VATAN POSTASI
Yaşamımızı Savunmak Üzere,Duygu,Düşünce ve Davranış Birliğini Gerçekleştirmek İçin Varız.

RUSYA’YI KINAYANLAR NİYE
“AMERİKA’NIN KARADENİZ’DE NE İŞİ VAR” DEMEZ?

Rus diplomasisi, İngiliz, Fransız, hatta Türk (Cumhuriyet dönemi) diplomasisi ile birlikte dünyanın sayılı diplomasilerinden biridir. Zekidir. Stratejik, hatta taktik zekaları yüksektir. Ama Ruslar, coğrafi olarak Avrupa’da olan Litvanya, Letonya, Estonya, Ukrayna hele Beyaz Rusya’ya rağmen “ASYA”lıdır.
Rusya’nın Ankara Büyükelçisi Aleksei Erkhov, Cumhuriyet’e yaptığı açıklamada (23 Şubat 2022) bir Rus atasözünü anmış: “Biz atı yavaş koşturur ama hızlı gideriz.”
Bunu Rus diplomasisine, onun Asyalılığına uyarlamak mümkün. Önce diplomatik nezaketle çalışır. Ama kafası kızınca da ASYALILIĞIN gereği olarak çok kolay sertleşir,
NATO’nun “doğuya doğru genişlememesi” talebi neredeyse 2. Dünya Savaşından beri Batı’ya iletilmiş. Reagan’ı, bilmem kimi bu konuda Rusya’ya (Sovyetlere) söz vermiş. Ama bugün Doğu Avrupa’daki bütün eski Sovyet yanlısı ülkeler Hem NATO hem AB üyesi. Yetmemiş. Bunların hepsine çok üçlü silah sistemleri yerleştirilmiş. Rusya durmadan uyarmış, “yapmayın bunu” diye. Ama iş Ukrayna’ya gelince de, İşte Asyalılaşmış!
Hele Ukrayna… Bir kere o da Slav… Kadim tarihte resmen “Küçük Rusya” deniyor Batı literatüründe bile. Artı, Rusya’ya kelimenin tam anlamıyla “BİR ADIMLIK” mesafede…
Amerika ve NATO’suyla birlikte Avrupa’nın “söz verdikleri halde” bu kadar Rusya’nın burnunun dibine Nazi armalı faşist paralı askerlerle sokulmasına, bunların ve bunların güdümündeki Ukraynalı faşistlerin “nerede Rus görürsek parçalarız” şımarıklığına, tüm uyarıları dikkate alınmadığı için tepki göstermesine uluslararası hukuk, saldırganlık, işgalcilik diye bu kadar yaygara niye?
Amerika ve bilumum Batı, vaktiyle “Sovyetler Birliği” yani “komünist” olan Rusya’ya, kendileri özel mülkiyetçi, özel sermayeci olduğu için, Rusya ise “mülkiyet düşmanı” olduğu gerekçesiyle düşmandı; bu nedenle onu “demir perde” ile kuşatmış ve nihayetinde Rusya’yı değil ama Sovyetleri yıkmıştı.
Hadi bunu anlayalım.
Bugünün Rusya’sı komünist de değil, özel mülkiyet, servet düşmanı da değil. Eeeee? Batı, Rusya’ya şimdi niye düşman?
Uluslararası hukuk niye sadece Rusya için geçerli? Rusya’yı uluslararası hukuku ihlalle suçlayanların, bizim Dışişleri dahil hangisi uluslararası hukuka ne kadar saygılı?
Recep Erdoğan, dünkü “kanka”sı Beşar Esad’ı resmen, açık açık, biraz Suriye’de Müslüman Kardeşler’i hükumete sokmak, ama daha çok ABD’den aferin almak için devirmek üzere Suriye’ye dalarken uluslararası hukuka ne kadar saygılıydı?
Rusya hiç değilse “beni Suriye hükumeti davet etti” diyebilmiş, kimse de buna itiraz edememişti. Amerika’yı, Recep Erdoğan’ı Suriye’ye kim davet etti?
İngiltere’yi Hindistan’a Afrika’ya; Fransa’yı, Amerika’yı Vietnam’a, Belçika’yı, Hollanda’yı, Portekiz’i Afrika’ya, Güneydoğu Asya’ya, İspanya’yı, İngiltere’yi, Güney ve Kuzey Amerika’ya kim davet etti?
Amerika’nın Karadeniz’de hangi güvenlik sorunu olabilir? Hele İngiltere’nin salak Boris’inin?…
Amerika’nın 10 bin kilometre öteden Karadeniz’de güvenlik endişesi olabilir de, Rusya’nın bir adımlık mesafedeki Ukrayna’da güvenlik endişesi niye uluslararası hukuka aykırı?
Şimdi… bilumum Batı’yı anladık? Bütün tarih boyunca şerefsizlikleriyle ünlüler? Erdoğan’ın bilgisizliğini, çaresizliğini de anlayalım.
Ama Gazetelerde, ekranlarda arz-ı endam eden “medya” bülbüllerini, özellikle gazeteci geçinenleri anlamam imkansız. Hepsi Rusya’yı saldırganlıkla suçlayan bu “bülbüllerden bir tek allahın kulu “ulen 10 bin kilometre uzaktaki Amerika’nın Karadeniz’de, Ukrayna’da hangi güvenlik endişesi olabilir” diye sormuyor.
Ya ben gazeteci değilim, ya bunlar benim meslektaşım değil!!!!

Ali Tartanoğlu

Yorumlar