahlı grupların yararına değildir. Bu planda görüşleri dahi alınmıyor.

Bunun yanı sıra Rusya ve Türk devleti ittifakının bölgede temel ve derin engeller ile karşılaştığını söyleyebiliriz. Bu ittifak, Suriye’nin geleceğini tehlikeye atmaktadır. Örneğin, bu ittifak ile Türkiye’nin bölgedeki işgali meşrulaştırılıyor ve bölgenin de kaderi Kuzey Kıbrıs’a benzetilmek isteniliyor. Türk devleti yine bu ittifak yoluyla Suriye ve Türkiye’deki çetelerini korumaya alıyor ve bir tehdit aracı olarak kullanmaya devam ediyor. Bu da Türk devletinin Suriye krizinin ömrünü uzatmak için uğraş verdiğini gösteriyor.
Suriye rejimi İdlib’deki çete gruplarının kentten çıkarılması için Türk devleti ve Rusya’dan süre talep ederken, Dışişleri Bakanı Muallim ise güçlerinin bölgede savaşmaya hazır olduğunu söylüyor. Suriye rejiminin bölgede yaşadığı bir çelişki mi var?
Rusya, Türk devletini ABD’den kopararak kendisine yakınlaştırmak için ittifakta ısrar ediyor. Ancak Suriye rejiminin bu iki devlet arasındaki anlaşmalara sırt dayaması çok dikkat çekiyor. Dışişleri Bakanı Muallim ve rejim kaynaklarının İdlib için süre talep eden açıklamaları, Suriye rejimi ve İdlib’deki çete gruplarının Türk devletinin işgalini meşrulaştırma konusunda anlaştığını gösteriyor. Artık rejim güçleri ve kendisini muhalif olarak tanımlayan silahlı grupların, Türk devletinin Suriye’deki işgaline tepki açıklamalarını kimse duymuyor. Muallim, İdlib’den sonra Fırat Nehri’nin doğusunu hedef alacakları tehditlerinde bulunuyor. Bu tehditlerin, Erdoğan’ın son günlerdeki Minbic ve Fırat Nehri’nin tehdit eden açıklamalarından hiçbir farkı yok. Bu da Ankara ve Şam arasında bir anlaşmanın olduğu ihtimalini güçlendiriyor. Suriye rejimi, bununla Türk devletinin Suriye’deki yıkıcı ve işgal uygulamalarını unutacaktır. Dışişleri Bakanı’nın Kuzey ve Doğu Suriye’ye ilişkin açıklamaları, Suriye’nin ulusal değerlerine hizmet etmediği gibi siyasi diyalogları engellemekte ve krizi derinleştirmektedir. Suriye rejiminin bunca direniş ve taleplere rağmen halklara mevcut anayasaya göre hareket etme çağrısı yapması, rejimin faşist AKP hükümetinin bölgedeki saldırılarını fırsat bildiği ve koltuğunu sağlama alabilmek için halkları derin bir savaşa sürükleyeceği anlamına gelmektedir.
Tüm bu anlaşmazlık ve engellere rağmen Rusya-Türk devleti ittifakını başarıya ulaşması mümkün mü?
İdlib, karışıklık ve düğüm merkezi haline geldi. Yerel ve uluslararası devletlerin bölgedeki menfaat çatışmaları düğümü sıklaştırmaktadır. Bölgedeki gruplar arasındaki anlaşmazlık ve ittifak maddelerini yerine getirmemeleri, olası bir çözümden bahsetmemizi engelliyor. Ancak Türk devleti bunun tam tersini iddia ediyor. Gruplara destek verdiği gibi gizli askeri üslere çekiyor. Yine bölgedeki birçok grup, rejime karşı savaşmak için hazırlanmış durumda. Tüm bu gelişmelerin temel kaynağı, Türk devletinin İdlib’i gündemden düşürmek için Fırat Nehri’nin doğusuna yaptığı tehditlerdir. Rusya, Türk devleti ve Suriye rejiminin son dönemdeki ortak ve benzer açıklamalarının bir boşluktan doğmadığı açıktır. Türk devleti İdlib’de, yıllardır planladığı etnik, Sünni ve İhvancı projesi kapsamında hareket ediyor. Amaç ise Kuzey Suriye’de hayat bulan Demokratik Projenin yok edilmesidir. Türk devletinin bu tehlikeli projesinin durdurulması için işgal saldırılarına karşı mücadelenin yükseltilmesi gerekmektedir. Efrîn’in özgürlüğü Türk devleti ve çetelerinin projelerine ağır bir darbe olacaktır. Türk devletinin Suriye’deki işgalinin tamamen sonlandırılması için Suriye halkları ortak bir karar almalıdır. Suriye krizinin çözümü, Türk devleti işgalinin sona erdirilmesiyle mümkündür. İç sorunlar da tehdit diliyle çözülmez.



Kaynak: 1

Vatan Postası Youtube ABONE OLmak için Tıklayınız

Doğrudan cihazınızda gerçek zamanlı güncellemeleri alın, şimdi abone olun.

Yorumlar

Bu web sitesi deneyiminizi geliştirmek için çerezleri kullanır. Bununla iyi olduğunuzu varsayacağız, ancak isterseniz vazgeçebilirsiniz. Kabul et! Oku