VATAN POSTASI
Yaşamımızı Savunmak Üzere,Duygu,Düşünce ve Davranış Birliğini Gerçekleştirmek İçin Varız.

LODOS BEŞİĞİ SALLAYAN BİR GÜZ DELİSİ

0 85

Yazar E. Bülent Yardımcı   

fatma2Lodos Beşiği

Kendine uyanıyorsun

Evde kocaman bir yalnızlık

Gidenlerin gölgesine çakılmış

Sabahı taşıyarak seni de içine sığdıracak

Bahara uyanıyorsun

Nisan yağmurları inci

Büyücek gözlerinde

Yırtık cümleleri diken kalemin

Her çocuğun dudağında dünya



Sabrına uyanıyorsun

Işığı içen granat

Bir ayar kıpırtısı çözülmeyen dillerde

Yoksulluğu çoğaltarak yüzünde

Dağılan uykuların yastığı kadar sert

Gerdanında parlatacak güneşi



Nerede biteceğini soramadığın iklim

Nefesinin sıkıştığı bu kent

Çıkmazsan sesini kıracak

Beşiğinde lodosun



Fatma Aras (Göğü Azalan Kuşlar)



e-bulent-yardimciGünümüzde değersizleştirilmeye çalışılan bir sanatsal eylem biçimi olarak düşünülmeye başlandı şiir. Yayınevleri baskı süreçlerinden nicedir dışladı şiiri. Şairler kendi olanaklarıyla bastırır hale geldi kitaplarını. Bu, yalnızca bize özgü bir durum değil. Dünyada da böyle. Nedenleri üzerinde ayrıntılı çalışmalar yapılabilir ve önemli sosyolojik çıkarımlara varılabilir. Bu yazının amacı bu değil. Ama Octavio Paz’ın bir önermesi ve sorusuna değinilebilir…

Şiir üzerine her düşünme şu soru ile başlamalı ya da bitmelidir. Kaç kişi şiir kitabı okur ve bunlar kimlerdir?”(1)
Bu sorunun yanıtını vermek kolay değil elbette. Ancak, Juan Ramon Jimenez’den esinlenerek ucu bucağı olmayan bir azınlık okumaktadır şiiri denilebilir.
Ne de güzeldir ucu bucağı olmayan bir azınlığa seslenmek; o seslerin arasına katılmak; o seslerden biri olmak. Daha ötesi Paz’ın sözcüklerinde dile gelir.
Kısa zaman içinde yüzyılımızda hor görülen şiirin savunulmasının, özgürlüğün savunulmasından ayrılamayacağını keşfettim.”(2)
Her şiir kitabı, bir anlamda şiirin savunulmasında şiir barikatına konan bir taştır. Fatma Aras’ın “Göğü Azalan Kuşlar”* ını da bu bağlamda karşılamak gerekiyor. Ben, onun “lodos beşiği” sallayan “bir güz delisi” olduğunu düşünüyorum.fatma3
 
Nerede biteceğini soramadığım iklim
Nefesinin sıkıştığı bu kent
Çıkmazsan sesini kıracak
Beşiğinde lodosun
 
Fatma Aras’ın şiirsel mimari yapısı sağlam.Çekirdek anlam ve yan anlamlarla zenginleştirilmiş bir yapı bu. Aktarmalar, değişmeceler, benzetmeler yoluyla anlam yoğunluklar barındırıyor şiirleri.
Sesi, hüzünlü esen, acılarla yoğrulmuş; ama gizli öfkeler de taşıyan bir rüzgâr gibi. Hırçın. İsyankâr. Cesur.
Her şiiri hayatın içinden, içten, sahici. Bireysel sancıların, toplumsal sancılarla harmanlandığı metaforlar barındırıyor. Kurguları şaşırtıcı. Nesneler ve kavramlar, kısaca ‘şey’ler arasında us yoluyla yatay ve dikey bağlantılar kurabilmiş.Holistik paradigmacı (bütüncü yaklaşım).
 
Sen çocukların gülüşüne sardunya aşılarsın
Gözlerinde atlıkarıncalar taşkın bir umut
Teninde fesleğenlerin baş döndüren kokusu
 
Bir dağ diğerine yaslanır bir yağmur çıkar gelir
Isınırız bir bulutun içinde
Çoğalır ellerimiz
 
Fatma Aras, dünyaya, insanlığa yaşatılan “karayas”lara, örülen ve örülmekte olan provakasyonlara karşı duyarlı bir şair. Bugün Orta-Doğu da, ülkemizde kanatılmaya çalışılan, kanatılan yaralara dikkat çekiyor. Kendi kısır ve bencil dünyalarında şiir yaptıklarını sanan söz cambazlarından farklı bir duruşa sahip.
“İki yürek arasında Kerbela / Belki bir zaman kipi değiştirecek iklimi” dizeleriyle dinsel ayrımcılığa; “Aynı mıhta Kürt’ün Türk’ün çadırı / El ele kanat kanada kuşlar yaz geçerdi” dizeleriyle de etnik milliyetçiliğe karşı bir tavır alıyor.
Bir dünya sorunu olan Filistin davasına “Acı Kokar Sustuklarım” başlıklı şiiriyle katılıyor. Petrol boru hatlarının bekçi köpeği siyonistlerin Gazze’de yaptıkları vahşete bir kadınşair duyarlığıyla isyan ediyor.fatma1
 
Alev almış emeği
İçin ağlayan kadın yüzünde biriken
Bendeki Gazze
 
Kimsesiz sokaklarda
Bir utancın masalı
Ölümün bulduğu çocuklar ve parçalanmış gökyüzü
 
Octavio Paz“Her bir şair gelenek ırmağında bir dalgalanmadır, dilin bir anıdır.”(3) diyor. Onun, genelleştirilmiş bu saptamasına katılmamak olanaklı değil elbette. Ancak, gelenek ırmağında meydana getirilen dalganın boyuta da önemlidir. Aksi ırmağın suyuna karışıp, o suyun içinde erimekten başka bir sonuç vermeyecektir. Bu sonuçlarla doludur Türk Şiiri. Fatma Aras“Göğü Azalan Kuşlar”la gelenek ırmağında bir dalgalanma sağlayacak gibi. Yazdığı politik aşk şiirleri bu öngörüyü doğrular nitelikte.
 
Şimdi sabır vaktidir
Bu rüya dağılmadan yedi renge boyansın
Nevruz ateşi ocakta
Ben sende uyanayım
 
Şiir eyleminin en zor uçlarından biridir politik aşk şiirleri. Tensel ya da düşsel bir aşkı, mantıksal sıçramalar yoluyla politik göndermelerle bağdaştıran yapılar kurmak bir şairlik başarısı, bir şiirsel yetkinlik olarak görülmelidir.
 
Kınında susar insan
Toz tutar raflarda hayatın ötesi
Yontulan bir ömür kalır bir de kavgada rüzgâr
Söyle kaç gece eskimeli uyumak için sende
 
Çocuk/çocukluk izleği, hemen her Türk Şairi’nde olduğu gibi Fatma Aras’ın da başvurduğu, şiirlerinde işlediği bir izlekgogu azalan olarak karşımıza çıkıyor. Ancak, bu izlek kitabın tartımı göz önüne alındığında diğer izleklere oranla biraz daha fazla işlenmiş gibi duruyor. Çocuk/çocukluk izleğinin gereğinden fazla Aras’ın şiirine sızması, ister istemez anne(m), baba(m) olgularına ilişkin anıların da bu sızmaya eşlik etmesine neden olmuş.
“Kent yorgunu bir hayat / Düşündükçe üşüten çocukluğum”, “Çocukluğum zaten hep sessizlik”, “Uzanmış balkona / Toz yutmuş ceviz ağacı / Kökü babam dalı annem / Gözlerime yağıyor izleri” gibi.
Fatma Aras, 1954 doğumlu. “Göğü Azalan Kuşlar”a ulaşmasının uzun bir yolculuk sonucu  olduğu düşünülebilir. Ama şairin de şiirin de yaşı yoktur. Nurullan Ataç“Yeni şairin başlıca vasfı eskimemektir.”(4)diyor. İlgi kitapta yer alan bazı şiirlerin eskimeyeceği düşüncesindeyim. Elbette, bu düşünmenin karşılık bulmasında şiir okurlarının yaklaşımı etkili olacaktır.
Fatma Aras“şimdi hiçliğini toplayan bir güz delisi” olarak; “Kerem’in ateşinde” “Aslı’nın tenini” koklayacak ucu bucağı olmayan bir azınlıkla konuşuyor.
 
Notlar:
(*) Fatma Aras, “Göğü Azalan Kuşlar”, Etki/Dize Yayınları, 2012, İzmir.
(1) Octavio Paz, “Öteki Ses”, Syf.75. İnkilâp Kitapevi,1997, İstanbul.
(2) a.g.e. Syf.60.
(3) a.g.e. Syf. 108.
(4) Nurullah Ataç, “Yeni Şiir” Dize Dergisi Mart 2012 Sayı: 197. İzmir.
Vatan Postası Youtube ABONE OLmak için Tıklayınız

Doğrudan cihazınızda gerçek zamanlı güncellemeleri alın, şimdi abone olun.

Yorumlar

Bu web sitesi deneyiminizi geliştirmek için çerezleri kullanır. Bununla iyi olduğunuzu varsayacağız, ancak isterseniz vazgeçebilirsiniz. Kabul et! Oku