SENDİKALI İŞÇİYİ TEHDİT EDEN GENEL MÜDÜR YARGILANIYOR

Yazar Çeşitli basından
  

Aylık Forbes dergisi grafikeri Ender Ergün’in “sendikal haklarını engellediği” gerekçesiyle şikayet ettiği Turkuvaz Medya Grubu genel müdürü Levent Taylave Turkuvaz Gazete Dergi Basım A.Ş.’nin sahibi Ahmet Çalık yargılanacak…
Sözkonusu ceza yasasına göre sendikal hakların kullanılmasının engellenmesi 1 ila 3 yıl hapis cezası ile cezalandırılmayı, bu suçun zincirleme ve kendi konumunu ve mesleğini kullanarak işlenmesi halinde ise cezanın %50 artırılmasını hükme bağlıyor. Suçun sabitliği halinde ceza para cezasına çevrilemiyor.
Birgün yazarı Aziz Çelik, TCK 118’den açılan ilk davayı köşesine taşıdı. İşte Forbes dergisinde çalışan Ender Ergün’ün açtığı davayla ilgili ayrıntılar!!

Aziz ÇELİK / BİRGÜN




TCK 118’den ilk dava
Sendikal hakların kullanılması ile ilgili çok önemli bir dava açıldı. Sendikal hakların kullanımını engellediği iddiasıyla bir işveren vekilinin hapisle cezalandırılması istendi. Bildiğim kadarıyla bu dava Türk Ceza Kanunu (TCK) 118. madde kapsamında açılmış ilk dava. Bilindiği gibi TCK’nın “Sendikal hakların kullanılmasının engellenmesi” başlıklı 118. maddesi sendikalaşmayı engellemek amacıyla, cebir veya tehdit kullanan kişilerin altı aydan iki yıla kadar; cebir veya tehdit kullanarak veya hukuka aykırı başka bir davranışla bir sendikanın faaliyetlerini engelleyen kişilerin ise bir yıldan üç yıla kadar hapis ile cezalandırılmasını öngörüyor. Ancak TCK’nın bu hükmüne rağmen binlerce işçi sendikalaştığı için işten atıldı ve atılmaya devam ediyor. Sendikalaşan işçileri işten atan patronlar ise ellerini kollarını sallayarak ortalıkta dolaşıyor. Ama artık bu durum değişiyor. Sendikal nedenle işçi atan patronlara ve vekillerine kötü haber var: Hakkınızda ceza davası açılabilir ve hapse atılabilirsiniz!

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, TCK’nın 118. maddesinin ihlal edildiği iddiasıyla yapılan bir şikayeti ciddiye aldı, soruşturdu ve “sendikal hakların kullanılmasının engellenmesi” savıyla Çalık grubuna ait Turkuvaz Medya grubu (Sabah-ATV grubu) işveren vekillerinden Levent Tayla hakkında TCK 118. maddeyi ihlalden ceza davası açtı. Turkuvaz Medya grubuna (Sabah-ATV grubu) ait Forbes dergisinde çalışan ve Türkiye Gazeteciler Sendikası üyesi Ender Ergün işveren vekili tarafından sendikadan istifaya zorlandığını belirterek İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunmuştu. Başsavcılık iddiayı ciddi bularak soruşturdu ve 19.11.2008 tarihinde 2008/19885 esas sayı ile iddianamesini hazırladı. Dava İstanbul 1. Sulh Ceza Mahkemesinde önümüzdeki günlerde görülecek.
Savcı iddianamede şu değerlendirme ve talepte bulunuyor: “Yapılan soruşturma neticesinde; şüphelinin işveren vekili sıfatıyla hareket ederek, işyerinde çalışan sendikalı ve sendikasız işçilere sendikadan istifa etmeleri halinde mali durumlarında iyileşme olacağı şeklinde finansal teşvik vaat ederek, istifa etmedikleri takdirde ise iş şartlarının zorlaştırılacağı tehditleri ile mağdurların sendikal haklardan ‘sendikaya üye olma’ hakkını kullanmalarını engellediği tüm evrak kapsamından anlaşılmakla, şüphelinin mahkemenizde yargılanarak eylemine uyan sendikal hakların kullanılmasının engellenmesi suçundan T.C.K’nun 118/1 mad. T.C.K’nun 43/2 mad. gereğince cezalandırılmasına, şüpheli hakkında T.C.K’nun 53. mad. Yazılı tedbirlerin uygulanmasına karar verilmesi talep ve iddia olunur.” TCK 43. madde suçun birden fazla kişiye karşı işlenmesi durumunda artırılmasını, 53. madde ise ceza alan kişinin belirli hakların kullanımından mahrum bırakılmasını öngörüyor.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin 6.2.2002 tarihli çok önemli bir kararına da yer veriliyor: Wilson ve The National Union Of Journalists, Palmer, Wyeth, The National Union Of Rail, Maritime, Transport Workers, Doolan ve Diğerleri/Birleşik Krallık davası kararı. Bu karar, sendikanın temsilinden vazgeçme karşılığında ücret artışı ile ilgilidir. Bu davada AİHM, mali bir takım “teşviklerle” işçiyi sendika üyeliğinden vazgeçirmeye çalışmanın İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesinin 11. maddesinin ihlali olduğuna karar vermişti. İddianameye göre Turkuvaz grubu işveren vekili, TGS üyesi Forbes dergisi çalışanlarına sendikadan istifa etmeleri halinde mali durumlarının iyileştirileceğini söyleyerek ve onları sendikadan istifaya zorlayarak sendikal haklarını kullanmalarını engelledi.

Bugüne değin sendikal nedenli işten çıkarmalara karşı genellikle işe iade davası (hukuk davası) yolu kullanılıyordu. Şimdi ilk kez bir ceza davası gündemde. Kuşkusuz karar mahkemeye ait. Ancak bu davanın açılması sendikalaşma açısından ve sendikal hak ihlallerinin önlenmesi açısından son derece önemli bir kilometre taşı. Görüldüğü gibi TCK 118 çerçevesinde yapılan suç duyuruları savcılar tarafından işleme konulabiliyor.  İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının açtığı dava işçiler ve sendikacılar için örnek olmalı. Sendikal nedenle işten atılan ve tehdit edilen işçiler işe iade davası yanında mutlaka ceza davası için de suç duyurusunda bulunmalıdır. Savcılık, Turkuvaz medya grubunda sendikal hak ihlali iddialarını ciddiye aldı ve dava açtı. Şimdi bu önemli davanın sonucunu bekleyeceğiz.

sendika.org’un haberi:
Tayla’nın 14 Ağustos’ta 22 kişiyle yapılan geniş katılımlı bir toplantıda derginin sendikalı çalışanlarını taciz eden konuşmalar yaptığını savunan Ergün, iki hafta sonra avukatı Tanzer Güven aracılığıyla suç duyurusunda bulunmuştu.
Şikayetiyle ilgili Bianet’i bilgilendiren Ergün, “İkinci bir şikayetçinin olmasını ben de çok isterdim ama şimdilik ilk ve tek kişi benim. Ama umduğumdan daha fazla yol almış durumdayım” dedi.
Tayla’ya “zincirleme suç” davası
Şikayeti değerlendiren İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, 19 Kasım’da 5237 sayılı Ceza Yasası’nın (TCK) 118/1, 2 maddeleri uyarınca “sendikal hakların kullanılmasının engellenmesi” gerekçesiyle dava açtı.
Sözkonusu ceza yasasına göre sendikal hakların kullanılmasının engellenmesi 1 ila 3 yıl hapis cezası ile cezalandırılmayı, bu suçun zincirleme ve kendi konumunu ve mesleğini kullanarak işlenmesi halinde ise cezanın %50 artırılmasını hükme bağlıyor. Suçun sabitliği halinde ceza para cezasına çevrilemiyor.
İddianameyi düzenleyen Cumhuriyet Savcısı Faruk Erşen Yılmaz, iddiayı “zincirleme suç” olarak nitelendirerek artırım da talep etti. 15 çalışanın mağdur olarak yer aldığı davadan Tayla’nın yargılanmasına yılbaşında başlanacak.
İddianamede, “Şüphelinin işveren vekili sıfatıyla hareket ederek, işyerinde çalışan sendikalı ve sendikasız işçilere sendikadan istifa etmeleri halinde mali durumlarında iyileşme olanağı şeklinde finansal teşvik vaat ederek, istifa etmedikleri taktirde ise iş şartlarının zorlaştırılacağı tehditleriyle mağdurların sendikal haklardan sendikaya üye olma hakkını kullanmalarını engellediği tüm evrak kapsamından anlaşılmakla…” ifadesine yer verildi.
Şikayet dilekçesinde Tayla’nın, 14 Ağustos’ta dergi yayın yönetmeni, yazı işleri müdürü, editörler, muhabirler, görsel servis ve telifli çalışanlarla yaptığı toplantıya “en kalabalık derginin kadrosundan daha kalabalıksınız” diyerek adeta gözdağı verdiğini, “bu toplantıyı isteseydim cumartesi günü de yapabilirdim ve siz de gelmek zorunda kalırdınız” şeklinde konuştuğu belirtildi.
“Seçilmiş insanlara sendika bir şey sağlamaz”
Ergün, Tayla’nın, bir dönem Almanya’da serbest gazetecilik yaptığını, Almanya’da basın çalışanlarının sendikasının olmadığını, gerçek dışı bir şekilde “günümüz itibariyle çağdışı kalan sendikanın Almanya’da barınamadığı”nı eklediğini, Forbes’ta çalışanların “seçilmiş” insanlar olduğunu ve böyle “seçilmiş” insanlara sendikanın bir şey sağlayamayacağını, sendikasız çalışanın işveren karşısında daha avantajlı olduğunu, zaten planlanan bir takım iyileştirmelerin sendikayla süren toplu pazarlık yüzünden işleme girmediğini anlattığını aktardı.
Toplantıda işvereni, ATV’de sendika temsilcisi olan yurt haber editörü Adnan Orun’a “Sendika temsilciliğinden istifa et, burayı alanlar çok güçlü, başına her şey gelebilir” diyerek fenalaşmasına yol açan İnsan Kaynakları Müdürü Şefik Çalık’ın, Mali İşlerden Sorumlu Genel Müdür Hakan Karadere ve Av. Doğan Coşkun’un temsil ettiği belirtildi.
Ergün, aynı gün, Turkuvaz Medya Grubu ile Türkiye Gazeteciler Sendikası’nın (TGS) arasında başlayan toplu sözleşme görüşmelerinin beşincisi yapıldığını ve o zamana kadar 22 madde üzerinde anlaşma sağlandığını kaydetti.

http://www.gundelik.net/2008/09/03/levent-tayla-ve-ahmet-calik-hakkinda-suc-duyurusu/
Forbes dergisi çalışanlarından Ender Ergün, 29 Ağustos Cuma günü Turkuvaz Medya Grubu tüzel kişi temsilcisi ve genel müdürü Levent Tayla ve Turkuvaz Gazete Dergi Basım A.Ş.’nin sahibi Ahmet Çalık hakkında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na, avukatı Tanzer Güven aracılığıyla 5237 sayılı TCK 118/1-2 maddeleri uyarınca “sendikal hakların kullanılmasının engellenmesi” gerekçesiyle suç duyurusunda bulundu.
14 Ağustos perşembe günü Forbes çalışanlarıyla yaptığı toplantıda “en kalabalık derginin kadrosundan daha kalabalıksınız” diyerek adeta gözdağı verircesine başlayan Levent Tayla konuşmasını “bu toplantıyı isteseydim cumartesi günü de yapabilirdim ve siz de gelmek zorunda kalırdınız. Birçoğunuz cumartesi günü işe gelmiyorsunuz, kim ister ki cumartesi işe gelmek, ben de istemem. Kısaca TMSF, Çalık sürecini anlatarak sözü sendikaya getiren Tayla, bir dönem Almanya’da serbest gazetecilik yaptığını, Almanya’da basın çalışanlarının sendikasının olmadığını söyledi. Tayla Forbes’ta çalışanların “seçilmiş” insanlar olduğunu ve böyle “seçilmiş” insanlara sendikanın bir şey sağlayamayacağını, sendikasız çalışanın işveren karşısında daha avantajlı olduğunu, anlattı. Aynı gün, Turkuvaz Medya Grubu ile TGS arasında başlayan toplu sözleşme görüşmelerinin beşincisi yapılıyordu ve o zamana kadar ki görüşmelerde 22 madde üzerinde anlaşılmıştı. Turkuvaz Grubu’nu bu toplantıda İnsan Kaynakları Müdürü Şefik Çalık, Mali İşlerden Sorumlu Genel Müdür Hakan Karadere ve Av. Doğan Coşkun temsil ediyordu. Şefik Çalık 7 Ağustos’ta, ATV’de aynı zamanda sendika temsilcisi olan yurt haber editörü Adnan Orun’u personel müdürlüğüne çağırtarak Orun’a “Sendika temsilciliğinden istifa et, burayı alanlar çok güçlü, başına her şey gelebilir” diye tehdit ederek Adnan Orun’un acil servise kaldırılmasına sebep olan kişidir. Ve “yarın öbür gün sendikalı on kişi kaldığında kapının önünde on kişilik grev yaparak komik duruma düşüleceği”ni, içerideyse işlerin yine eskisi gibi devam edeceğini belirtti. “Sendikadan istifa edin,” diyerek konuşmasını bitirdi.
Çalışanlardan Ender Ergün’ün “bu yaptığınız suç kapsamına giriyor, farkında mısınız?” diyerek yaptığı uyarıyı ise “suç duyurusunda bulunursun o zaman” diye cevapladı.
Toplantıda tansiyonun yükselmesinden sonra, Yazı İşleri Müdürü Tanju Günseren’in “Böyle konuşarak bir yere varamayız, sen bize sendikadan ayrılmazsak başımıza ne gelecek,” demesi üzerine, Levent Tayla “Sendika yüzünden işten çıkartma olmayacak” dedi.
Fakat sendika örgütlenmesinin ilk başladığı Mayıs 2007’de Cengiz Erdinç, Ozan Pezek ve Burak Ersemiz (“performans düşüklüğü” gerekçesiyle) sendikal faaliyet yüzünden işten atılmıştı. Şefik Çalık’ın, Adnan Orun’a “senin yüzünden yanındakiler de işten atılacak” dediği biliniyor. Doğan Grubu’na ait Radikal Gazetesi’nde yedi yıl çalışan Ahmet Şık da Doğan’la davalık olduğu için yine “performans” bahane edilerek işten atılmış ve ardından çalışmaya başladığı Aktüel dergisinden “Doğan Grubu’yla mahkemelik olduğu için” bir haftası bile dolmadan yine işten çıkarılmıştı.
Basın çalışanlarının iş güvenliğinin olmadığını yukarıdaki örneklerle anlatan bir çalışana cevaben ise Tayla “bu benim zamanımda mı oldu acaba” diyerek olayı bilmediği imasında bulundu.
Fakat Levent Tayla’yı Aktüel dergisinde sadece kısa bir süre çalıştıktan sonra işten atılan Ahmet Şık yalanlıyor. Şık’ın anlattığına göre, haber dönüşü mesai arkadaşlarından, derginin o zamanki Yayın Yönetmeni Alev Er’in kendisini aradığını duyan Şık, Alev Er’in yanına gidiyor. Levent Tayla ve Alev Er aynı masada otururken, Alev Er “Doğan’la davalık olduğun için bizimle de çalışamazsın” diyerek işten çıkartma sebebini kendisine sözlü olarak Levent Tayla’nın yanında bildiriyor.
Forbes toplantısından üç gün önce, 11 Ağustos’ta, Levent Tayla şirket bünyesindeki dergilerin yayın yönetmenleriyle yine sendika gündemli bir toplantı yapıyor “isteklerinizin yerine gelmesi için sendikadan istifa edin” diyor. Yayın yönetmenlerinden birinin “Ne yani şimdi ‘ikna odaları’ kurulacak ve çalışanları sendikadan istifaya mı ‘ikna’ edeceğiz, böyle kirli bir oyunun parçası olmam” sözlerine Levent Tayla’nın karşılığı “bu işi ben yaparım” oluyor.
Öte yandan konu ile ilgili görüşünü aldığımız Türkiye Gazeteciler Sendikası Başkanı Ercan İpekçi toplu görüşmelerin devam ettiğini ve bazı maddelerde anlaşmazlıkların olduğunu ifade etti. Bazı baskınlara maruz kalan çalışanların doğal olarak anayasal haklarını kullanarak suç duyurusunda bulunduklarını dile getiren İpekçi, “Dünyanın hiçbir yerinde bazı istekler anında kabul edilmiyor. Gönül ister ki her şey kavgasız gürültüsüz olsun. Ama her şeyin güzel olması için bir mücadele gerekiyorsa bu mücadele gerçekleşir.” şeklinde konuştu.

http://medya.webim.eu/?i=15269 haberi


Forbes Dergisi’nden bir işçi Turkuvaz Medya Grubu tüzel kişi temsilcisi ve genel müdürü Levent Tayla ve Turkuvaz Gazete Dergi Basım A.Ş.’nin sahibi Ahmet Çalık hakkında ”sendikal hakların kullanılmasının engellenmesi” gerekçesiyle suç duyurusunda bulundu.

Forbes dergisi çalışanlarından Ender Ergün, 29 Ağustos Cuma günü Turkuvaz Medya Grubu tüzel kişi temsilcisi ve genel müdürü Levent Tayla ve Turkuvaz Gazete Dergi Basım A.Ş.’nin sahibi Ahmet Çalık hakkında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na, avukatı Tanzer Güven aracılığıyla 5237 sayılı TCK 118/1,2 maddeleri uyarınca “sendikal hakların kullanılmasının engellenmesi” gerekçesiyle suç duyurusunda bulundu.

Forbes dergisi çalışanlarından Ender Ergün, 29 Ağustos Cuma günü Turkuvaz Medya Grubu tüzel kişi temsilcisi ve genel müdürü Levent Tayla ve Turkuvaz Gazete Dergi Basım A.Ş.’nin sahibi Ahmet Çalık hakkında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na, avukatı Tanzer Güven aracılığıyla 5237 sayılı TCK 118/1,2 maddeleri uyarınca “sendikal hakların kullanılmasının engellenmesi” gerekçesiyle suç duyurusunda bulundu.

14 Ağustos perşembe günü sabah saat 09.30’da Forbes çalışanlarıyla yaptığı geniş kapsamlı (yayın yönetmeni, yazı işleri müdürü, editörler, muhabirler, görsel servis, telifli çalışanlar) toplantıya “en kalabalık derginin kadrosundan daha kalabalıksınız” diyerek adeta gözdağı verircesine başlayan Levent Tayla konuşmasını “bu toplantıyı isteseydim cumartesi günü de yapabilirdim ve siz de gelmek zorunda kalırdınız. Birçoğunuz cumartesi günü işe gelmiyorsunuz, kim ister ki cumartesi işe gelmek, ben de istemem. Birçoğunuz aylık mesaisini doldurmamış gözüküyor, biliyorum kartlarınızda sorun var, çalıştığınız yerde turnike yok, giriş-çıkışlar sorun oluyor…” diye sürdürdü.

Kısaca TMSF, Çalık sürecini anlatarak sözü sendikaya getiren Tayla, bir dönem Almanya’da serbest gazetecilik yaptığını, Almanya’da basın çalışanlarının sendikasının olmadığını, günümüz itibariyle çağdışı kalan sendikanın Almanya’da barınamadığını(*) ekledi. Tayla Forbes’ta çalışanların “seçilmiş” insanlar olduğunu ve böyle “seçilmiş” insanlara sendikanın bir şey sağlayamayacağını, sendikasız çalışanın işveren karşısında daha avantajlı olduğunu, zaten planlanan bir takım iyileştirmelerin sendikayla süren toplu pazarlık yüzünden  işleme girmediğini anlattı. (Aynı gün, Turkuvaz Medya Grubu ile TGS arasında başlayan toplu sözleşme görüşmelerinin beşincisi yapılıyordu ve o zamana kadarki görüşmelerde 22 madde üzerinde anlaşılmıştı. Turkuvaz Grubu’nu bu toplantıda İnsan Kaynakları Müdürü  Şefik Çalık, Mali İşlerden Sorumlu Genel Müdür Hakan Karadere ve Av. Doğan Coşkun temsil ediyordu. Şefik Çalık 7 Ağustos’ta, ATV’de aynı zamanda sendika temsilcisi olan yurt haber editörü Adnan Orun’u personel müdürlüğüne çağırtarak Orun’a “Sendika temsilciliğinden istifa et, burayı alanlar çok güçlü, başına her şey gelebilir” diye tehdit ederek Adnan Orun’un fenalaşmasına ve acil servise kaldırılmasına sebep olan kişidir.) Ve “yarın öbür gün sendikalı on kişi kaldığında (???) kapının önünde on kişilik grev yaparak komik duruma düşüleceği”ni, içerideyse işlerin yine eskisi gibi devam edeceğini belirtti. “Sendikadan istifa edin, önümüzü açın” diyerek konuşmasını bitirdi.
Çalışanlardan Ender Ergün’ün “bu yaptığınız suç kapsamına giriyor, farkında mısınız?” diyerek yaptığı uyarıyı ise “suç duyurusunda bulunursun o zaman” diye cevapladı.

Forbes editörlerinden Denet Tezel Hollywood’da senaristlerin başarılı grevinden bahsedince, Levent Tayla “Ha, o başka bir olay” diyerek geçiştirmeyi tercih etti. Neden yöneticilerin sendika istemediği sorusu ise Tayla tarafından bir türlü cevaplanmadı. Toplantıda tansiyonun bir miktar yükselmesinden sonra, Yazı İşleri Müdürü Tanju Günseren’in “Böyle konuşarak bir yere varamayız, sen bize sendikadan ayrılmazsak başımıza ne gelecek, sendikadan istifa edersek ne olacak bunu söylesene” demesi üzerine, Levent Tayla “Sendika yüzünden işten çıkartma olmayacak” dedi.

Fakat sendika örgütlenmesinin ilk başladığı Mayıs 2007’de Cengiz Erdinç,  Ozan Pezek  ve  Burak Ersemiz (“performans düşüklüğü” gerekçesiyle) sendikal faaliyet yüzünden işten atılmıştı. Şefik Çalık’ın Adnan Orun’a “senin yüzünden yanındakiler de işten atılacak” dediği biliniyor. Doğan Grubu’na ait Radikal Gazetesi’nde yedi yıl çalışan Ahmet Şık da Doğan’la davalık olduğu için yine “performans” bahane edilerek işten atılmış ve ardından çalışmaya başladığı Aktüel dergisinden “Doğan Grubu’yla mahkemelik olduğu için” bir haftası bile dolmadan yine işten çıkarılmıştı.

Basın çalışanlarının iş güvenliğinin  olmadığını yukarıdaki örneklerle anlatan bir çalışana cevaben ise Tayla “bu benim zamanımda mı oldu acaba” diyerek olayı bilmediği imasında bulundu.

Fakat Levent Tayla’yı Aktüel dergisinde sadece kısa bir süre çalıştıktan sonra işten atılan Ahmet Şık yalanlıyor. Şık’ın anlattığına göre, haber dönüşü mesai arkadaşlarından, derginin o zamanki Yayın Yönetmeni Alev Er’in kendisini aradığını duyan Şık, Alev Er’in yanına gidiyor. Levent Tayla ve Alev Er aynı masada otururken, Alev Er “Doğan’la davalık olduğun için bizimle de çalışamazsın” diyerek işten çıkartma sebebini kendisine sözlü olarak Levent Tayla’nın yanında bildiriyor.

Anlattığımız Forbes toplantısından üç gün önce, 11 Ağustos’ta, Levent Tayla şirket bünyesindeki dergilerin  yayın yönetmenleriyle yine sendika gündemli bir toplantı yapıyor “kariyeriniz, zamlarınız, ikramiyeleriniz ve isteklerinizin yerine gelmesi için sendikadan istifa edin” diyor. Yayın yönetmenlerinden birinin “Ne yani şimdi ‘ikna odaları’ kurulacak ve çalışanları sendikadan istifaya mı ‘ikna’ edeceğiz, böyle kirli bir oyunun parçası olmam” sözlerine Levent Tayla’nın karşılığı “bu işi ben yaparım” oluyor.

Bu arada, Sabah ve Turkuvaz Dergi Grubu’nda sendika krizi devam ediyor. Geçen hafta da Levent Tayla ve Şefik Çalık sendikadan istifa etmeyen dergi çalışanlarını “ikna etmeye” devam etti ve hâlâ ediyor. Fakat güzel haber dergi çalışanlarının hepsi “ikna” olmuyor.

Ayrıca, Forbes Dergisi’nin iki önemli ismi Yazı İşleri Müdürü Tanju Günseren ve Editör Denet C. Tezel “sendikadan istifa edin” baskısına tepki olarak 15 Ağustos’ta Forbes’taki görevlerinden istifa ettiler.

Belki 1-2 ay içinde Levent Tayla ve Ahmet Çalık savcılığa ifade vermeye çağrılacak, büyük ihtimalle işledikleri suçu kabul etmeyecekler. Ama, 11 Ağustos 2008 pazartesi tarihli Sabah gazetesinde Umur Talu’nun köşesinde yazdığı “Çocuklara yasaklar koyduk!” başlıklı yazısını nasıl açıklayacaklar?

“Çocuklara yasaklar koyduk! ….

Birisi lütfen, “sendikasız” nasıl demokrasi olunabileceğini…

“Sendikasızlık” zorlamasıyla nasıl demokrat olunabileceğini…

Daha kendi meslek, vicdan, ahlak, hak ve özgürlük dünyasında “örgütlülüğü” savunamadan nasıl “sivil ve sivil toplumcu”, nasıl “özgürlükçü”, nasıl “düşünce ve ifade özgürlüğü talepçisi”, nasıl “eleştirel düşünce sahibi”, nasıl “hakka, hukuka saygılı” olunabileceğini söylesin.

Birisi lütfen, bu mevzularda düşünmeden, açık tavır almadan, iğneyi kendine batırmadan, sesini çıkarmadan nasıl “cesur” olunabileceğini, nasıl “her türlü baskı ve tahakküme karşı” kalınabileceğini, nasıl “bağımsız” yaşanabileceğini, nasıl “basın özgürlüğü” savunulabileceğini, nasıl “yasaklara karşı mücadele” eder gibi yapılabileceğini, nasıl “haber” verilebileceğini, hangi yüzle “yazılar” yazılabileceğini söylesin.  …

Benim de bir “köşe”de yazdığım, mensubu olduğum…

Birçok anda ve konuda, “rakipleri”ne göre daha özgürlükçü olabilen…

Üstelik bunu, patrondan patrona geçtiğinde, hatta kamu (devlet) kontrolü altında iken dahi “öteki büyükler”e göre daha fazla yapabilen bu gazetenin ait olduğu grup yine “sendika” meselesiyle yüz yüze gelmek zorunda kaldı. …
“Örgütlenme hakkı”nı kullanmak istediği, sendikalı olduğu için, kimseye baskı yapamazsınız.”

Tayla’nın sendika örgütlenmesine karşı çalışanları tehdit ederek suç işlediğini ve bu suçun Ahmet Çalık’ın da bilgisi dahilinde olduğunu düşünen Forbes çalışanlarından Ender Ergün, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na 5237 sayılı TCK 118/1,2 maddeleri uyarınca “sendikal hakların kullanılmasının engellenmesi” gereçesiyle avukatı Tanzer Güven aracılığıyla suç duyurusunda bulundu.

(*) Tayla’yı rakamlar da doğrulamıyor. Çünkü Almanya’da yaklaşık 100 bin basın-yayın çalışanı var ve çalışanların yaklaşık yüzde 60’ı VER.DI ve DEUTSCHER JOURNALISTEN VERBAND (DJV) adlı iki sendikada örgütlü. Kalan 40 bin kişi ise bağlı oldukları iş kolunda faaliyet gösteren meslek örgütüne üye, çünkü Almanya’da serbest gazetecilik yapmak isteyenler dahi ya basın iş kolunda örgütlü bir sendikaya ya da bağlı oldukları gazetecilik meslek örgütüne üye olmak zorunda. Ayrıca sadece Almanya’da değil, AB ülkelerinin tümünde sendikal hakkı olan basın çalışanlarının (örneğin Fransız basın çalışanlarının toplam sekiz sendikası var) sadece kadrolu olanlarının değil, telifli çalışanlarının dahi sendikası var…

Let’s Organise/ A Union handbook for journalists – International Federation of Journalists (IFJ) 2005