VATAN POSTASI
Yaşamımızı Savunmak Üzere,Duygu,Düşünce ve Davranış Birliğini Gerçekleştirmek İçin Varız.

Reislik, din ve bilinçaltının sesi

Derleyen:Ayşe Çavdar
Sene 1938, aylardan ekim. II. Dünya Savaşı’nın başladığı 1 Eylül 1939’un 11 ay öncesi. Ama bütün Avrupa yaklaşmakta olanı seziyor. Faşizm-Nazizm istim üstünde; büyük saldırıya hazırlanıyor. Ve o günlerde, dönemin ünlü savaş muhabiri ABD’li gazeteci-yazar H.R. Knickerbroker, ruhbiliminin iki dev isminden biri olan Carl Gustav Jung’u Zürih-Küsnacht’taki muayenehanesinde ziyaret ediyor, Ocak 1939’da “Diktatörlere Teşhis Koymak” başlığıyla Hearst’s International-Cosmopolitan’da yayınlanan söyleşiyi yapıyor. O söyleşi, Knickerbroker’ın 1941 tarihli “Is Tomorrow Hitler’s?” (Yarınlar Hitler’in mi?) adlı kitabında da yer alıyor. Peki, Jung’un o günlerde anlattıkları, seksen küsur yıl sonra, bize ne söylüyor? Şaşırtıcı bir öngörü, düşündürücü tahliller, günümüzle çarpıcı benzerlikler, yer yer “anlatılan bizim hikâyemiz” dedirten akrabalıklar. Ve tabii Jung’un kendi muhafazakârlıkları ve Batı-merkezli bakışı. Ama onlarla birlikte “zamanın ruhu”na tuttuğu ayna. O “ruh” bu zamanda da kol geziyor, üstelik burnumuzun dibinde. Express’in Mart 2019 tarihli 168. sayısından aktarıyoruz… [ DEVAMINI OKUYUNUZ ]

Doğrudan cihazınızda gerçek zamanlı güncellemeleri alın, şimdi abone olun.

Yorumlar