Nasıl Bir Sağlık Sistemi / 4-Finansman, Parayı Kimden Alacağız?

Yazar: İlker Belek
Nasıl Bir Sağlık Sistemi - 4-Finansman, Parayı Kimden Alacağız?Sağlık hizmetlerinin finansmanı, sağlık hizmetleri organizasyonu konusunun en politik başlığıdır. Bunun nedeni, hizmetin finansmanı için gereken paranın kimden alınacağı konusuyla ilgili olmasıdır. Ve bu, doğrudan siyasi bir konudur.
Sağlık hizmetlerinin finansmanı; a) Mevcut gelir dağılımı eşitsizliğini giderecek, bunun için de, b) kaynağı yüksek gelirlilerden, sınıfsal konuşacak olursak burjuvaziden sağlayacak şekilde organize edilmelidir. Bu tercihin yaşama geçirilebilmesi için, arkasında, emekçi sınıfları temsil eden siyasi iradenin olması gerekir. Ancak böyle bir tercih sistemin finansmanını sürdürülebilir kılar ve gelir dağılımı eşitsizliklerinden kaynaklanan sağlık sorunlarını ve yükünü ortadan kaldırır.
Bugünkü siyasi irade, gelir dağılımı eşitsizliğini artıracak, sağlıktaki kaynakları yetersiz kılacak ve sonra da vatandaşın üzerine ek finansman yükleri bindirecek yönde ortaya çıkıyor. Bakalım.
1-Türkiye’de gelir ve servet dağılımında önemli eşitsizlikler bulunuyor:
Bu konu önemli, çünkü, kamusal gereksinimleri finanse edecek kaynağın kimlerin elinde bulunduğunu gösteriyor.
2002 yılında en zengin %1’lik kesimin toplam servetten aldığı pay %39.4 idi, 2014 yılında tam %54.3’e yükseldi. Türkiye dünyada servetin en eşitsiz dağıldığı 6. ülke (Ukrayna, Rusya, Kazakistan, Lübnan, ABD’den sonra). 53 milyon erişkin nüfusun sahip olduğu toplam servet 1 trilyon dolar, kişi başı ortalama 20 bin dolar. Erişkin nüfusun %75.3’ünün toplam serveti 10 bin doların altında iken, %1.8’ininki 100 bin dolar ile 1 milyon dolar aralığında, %0.2’sininki (116 bin kişi) 1 milyon doların ve 27 kişininki de 1 milyar doların üzerinde(1, 2).
Gelir dağılımına gelince: 2014 için en zengin %20’lik kesimin gelirden aldığı pay, en yoksul %20’lik kesimin payının 7.4 katı. Bu bakımdan OECD ülkeleri içinde en kötü 3. konumdayız (Şili ve Meksika sonrasında). Ailelerin %62’si ayda 1200 TL’lik bir gelirle geçinmek zorunda olduklarını belirtirken, %1.2’si aylık gelirini 5600TL’nin üzerinde bildiriyor (3,4). Bu konuda yüksek gelirlilerin doğru beyanda bulunmama ihtimalinin yüksek olduğunu akılda tutmak gerekiyor.
2013 için, toplam gelirde ücretli-maaşlı-emeklilerin payı %74.0 iken, girişimcilerinki 19.6, faiz ve rantınki 6.7 (5). Buna karşılık bütün sektörlerde çalışanların yalnızca %4.6’sı kendisini girişimci olarak tanımlıyor. Bu durumda girişimcilerin toplam gelirdeki payı nüfustaki payının tam 4.3 katı. Üstelik girişimciler içinde 250 ve daha çok sayıda işçi çalıştıranlar toplamın yalnızca binde 2’si iken, bu kesim toplam istihdamın %24.2’sini gerçekleştiriyor ve toplam katma değerden de %46.1 pay alıyor (5).
İşte her tür kamusal gereksinim için gereken kaynak bu girişimci denilen burjuvazinin elinde bulunuyor ve bu sınıf kendi içinde önemli bir farklılaşma sergiliyor. Servet ve gelir dağılımı bu denli eşitsiz olduğu için sağlığa kaynak olmadığı yalanı atılıyor, bunun üzerine de halk, katkı payı, özel sağlık vergisi (sağlık sigortası) gibi ek ödemeler yapmak zorunda bırakılıyor.
2-Türkiye’de kamu maliye politikaları kamusal gereksinimlere kaynak bulmayı olanaksızlaştıracak denli eşitsizlikçi tercihler üzerine oturuyor
Yıllar içinde ücretlilerin toplam vergi yükündeki payının, toplam gelirdeki payına oranı (buna ücretlilerin vergi baskısı denilir) yükseldi. Yani, ücretliler gelirden aldıkları paya göre daha yüksek bir vergi yükünü sırtlanmak zorunda kaldılar: Vergi baskısı 2002’de 1.5 iken 2013’te 2.3’e yükseldi.
Nitekim ücretlilerin ulusal gelirdeki payı 2002’deki %29 oranından, 2014’te %26 oranına geriledi. Dolaylı vergiler ile ithalattan alınan vergilerin (ki bu ikisi refresif niteliklidir) toplam vergi gelirlerindeki payı 2002’de %59 iken 2014’te %68’e yükseldi (6).
Kısacası AKP iktidarı döneminde, gelir eşitliğini sağlaması gereken vergi sistemi, halk sınıflarından sermaye sınıfına kaynak aktaracak, eşitsizlik üretecek bir araç olarak kullanıldı.
3-Ülkemizde sağlık hizmetlerinin finansmanı için kaynak vardır
Anlaşıldığı gibi, hükümetlerin sosyal sektörler için kaynak yokluğu yönündeki iddiaları gerçek değildir. Sorun kaynak yokluğu değil, dağılımının eşitsizliğindedir. Çözüm ise bu eşitsizliği gidermek ve kamusal gereksinimlere kaynak yaratmak üzere, girişimci olarak nitelenen sınıfın elindeki kaynakların kamusal alana döndürülmesidir. Bunun için en kesin önlem ekonominin kamulaştırılması yönünde yapılacak radikal müdahaledir. Kapitalist sistemin içinde kalacak olan müdahale ise vergi reformudur.
2014 yılına ait yaklaşık 800 milyar dolarlık ulusal gelirin, yukarıda da değindiğimiz gibi yaklaşık %20’si (160 milyar dolar) nüfusun yalnızca %4’ünü oluşturan yaklaşık 3 milyon kişi tarafından sahiplenilmiştir: Kişi başına yaklaşık 53 bin Dolar. Yalnızca, bu grubun yıllık gelirini örneğin 20 bin dolar seviyesine indirecek bir kamusal müdahalenin Türkiye ekonomisine kazandıracağı yıllık kaynak tam 70 milyar dolar olacaktır. Yineleyelim, 53 bin dolar bu sınıfın kendi beyanı.
Öte yandan, 1 milyon doların üzerinde servete sahip olan 116 bin kişinin servetini 1 milyon dolar ve 1 milyar doların üzerinde serveti olan 27 kişinin servetini 1 milyar dolar kabul etsek ve bunların servetlerini ortalama servet düzeyine indirecek bir müdahale yapsak elde edilecek kaynak yaklaşık 150 milyar dolar olacaktır.
2012 yılı (son veriler bu yıla ait) toplam sağlık harcamasının (7) yaklaşık 41 milyar dolar ve kamu gelirlerinin yetersiz olduğu yalanı üzerinden vatandaşın cebinden sağlık için ayrıca alınan paranın da 10 milyar dolar olduğu (7) düşünülürse böyle bir kamucu müdahalenin sağlayacağı toplumsal yarar kolaylıkla anlaşılabilir.
KAYNAKLAR
1-http://riturkey.org/2015/05/ekonomi-kimin-icin-buyuyor-turkiyede-servet-bolusumu-adaletsizligi-k-murat-guney/
2-http://www.radikal.com.tr/yazarlar/metin-ercan/kuresel-servetin-dagiliminda-son-durum-1453552/#
3-http://davetsizmisafir.org/2013/05/26/ekonomi-kimin-icin-buyuyor-turkiyede-gelir-dagilimi-dengesizligi/
4-TÜİK Haber Bülteni, 18 Eylül 2015, Sayı 18633.
5-http://t24.com.tr/haber/gelirden-kim-daha-cok-pay-aliyor,287543
6-http://sendika7.org/2015/10/akpye-secmen-destegi-ekonomik-nedenler-korkut-boratav/
7- http://www.saglik.gov.tr/TR/dosya/1-97020/h/saglik-istatistik-yilligi-2013.pdf
Kaynak: Halkın Sağlığı