MASONLAR VE ORDULAR

Yazar Hasan Demir – Yeniçağ

İtalya’daki Gladio’nun P2 Mason Locası ile içli dışlı olduğu belgelerle ispatlandı. Önce bu hatırlatmayı yapalım ve ardından asıl konumuza dönelim…
Yenişafak, “General infazında Mason izi” başlıklı haberine; “General Rızayev’in Azerbaycan’da mason locasının kurulmasına karşı olduğu için ortadan kaldırıldığı ileri sürüldü. Aliyev’in masonların izin talebini geri çevirmesinde, en çok güvendiği komutan olan Rızayev’in tavsiyesiyle hareket ettiği iddia edildi” cümlesi ile giriyor.

Haberin ilerleyen bölümlerinde Azeri güvenlik birimlerinin suikastın arkasındaki uzantılara ulaşabilmek için birkaç senaryo üzerinde durduğu, bu senaryolardan birine göre de, suikastın arkasında masonların olduğu dile getiriliyor.

“Türkiye Büyük Mason Locası, 14 Haziran 2003 tarihli toplantısında, ileride Azerbaycan’da kurulması düşünülen bağımsız bir Büyük Loca’nın çekirdeğini oluşturacak bir Loca kurulması için çalışmalara başlama kararı aldı. Bu amaçla üç büyük ilden beş üst düzey masonun katılımıyla bir komisyon kuruldu, ’Yeni Ufuk’ adı verilen komisyonun başkanlığına bir Azeri getirildi. Komisyon 2003’te Haydar Aliyev yönetimine Bakü merkezli bir loca için başvurdu, ancak olumlu bir cevap alamadı.”

“Hür ve Kabul Edilmiş Masonlar Büyük Locası’nın yayın organı Tefsiye dergisinin Mart 2008 sayısında, Azerbaycan Büyük Mason Locası’nın yakında kurulacağı müjdelenmişti. Duyuruda, ’Bugün değişik vadilerde Loca çalışmalarına muntazaman devam etmekte olan Kardeşler ve tekris olmayı bekleyen hariciler, Bağımsız Azerbaycan Büyük Locası’nın kurulmasında üzerlerine düşen onur verici görevi gerçekleştirecekler’denilmişti.” (Yenişafak, 17 Şubat 2003)

Gazete, Azerbaycan Hava Kuvvetleri’nin 17 yıllık komutanı General Rail Rızayev’in telkinleri ile Aliyev yönetiminden masonlara bu iznin çıkmadığının altını çiziyor ve generalin katili olarak masonları işaret ediyor.

Masonlar, loca açmamıza izin vermedi diye Aliyev’in çok güvendiği bir generaline suikast düzenleyebilir mi, denilebilir.

Bilemeyiz…

Amma, İtalya gibi bir ülkede, P-2 Mason Locası, mafya ile işbirliğine girerek ülkeyi çöküşün eşiğine getirecek kadar pek çok suikasta imza atabiliyorsa ve bu da İtalyan savcı ve mahkemeleri tarafından belgelenmişse; benzeri ve daha basit bir olay Azerbaycan’da ve başka ülkelerde neden olmasın.

Biz gelelim Türkiye’ye…

Eski savcı Gültekin Avcı, “Türk Gladiosunun çözülebilmesi için mason localarının üzerine gidilmesi gerekir” diyorsa ve rahmetli Atatürk’ün huzurundan büyük öfke ve hakaretle kovduğu ve localarını kapattırdığı o masonlar İnönü döneminde uykudan uyanıp zamanla ordu dahil bütün kurumlara sızabiliyor, çok üst görevlere gelebiliyorlarsa, biz bugün neyi tartışıyoruz!

Sağda solda gömülmüş silahlar bulunuyor. P-2 Mason Locası’nın merkezinde olduğu İtalya Gladiosu’nun tam 139 gizli silah deposu bulunmamış mıydı?

Bir de…

Mason ritüelleri Tevrat ritüelleridir ve ne kadar inkâr ederlerse etsinler dünyanın her noktasındaki masonların İsrail’le ya bir bağlantıları ya da İsrail’e çok özel bir sevgi ve saygıları vardır.. Üzeyir Garih’in de İsrail’in ülke dışındaki Yahudilere uyguladığı yasadışı vergiye itiraz ettiği için İsrail ajanları tarafından öldürüldüğü iddia edilmiyor mu?

Ediliyor…

Sonra Garih cinayetinin bir yerlerinde Gladio’nun da devreye girdiği yazılıp çizilmiyor mu?

Evet, yazılıp çiziliyor..

Peki, böyle bir ülkede bu konularla yakından ilgilenen, araştırmalar yapan ve kitaplar yazan emekli bir savcı, “Türk Gladiosunu çözebilmek için masonların üzerine gidilmesi gerekir” diyorsa; bu yabana atılabilir bir şey midir?

Emekli generalinden, Yargıtay Başkanına kadar herkesi sorgulayan Cumhuriyet savcılarının masonların üzerine gidilmesi gerektiğini söyleyen emekli meslektaşlarını çağırıp, “Çıkar şu dilinin altındaki bakla ile elinin altındaki belgeyi” demeleri gerekmez mi?