JACOBO ACOSTA VE LUİS PRİMO: VENEZÜELLA DEVRİMİNDE İŞÇİLERİN BUGÜNKÜ ROLÜ

Yazar sendika.org’dan
  

El Militante*, Ulusal İşçi Sendikası (UNT) ve Yerel Toplumsal Konsey Üyesi Jacobo Acosta ile Caracas’ta PSUV (Venezüella Birleşik Sosyalist Partisi) ve yerel işçi konseylerinin geleceği hakkında konuştu.



El Militante: Devrimci bir sendika lideri ve aynı zamanda kendi bölgenizde Yerel Toplumsal Konsey’in üyesi olarak işçi hareketlerinde tartışılmaya başlanan işçi konseyleri hakkında izlenimleriniz nedir? 


Devrimci görüşe göre, Başkan Chavez’in tasarladığı gibi işçi konseyleri “devrimin beşinci motoru” olan “halk gücünün patlaması”na ve yerel konseylerin geliştirilmesine bağlanmalı. Her işyerinde işçi konseylerini geliştirmeliyiz ve bunlar yerel konseylere bağlantılı olmalı. Bazı sendika başkanları yerel konseylerin sendikaların sonunu getireceğinden korkuyor. Ben ise işçi konseylerinin sendikalar ve yerel konseylerle ortaklaşa, ibirliği içinde çalışması gerektiğine inanıyorum. Devrimin her motoru bir birine bağlı olmalı. Örneğin, eğer fabrika içine sokulmazsa “Ahlak ve Aydınlanma Misyonu”nun (Mission Moral y Luces) anlamı nedir? Sosyalizmi kurmak için işçi sınıfı çok gerekli ve eğer biz iş yerlerinde işçi konseyleri kurmayı ve bunları yerel konseylerle bütünleştirmeyi başarırsak, sonuç Lenin’in 1917 devrimi gibi olabilir -İşçi, Asker, Köylü Konseyleri. PSUV ve Başkan Chavez’in kurulmasını istediği Sosyalist Taburlar hakkında düşünceleriniz nedir?


Şu anda PSVU üzerine çok tartışmalar oluyor. “Değişim Bloğu” partilerinden bazıları tereddüt ediyor, diğerleri partinin kuruluşunu kontrol edebilmek için girişime katıldılar bile. Bu da Birleşmiş Parti’nin sağlam temelinin bugün kapanmakta olan partilerden değil, toplumsal ve sosyal örgütlerden ve özellikle işçi hareketlerinden gelmesi gerektiğini gösteriyor. Burada CMR’nin (Devrimci Marksist Eğilim) oynayacağı rol çok önemli. Henüz katılmayan partilere gelince, Venezüella Komünist Partisi tarihî, kuvvetli militanları olan bir parti; konuyu tartışacak zamana ihtiyaçları var. PODEMOS ve PPT liderleri ellerindeki politik güçten vazgeçmek istemiyor.


UBE’lere (içten gelişme grupları) olanlar sosyalist taburların da başına gelsin istemiyoruz. UBE’ler alt bireylerin girişimiyle oluştu ama yanlız bırakıldı; bir kısmı dağıldı, bazılarını bürokrasi kontrol etmeye başladı. Taburların durumu farklı çünkü onlar yerel işçi konseyleriyle bağlantılı olacak ve devrimin üçüncü motoru “Ahlak ve Aydınlanma”dan yardım görecek. “Ahlak ve Aydınlanma”nın asıl işlevinin toplumu ve bilicini dönüştürmek olduğunu unutmayalım.




**


El Militante Luis Primo ile de görüştü. Primo UNT’nin ve Devrimci Marksist Eğilim’in önde gelen üyelerinden. 24 Ocak’ta Chavez’in Theatre Teresa Carreno da yaptığı PSUV’nin kuruluş toplantısında partinin tanıtımı için yemin eden 3000 kişinin arasındaydı. El Militante’ye, şirketlerin işgali ve kamulaştılmasında, partinin yapılandırılması ve işçi konseylerinin geliştirilmesinde işçi sıınıfına ve özellikle UNT’ye düşen görevler hakkında düşüncelerini söyledi. 


El Militante: Görevlerinizden biri PSUV’de Sosyalist Taburları oluşturmak. UNT liderlerinden biri olarak, PSUV’nin doğuşu ve geliştirilmesinde işçi sınıfının rolü hakkında görüşleriniz nedir?


Primo: Başkan Chavez’in PSUV ve işçi sınıfı hakkında söyledikleri; işçi sınıfı devrimci sürecin öncülüğünü yapmalı ve bu tarihi anda Birleşik Sosyalist Partinin önemli bir rolü var. Kapitalizm bütün dünyada kriz içinde ama kendiliğinden batmayacak. Bütün dünyada devrimci bir sürecin başlatılması gerek. Bu mücadelede işçi sınıfının bütün dünyada birleşmesi de gerek. Devrimci süreçin merkezi şu anda Latin Amerika’da, daha somut olarak Venezüella’da. Venezüella işçi sınıfının bu birliğe ulaşmak için işçi sınıfını biliçlendirmede, gücü kapitalizmden geri almak ve devleti ele geçirmek için toparlanmakta sorumluluğu var da denebilir. Bugün işçi sınıfının, PSUV’yi yaratmanın yanı sıra, en önemli işi bu.


Tam şu anda işçi sınıfının asıl görevi devrimci bir devlet yaratmak ve devlet gücünü ele geçirmek olmalıyken, bazı sendika liderlerinin eğilimi ve aldıkları kararların hatalı olduğunu düşünüyoruz. Sadece bu anlık isteklerde, örneğin asgari ücretin hükümetin önerdiği 700,000 Bs yerine1,400,000 Bs olması, Venezüella işçi hareketinin hedefini sadece toplu iş sözleşmeleri yapmak veya ücretleri arttırmak olduğu gibi.


Bu iş yerlerinin haklı ve gerekli isteklerinden vazgeçmesi demek değil. Daha da genişletilmesi gereken toplusözleşme konuşmalarını unutacak değiliz ama toplu iş sözleşmelerinde ücretlerin arttırılması vs. gibi konuların politik devrime göre ikincil olması gerektiği apaçık ortada. Latin Amerika’da, dünyada ve özellikle Venezüella’da sosyalizmi kuracak sırada, devrimci bir dönemde yaşıyoruz; işçilerin devrimci bilinçlerini geliştirecek, kendini bir güç olarak oluşturacak, devrimci bir devleti yapılandıracak ve kapitalizmi yok edecek bir an. İşçi sınıfı eğer Venezüella devrimin öncülüğünü yaparsa ve üstüne düşen görevleri yerine getirirse, bu bütün dünyada kapitalizmin yarattığı krize karşı hareketleri yüreklendirecek.


2002-2003 yıllarında, en başından beri, fabrika işgallerine dikkat çeken ve işçi yönetiminde kamulaştırma ve işçi konseyleri kurulması hakkında somut önerilerde bulunan ilk birkaç UNT liderlerinden biriydiniz. Bugünkü tutumunuz nedir?


Devrimci İşgal Edilmiş Fabrikalar Cephesi’nin (FRETECO) ana prensibi, UNT’de örgütlenen işçileri sınıf bilincini yükseltmede yönlendirebilir ve işçileri birleştirmede ve devrimi güçlendirmede önemli bir rol oynayabilir. FRETECO, özellikle iki kilit fabrikada çok iyi çalışıyor: INVEVAL ve Sanitarios Maracay. Bu şirketler işçi idaresi ve kontrolü konusunda çok önemli deneyim oluyor.


UNT’nin şu anda esas görevi işçiler için bir mücadele programı hazırlamak. Bu programın en önemli kısmı örgütlenme, şirketlerin işgali ve aynı zamanda işçi konseylerinin kuruluşunu hızlandırmak olmalı. Bu işçileri daha iyi bilinçlendirecek ve kapitalistlerin elinden alınan şirketlerin işçiler tarafından idaresini sağlayacak. Hemen harekete geçmeliyiz ve işe özellikle yiyecek endüstrisinde fabrika komiteleri kurarak başlamalıyız. Bu şekilde harcamalar, üretim vs işçilerin denetimine geçer. Sabotaj sonucu oluşan yiyecek istifleme ve kıtlığı ancak bu şekilde önlenebilir.


El Militante- Corriente Marxista Revolucionaria (Devrimci Marksist Eğilim)


9 Nisan 2007


[In Defense of Marxism’den Emine Kunter tarafından Latinbilgi için çevrilmiştir]