KİPA’YI TESCO YAPACAĞIZ! ARTIK KENDİ ADIMLA YAZABİLİRİM!

Yazar Abdullah Çiçek
 

(Bu yazıyı, ‘İlyas Temel Süreyya Dursun’ takma adıyla, yaklaşık 7 ay önce yazmıştım. 2010 Şubat ayı başında KİPA Silivri mağazasındaki işime, sudan sebeplerle son verildi… Kıdem ve ihbar tazminatım ödendi… Kipa işvereni, asıl işten çıkartılış nedenimi tabii ki gizliyor. Ama beni birçok kez İnsan Kaynakları müdürü sendika üyesi olduğum için tehdit etti. “Bırak bu işleri, işinden olursun!” dedi… Ben zaten o zaman sözlü olarak kendisine anayasal ve yasal hakkımı kullandığımı açıkça beyan etmiştim. Şimdi yazılı olarak da adımı koyuyorum, kellemi koyduğum bu davama…

Ayrıca, haksız nedenle işime son verildiği için işe iade ve sendikal tazminat davamı da açacağım. Ve KİPA işvereni, bügüne kadar açılmış tüm davaları kaybettiği gibi, bu davayı da kaybedecek. Çünkü; BİZ HAKLIYIZ! BİZ KAZANACAĞIZ! Ya bana tekrar işbaşı yaptıracaklar ya da 16-20 aylık ücretim karşılığında sendikal tazminat ödeyecekler… TEKEL işçisi kardeşlerimin dediği gibi: ÖLMEK VAR DÖNMEK YOK! ZAFER DİRENEN EMEKÇİNİN OLACAK… 19 ŞUBAT 2010…)
Ne güzel demişsin benden önce yazan kardeşim; “Derdim çoktur hangisine yanayım?” Sana da teşekkür ederim, “Hem okudum hemi de yazdım!” diyen Bursa Carrefour işçisi Nuray kardeşim. İzmir Kipa’dan yazan en eski üye kardeşimin “sendika düne kadar sünnetti, artık farz oldu” cümlesinin altına da imzamı atıyorum.
Bir delikanlı olarak konuşacağım. Bizim başımızda ve karşımızda duran müdürlerin alayı bu ülkenin insanı. Aşağıdaki cümleleri aynen İK ve mağaza müdürüne de söyledim. Kimseye önermiyorum, kimse mecbur değil açıklamaya ama başka mağazalardaki birçok arkadaşımız da söyledi, söylüyor: “Sendikalı mı değil mi diye arkadaşlarıma yasadışı sorular sorup kimseyi rahatsız etmeye hakkınız yok. Ben Tez Koop İş Sendikası’nın üyesiyim. Kardeşim burası ne sizin ne de sizin bir akrabanızın yeri, burası İngiliz TESCO’nun. Babanızın çiftliği gibi ‘idare’ edemezsiniz. Keyfi davranamazsınız. TESCO da siz de genel evrensel kurallara, insan haklarına, ticaret ve iş ahlakına, buranın yasalarına ve anayasasına göre hareket etmek zorundasınız. Siz de biz de bu ülkenin insanıyız. TESCO kendi ülkesinde ve Avrupa’da bilmem kaç bin euroya sendikalı olarak çalıştırdığı işçiyi bu ülkede sefillik sınırının altında ve daha da ağır şartlarda çalıştırıyor…” dedim ve omuzlarımdan öyle bir yük kalktı ki anlatamam… 
Ey Kipa’nın müdürleri, şefleri, yöneticileri, size soruyorum; Türkiye’den bir firma gidip İngiltere’de bir mağaza açsa ve oradaki İngiliz müdüre “buraya sendikayı sokma!” dese o İngiliz müdür ne der? “Hiç merak etme, ben bu İngiliz işçilerin yasal ve anayasal haklarını ne yapar eder engellerim!” diyebilir mi? Sizlerin içinden bazılarınız, daha TESCO size böyle bir şey demeden, kraldan çok kralcılık yapmaya kalkıyorsunuz. Buradaki yasalara göre suç işliyorsunuz. Türk Ceza Yasası’nın 117. ve 118. maddelerini okuyun. Bu konuda yargılanan işveren ve vekillerini araştırın. Üstelik sizler bu ülkenin insanı olarak, yasaları çiğneyerek, sözleşmenizde yazmayan işleri kendinize iş edinip kime yalakalık yapmak için, gene bu ülkenin işçileri olan insanları baskı altına almaya, onların anayasal hakkı olan sendikalaşma haklarını engellemeye çalışıyorsunuz? Bu hangi ahlak anlayışına sığabilir? Hem sonra unutmayın, kraldan çok kralcıları krallar bile sevmez… Kendiniz üye olmayabilirsiniz, size, altınızdaki elemanları getirin üye yapın diyen de yok. Önümüzde durmayın. Hakkımızı siz alamıyorsunuz, bırakın biz alalım. Bu durumdan sizler de yararlanacaksınız. Kurumsal ve sendikal bir yapı motivasyonu ve verimliliği de artıracağı için yönetici olarak daha iyi bir yönetim sistemine kavuşacak, herkesle tek tek uğraşmak zorunda kalmayacaksınız. Keyfi uygulamalar sona erecek. Ama biliyorum, böyle düşünemezsiniz siz. Statükocusunuz. Bugünü kurtarmak istiyor, yarını düşünmek istemiyorsunuz. Ama kendinizi düşünün. İşte 2. bir yönetici kıyımı geliyor söylentileri var. Burada ustalar ve elemanların fazlalığı yok. Her birimiz 2-3 kişinin yapacağı işi yapıyoruz. Ama herkesin bildiği gibi Kipalarda yönetici fazlası var… Bunu TESCO da görüyor… Geçtiğimiz aylarda yöneticilerde azaltmaya gitti. Gerçi kurunun yanında bazı yaşlar da yandı… 
Biliyorum, görüyorum bu sendika bu dükkana gelecek. Daha doğrusu bizler burada sendikal kurumsallığı yaşama geçireceğiz. O zaman sanki bu hakları bize siz vermişsiniz gibi karşımıza çıkacak sırıtacaksınız. Bilin ki o zaman biz de size sırıtacağız. Şimdilik çile çekmeye devam ediyoruz… Beklenen gün gelecek, çekilen çile boşa gitmeyecek. Bu kutsal bir eylemdir. Yunus da 40 yıl odun çekti. Sonunda “en el hak” dedi!
Evet; Kipa’yı TESCO yapacağız. İngiltere’de, İrlanda’da, diğer Avrupa ülkelerinde TESCO neyse Türkiye’de de öyle olacak. Tabi ki ücret farklılıkları olabilir, çeşitli nüanslar olabilir ama oralarda sendika varsa buralarda da olacak. Oralardan daha kârlı bir pazara sahip olduğumuzu biliyoruz. Onun için de burada sendika farz. Türkiye’de Migros, Carrefour, Real, Tansaş gibi tüm uluslararası marketlerin işçileri sendikalı. Bir tek Kipa’da toplu sözleşmeye henüz oturulmadı. Dünyada da bir tek Türkiye’de TESCO’da henüz resmen sendika yok… 
Öyle görünüyor ki; Kipa’yı her yönüyle TESCO yapmaya bizim yerli yöneticilerimizin çoğunun akıl ve beden gücü yetersiz. Onların çoğunda böyle bir vizyon yok. Çünkü onların çoğu yağcılıkla ve başka yerde iş bulamayacakları için buraya yamanmış durumdalar. Bu durumu TESCO da görüyordur, kör değilse. Mevcut yerli yöneticilerin çoğu yeni keşiflerle ve yeni buluşlarla verimliliği artırmak yerine işçinin sırtından ve az sayıda elemanla çok iş yaptırarak, baskı ve zorla kâr edeceklerini zannediyorlar. Pek çoğu, yönetici olmanın avantajlarını kullanarak kendilerine haksız çıkar, kazanç ve avantaj sağlamakla meşguller. Bizler ise üretimin, müşterinin ve işin her an nabzını tutuyoruz. Hangi şefin, grup müdürünün ve müdürün neler yaptıklarını görüyoruz, biliyoruz. Utanıyoruz ve üzülüyoruz. İyi yönetici; işini severek yapan, işçinin gönüllü ve işini sevip işine sahip çıkarak çalışmasını sağlayan, baskıcı olmayan yöneticidir. Kipa yöneticilerinin çoğu ve birçok insan kaynakları yöneticisi bundan habersiz. Ama bizler, daha şimdiden birçok mağazada yarıyı geçmiş ve alnının teriyle aldığı ücreti hakeden, mağaza için vazgeçilmez ustalar ve elemanlar olarak çalışmayı yaşam biçimi yapan bizler, Kipa’nın TESCO olabilmesi için kendi üzerimize düşen her şeyi gönüllü yapıyoruz ve yapacağız… Çünkü TESCO bizim işyerimiz. Çünkü bizler TESCO’yu emekli olabileceğimiz bir işyeri yapacağız. Bunun için de hem verimlilik, hem de kurumsallık adına, sadece büyüyen değil gelişen bir TESCO için, keyfi ve yanlış uygulamaların durdurulduğu, yağcılıkla ya da şunun bunun adamı olarak değil bileğinin hakkına ve hak ederek şef ve yönetici olunan bir TESCO için işyerimizde sendikal kurumsallığı hayata geçiriyoruz. Kimse gölge etmesin…
Şu an gerçekten ekonomiden, ticaretten ve perakende sektöründen anlayan, bilimsel çalışan bir kurum gelse ve yöneticiler dahil tüm Kipa çalışanlarının içinden mağazalarda gerçekten işi yürüten, VAZGEÇİLEMEZ, İŞİNİN EHLİ elemanları, ustaları, şefleri, müdürleri belirlese, bu belirlenenlerin en az %90’ının sendika üyesi olduğu bir gerçektir. Bunu biraz baktığını gören yöneticiler de az çok bilir, bilmese de hisseder… Onun için artık Kipalarda sendika var mı yok mu tartışması bitmiştir. Kipalarda fiili olarak sendika vardır. Sayımız 4000’e yaklaştığı zaman da, Çalışma Bakanlığı onaylı çoğunluğumuzla, toplu sözleşme masasında resmi olarak var olacağız…