Kâbus Geri Döndü: El Niño

Dünya Sağlık Örgütü geçtiğimiz günlerde önemli bir uyarı yaptı. Uyarı El Niño’nun bu yıl 60 milyon kişiyi tehdit etmesiyle ilgiliydi.  Bu uyarı aslında iklimin insan sağlığı üzerine etkilerini ortaya koyması açısından önemli bir örnek. Küresel iklim değişikliğinin de gelecekte yol açabileceği sağlık sorunlarının nasıl ortaya çıkabileceğini ya da yoğunlaşabileceğini bize somut olarak gösteriyor.

İspanyolca “çocuk” anlamına gelen bir sözcük olan El Niño, Pasifik Okyanusunda oluşan, doğal ve iklimle yakından ilişkili bir dizi sürecin adı. Bu süreçle oluşan etkiler sadece Pasifik Okyanusunu ve çevresini değil aslında dünyanın birçok bölümünün iklimini etkiliyor. El Niño Afrika’nın tropikal bölgelerinin, Asya-Pasifik bölgesinin ve Latin Amerika’nın yağış ve sıcaklık özelliklerini doğrudan etkiliyor, farklı bölgelerde de dolaylı etkilere neden oluyor.

El Niño fenomeninde(olayında) belirli aralıklarla –ki bu aralık 2-5 yıl arasında değişebiliyor- Pasifik Okyanusu’nun Avustralya ile Güney Amerika arasında kalan bölümündeki akıntıların yönünde ve yüzey suyu sıcaklıklarında değişiklikler meydana geliyor. Normalde bu alandaki rüzgârlar yüzeydeki sıcak suları batıya sürükleyerek bir dolaşım sağlıyor. Bu rüzgârların çok da net olarak bilinmeyen nedenlerle durması ya da zayıflaması bu dolaşımı bozarak bu alanda sıcak suyun yükselmesine yol açıyor. Bu durum, birbiri ardına gelen değişimlere ve etkilere yol açan olaylar zincirini de başlatmış oluyor.

Son 20-30 yılda daha sık oluşmaya başlayan ve “özellikle 1990’da başlayan ve 1998’de sona eren en uzun süreli El Niño olayları, geçen 125 yıl ile karşılaştırıldığında olağandışı olarak değerlendirilmekte” olan El Niño, DSÖ’nün bir uyarı yapmasına neden oldu.  Çünkü El Niño’nun 2015-2016 döneminde son yılların en kötüsü olacağı tahmin ediliyor. DSÖ başta sel ve bulaşıcı hastalıklara(sıtma, kolera gibi) bağlı ciddi sağlık sorunlarına yol açan 1997-1998 dönemi El Niño’sundan daha kötü bir dönem bekliyor.

Yapılan hesaplamalara göre El Niño’nun yaratacağı etkiler 60 milyon insanın sağlığını etkileyecek. Yedi ülke yüksek risk altında (Etiyopya, , Lesotho, Kenya, Papua Yeni Gine, Somali, Tanzanya ve Uganda).

El Niño’nun neden olacağı hava olaylarının içinde bulunduğumuz Ocak ayında pik yapacağı ve etkilerin Nisan ayından itibaren azalacağı, sağlık etkilerinin ise yıl boyunca görüleceği belirtiliyor. DSÖ sağlık sonuçlarını iki ana durulma ilişkilendirmiş: yağışların artışı (buna bağlı oluşan seller, fırtına, kasırga benzeri meteorolojik afetlerde artış) ve çeşitli olayların sıklığında ve etkisinde artış ki bu başlıkta kuraklık ve yangınlar ön plana çıkıyor. Dolayısıyla bu aşırı hava olaylarının yol açtığı sağlık sorunları yoğun olarak ortaya çıkıyor. DSÖ beklenen sağlık sorunlarını altı başlıkta özetlemiş:

 

  • Oluşacak kıtlık ve sellerin güvensiz gıda sorunlarının ve beslenme bozukluğunun artışına ve bulaşıcı hastalıklara daha açık hale gelinmesine neden olması bekleniyor.
  • Kıtlık, sel ve aşırı yağışların doğrudan can kaybına, yerinden olmuş insan topluluklarına, su ve vektörlerle bulaşan hastalık salgınlarına yol açması, sağlık kuruluşlarının etkilenmesi ile rutin hizmetlerin aksaması ve oluşan acil ihtiyaçlara yanıt verme kapasitesinin azalması bekleniyor.
  • Daha önce yaşam süremediği bölgelerde sıcaklıkların değişmesi nedeniyle vektörlerin bulunması ve üremesi sonucu vektör kaynaklı hastalıkların görülme ve yayılmaya başlaması, salgınlar ortaya çıkması bekleniyor.
  • Hijyen altyapısının hasar görmesi ve seller nedeniyle su kaynaklı hastalıklarda artış bekleniyor.
  • Aşırı sıcak ve kuru havanın sıcak dalgalarında, yangınlara, hava kalitesinin bozulmasına, sonulum yolu hastalıkları sıcak stresi/çarpmaları gibi durumların artışına neden olması bekleniyor.
  • Yerinden olmuş kişilerin ve mülteci kamplarında yaşamak zorunda kalanların da bu sorunlardan daha yoğun olarak etkileneceği tahmin ediliyor.

 

Bu etkileri daha da çeşitlendirmek mümkün elbette. Önemli bir kısmı da beklenmenin ötesinde ortaya çıkmaya başlamış sağlık sorunları. Örneğin Orta Amerika’da 4.6 milyon kişi şu anda kuraklıktan etkilenmiş durumda ve 2016’nın ilk yarısında bu kuraklık ve su yokluğunun yaratacağı beslenme bozukluğu ve ishaller yoksulları vuracak. Peru, Ekvador ve Bolivya’da yoğun seller bekleniyor.

El Niño’nun neden olacağı olaylara bağlı olarak kolera, sıtma, kızamık gibi bulaşıcı hastalıklar artıyor. Tanzanya’da aşırı yağış ve seller nedeniyle 12 bin kolera vakası ortaya çıkmış durumda ve diğer ülkelere de yayılacağı tahmin ediliyor.

UNICEF hazırladığı bir raporla çocuklar için alarm veriyor. Rapora göre El Niño nedeniyle sadece Doğu ve Güney Afrika’da 11 milyondan fazla çocuk risk altında.

El Niño bu ülkeler dışındaki bölgeleri de bir şekilde etkiliyor. Soğuk sert kışlar, aşırı yağışlar, kuraklıklar vb. olaylar, “mevsim normalleri dışındaki” meteorolojik durumlar El Niño ile ilişkilendirilebiliyor.

Gıda fiyatlarının 2008 ve 2011 yıllarındaki sert artışlarından sonra yeni bir artışın 2016 El Niño’su sonrası beklendiğini de ekleyelim.

“İklim mülteciliği” olgusuna El Niño’nun yarattığı etkiler ile örnek oluşturuyor.  Konunun bir önemi de El Niño olayının aslında iklim değişikliğinin neden olabileceklerini göstermesi. 2015 yılının 10 ayı 136 yıl içerisinde kaydedilen en sıcak dönem olarak gerçekleşmiş durumda ve El Niño sonrası daha da sıcak bir yıl bekleniyor.

El Niño kklim değişikliğine nanik yapmak yerine olayı ciddiye almak gerektiğini gösteren önemli bir durum.

Cavit Işık Yavuz http://www.halkinsagligi.org/kabus-geri-dondu-el-nino-cavit-isik-yavuz/

Kaynaklar

http://who.int/hac/crises/el-Niño/el-Niño-health.jpg?ua=1

http://who.int/hac/crises/el-Niño/22january2015/en/

http://www.mgm.gov.tr/FILES/iklim/elnino.pdf

http://who.int/hac/crises/el-nino/who_el_nino_and_health_global_report_21jan2016.pdf

http://www.unicef.org/media/files/WAKE_UP_CALL_El_Nino_UNICEF_Report_FINAL.pdf