PETROL İŞ VE TEZ KOOP İŞ SENDİKALARI “ARTIK YETER” DEDİ!

Yazar Derleyen: Sadri Gürlüer – Tez Koop İş Balıkesir

Türk-İş eylem kararı almazsa başta Petrol İş, Tez Koop İş, Yol-İş, GMİS, Türkiye Maden-İşsendikaları olmak üzere sendikalar harekete geçecek


Türk-İş’in kamu sözleşmeleri dönemindeki pasif tutumunu eleştiren sendikalar, harekete geçmeye hazırlanıyor. Hükümetin saldırılarına karşı Türk-İş’in mücadele programını açıklamasını isteyen sendikalar, böyle bir karar alınmaması halinde kendileri mücadeleye başlayacaklar.

Türk-İş’in kamu sözleşmeleri dönemindeki pasif tutumunu eleştiren sendikalar, harekete geçmeye hazırlanıyor. Hükümetin saldırılarına karşı Türk-İş’in mücadele programını açıklamasını isteyen sendikalar, böyle bir karar alınmaması halinde kendileri mücadeleye başlayacaklar. Kamu sözleşmelerinde yasal sürecin sonuna gelindiğine dikkat çeken sendikalar, beklemeye tahammül kalmadığına dikkat çektiler.
Süreç konusunda bu düşünceleri paylaşan sendikalardan Petrol-İş Genel Başkanı Mustafa Öztaşkın ve Tez Koop-İş Genel Başkanı Gürsel Doğru, önceki gün, Hayat Televizyonu’nda her perşembe günü yayınlanan Emek Forum programına konuk oldu. Kamu toplu iş sözleşmelerinin tartışıldığı programın ilk bölümünde, AKP iktidarının politikaları, kriz ve kamu sözleşmelerindeki son durum değerlendirildi.
AKP’nin işçi sınıfına dönük programlarının eleştirildiği, kriz fırsatçılığı yapılarak kazanılmış haklara dönük saldırıları artırdığının belirtildiği bu bölümde, kamu sözleşmeleri sürecinde de aynı yöntemin uygulandığı vurgulandı.
SÜREÇ İYİ YÖNETİLEMEDİ
Kamu sözleşmelerinde bundan sonraki süreçte yapılması gerekenlerin tartışıldığı ikinci bölümde ise Türk-İş ve sendikaların bir an önce harekete geçmesi gerektiği belirtildi.
Tez Koop-İş Genel Başkanı Gürsel Doğru, hükümetin sürecin başından bu yana krizi sendikalara karşı tehdit olarak kullandığını ifade etti. Hükümetin kamu işçilerini mutlu azınlık gibi gösterdiğini, kriz sürecinde işçilerin aldıklarıyla yetinmesi gerektiğini istediğini ifade eden Doğru, “Şu an bile ücretlerde yüzde 8 kaybımız var. Krizle birlikte ücretler yüzde 6 azaldı. Yeni düzenlemelerle de yüzde 2 kaybımız var. Hükümetin teklifinde mevcudu korumak bile yok” diye konuştu. Hükümetin esnek çalışma, 4-C, taşeron gibi konularda da hiçbir önerisi olmadığını anlatan Doğru, bunların dışında işkollarında yaşanan özgün sorunların çözümüne dair de bir önerinin gündeme gelmediğini dile getirdi. Kamu sözleşmelerinin özelde yürütecekleri sözleşme süreçlerini, memur sendikalarıyla yürütülecek görüşmeleri de yakından ilgilendirdiğini söyleyen Doğru, “Bu süreç iyi yönetilemedi, ancak hiçbir güç işçi sınıfının gücünü engelleyemez. Nasıl Bahar Eylemleri’yle mücadele ederek kazandıysak, bu süreci de kazançla geçirebiliriz” diye konuştu. Sözleşmelerin 260 bin işçiyi kapsadığını hatırlatan Doğru, “Bunların yanında ÇAYKUR, TEKEL, orman gibi mahkeme sürecinde olduğu için bu sürece dahil olamayan 60 bin işçi var. Bunları da sürece dahil edecek bir süreci başlatmamız gerekiyor” diye konuştu. “Biz Türk-İş böyle yaptı ya da hükümet böyle yaptı kolaycılığına kaçmayacağız. Türk-İş başkanının, benim, diğer arkadaşlarımızın böyle bir lüksü yok” diyen Doğru, sürecin oturarak değil mücadele ederek değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.
BU SÜREÇ İYİ YÖNETİLEMEDİ
Görüşmelerde sürecin sonuna gelindiğini, bazı işkollarında grev kararları alındığını, bazılarında ise alınmak üzere olduğunu kaydeden Öztaşkın, “Bugüne kadar belirlediğimiz talepler konusunda hükümetten bir adım göremedik. Ancak bu talepler ne kadar ısrarlı dile getiriliyor, sorunları hayata geçirmek için hangi mücadele yöntemleri deneniyor, burada büyük soru işretleri var” diye konuştu. İşin püf noktasının ‘Ne yapmak lazım’ sorusunun cevabında yattığını belirten Öztaşkın, “Bu konuda Türk-İş yönetimine ciddi eleştirilerimiz var. Bu süreç iyi yönetilemiyor. Bundan sonra iyi yönetilir umarım” dedi. Sözleşme sürecinde diplomasinin olmazsa olmaz olduğunu, ancak sadece diplomasiyle sorunları çözmenin mümkün olmadığını belirten Öztaşkın, “İlkeli, tutarlı, ne istediğini bilen, hedefleri belirlenmiş, içi doldurulmuş bir mücadele programı belirlenmeli. Bu Türk-İş yönetiminin elini de güçlendirecek. Acilen yapılması gereken, mümkünse pazartesinden itibaren, grev hakkı olan-olmayan ayrımı yapımdan 260 bin işçinin mücadele birliğini sağlayan bir program ortaya çıkarmaktır” dedi.
“Haftada 1-2 günden başlayıp kesintisiz bir şekilde bu eylem programı devam ettirilmeli. Sadece işyerlerinin kapısında değil, sokağa taşınan, hedefinde haklarımızı vermeyen siyasi iktidarın olduğu, iktidara ciddi tavır alan eylemler gerçekleştirilmeli” diyen Öztaşkın, eylem programında kıdem tazminatı ve krizin etkilerinin de bulunması gerektiğini ifade etti. 15 Şubat’ta İstanbul’da 3 konfederasyonun yaptığı ortak eylem tarzı eylemlerin çoğaltılması gerektiğini de belirten Öztaşkın, Türkiye’nin değişik bölgelerinde bu eylemlerin hayata geçirilmesi gerektiğini dile getirdi.
TÜRK-İŞ YAPMAZSA BİZ YAPACAĞIZ
Bu sürece Türk-İş yönetiminin önderlik etmesi gerektiğini söyleyen Öztaşkın, “Bunu koordinasyon kurulunda dile getirdik. Önümüzdeki hafta bu eylem kararlarının açıklanmasını bekliyoruz. Bu açıklanmadığı takdirde biz karalıyız, bizim gibi düşünen; Tez Koop-İş, Yol-İş, GMİS, Türkiye Maden-İş gibi sendikalarla bu kararları alacağız. Önümüzdeki haftadan itibaren kamuda ciddi eylemlilikler olacak” diye konuştu.
Öztaşkın’a destek veren Gürsel Doğru da, bugüne kadar yerellerde yapılan, sendikaların kendi yaptıkları eylemlerin süreci canlandırdığını ifade etti. Türk-İş yönetiminin sözleşmelerden sorumlu bakanla görüşmesinden sonuç alamaması halinde önümüzdeki hafta eylem kararları alacağı bilgisini veren Doğru, bu kararların hak almaya dönük, hükümeti zorlayan eylemler olmasını istediklerini dile getirdi.