VATAN POSTASI
Yaşamımızı Savunmak Üzere,Duygu,Düşünce ve Davranış Birliğini Gerçekleştirmek İçin Varız.

İngiltere Ortadoğu’daki payını İran ile güçlendirmek istiyor

0 61

İngiltere Ortadoğu’daki payını İran ile güçlendirmek istiyorOrtadoğudaki savaşların, özellikle de Irak, Suriye, ve ISIS savaşlarının bir petrol kavgası olduğunu artık biliyor olmamız gerekli. Bu savaşlar, emperyalizim eliyle bölgeye demokrasi ve insan haklarının korunması adı altında gelmiştir; ancak, bunların hepsi yalandır. Amaç bölgenin petrol ve doğal kaynaklarının hortumlanmasıdır. Burda önemli olan kimin, yüzde kaç pay alacağıdır. Yoksa insanlar ölmüş, yaralanmış, göç etmişler…hiç kimsenin umurunda değidir.

Son çıkar çatışmalarında Londra atağa geçmiş ve İsrail’i kötüleme ve/veya küçük düşürme propagandasına girişmiştir. Bilindiği gibi geçen hafta, İngiltere dört sene aradan sonra Tahran ile diplomatik ilişkiler içine girdi ve İngiltere’nin Tahran Büyükelçiliğini tekrar hizmete açtı. Açılış da bizzat İngiltere Dışişleri Bakanı Philip Hammond yaptı..
İran ile iyi ilişkiler içine girmek isteyen sadece İngiltere değil. Avrupa’nın diğer ülkeleri de İran ile olan ilişkilerini üst düzeye taşıma gayretindeler. Hatta 14 Temmuz tarihinde Viyana’da dünya güçleri ile imzalanan nükleer anlaşmadan önce ve İran’a uygulanan uluslararası cezai muidelerin kaldırılmasından önce de avrupa ülkeleri İran’ın kapısını çalmaya başlamışlar.
Buna göre İngiltere diğer ülkelerin gerisinde kalmayarak İran’dan neler istediğini ve İran’a neler teklif edebileceğini İngiliz Financial Times aracılığıyla duyurmuş. İsrail merkezli DEBKAfile’ın haber olarak verdiği İngiliz Finansial Times raporunda belirtilen maddeler şunlar:
1) İngiltere, İran’ın petrol ve doğal gazından en az $150 milyar dolarlık bir sözleşme bekliyor.
2)İran, İngiltere’nin istihbarat kaynaklarını ve güçlü medyasını kullanarak İsrail’in dünya enerji marketindeki gücüne sekte vurabilir yani İrana bu konuda yardım ederiz.
3)İngiltere’nin dış politakası ABD’nin dış politikasıyla aynı noktada birleşebilir. Obama yönetimi, ISIS ile mücadelesinden dolayı Kuzey Irak’taki Kürt özerk bölgesinin başkanı Mesut Barzani’yi ön plana çıkartıp ona şampiyon gözüyle bakabilir; ancak pratikte durum bazı farklıliar içeriyor. ABD yönetimi, Tahran ve Bağdat’ın isteklerini karşılamak için, ISIS’i bozguna uğratmak isteyen Kürtlere devamlı olarak ağır silahlarda bir kısıtlamaya/kesintiye gidiyor.
Londra’nın İsrail’i küçük düşürerek puan almak istemesindeki gerçeklerde şöyle ifade ediliyor. Bundan tam bir sene önce Kürt özerk bölgesindeki Kerkük petrolü Türkiye’nin güney bölgesindeki petrol boru hattı ile Türkiye’nin Ceyhan limanına taşınır ve daha sonra İsrail’in Ashkelon limanına gelerek ham petrol boşaltır. Ancak kimi medya da Amerikan savaş gemisinin gizlice bir milyon varil Kürt petrolünü taşıyan Birleşik Kalvyrta adlı tankeri takip ettiğidir. ABD savaş gemisinin görevi petrolün herhangi bir limanda boşaltılmasına engel olmaktır. Çünki ABD kargodaki ilgili petrolün sadece Kürdistan Bölgesel Hükümeti (KRG)’ye ait olmadığını Irak hükümetine ait olduğunu düşünüyor olmasıdır. Bu arada arka planda nükleer anlaşmalarda belirli bir yol kat etmeyi planlayan ABD, İran’a Şii egemenlindeki Irak hükümetini nasıl koruyup, kolladıklarını göstermek istemektedirler. Ancak Kürt petrolünü taşıyan tanker Amerikan savaş gemisinin gizli takibi altındayken Mısır Sina yarımadasının kuzeyinde uydu radarlarından kayıp olur ve iki gün sonra boş olarak İsrail yakınlarında tekrar ortaya çıkar.
Bunun üzerine Natenyahu tarafından sırtından vurulan ABD, İran’a karşı mahçup olmuştur. Peki Natenyahu neden ağbisine karşı gelmiştir? Bunun nedenini de DEBKAfile şöyle veriyor.
1) Kürt petrolünün ucuz olması.
2) Natenyahu’nun Obama yönetimi ile hem nükleer İran ve hem de genel Ortadoğu politikasında aynı pencereden bakmadıkları. Natenyahu Kürtlerin ISIS ile mücadelelerinde kendi silahlarını Kerkük petrol satışlarından elde ederek temin etmelerinin uygun olduğunu düşünüyormuş. Zaten bu alış-verişler olurken ham petrolde $100’lik bir artış olmuş ve ISIS Erbil’e doğru ilerliyormuş. ISIS’in Erbil’e ilerlemesini önlemek için Kerkük petrolünü İsrail alıyor ki Barzani de para kazanıp ağır silahlar alsın ve ISIS’i durdursun. Burda önemle vurgulanmak istenen Washington Musul’un ISIS’in eline düşmesine aldırış etmemiş olabilirmiş ancak İsrail dost Erbil’in düşman eline geçmesini önlemek için elinden gelen herşeyi yapmaya hazırmış.
Ortada aç gözlü sırtlanların kemik savaşı devam ederken kim kimi kandırmaya çalışıyor belli değil. Belli olan tek şey Ortadoğudaki savaşların petrol ve doğal kaynaklarla doğru orantılı olduğudur.
Kaynak: 24 Ağustos 2015 tarihli DEBKAfile Özel Raporundan esinlenerek Türkçeye çevrilmiştir. Bir-e-bir tercüme değildir.www.debka.com/article/24834/
(DEBKAfile, Ortadoğu üzerine odaklı terör, istihbarat, ulusal güvenlik, askeri ve uluslararası ilişkiler üzerine analizler yapan Kudüs merkezli bir İsrail istihbarat sitesidir.)
NALAN EROL – theexpose.us

Vatan Postası Youtube ABONE OLmak için Tıklayınız

Doğrudan cihazınızda gerçek zamanlı güncellemeleri alın, şimdi abone olun.

Yorumlar

Bu web sitesi deneyiminizi geliştirmek için çerezleri kullanır. Bununla iyi olduğunuzu varsayacağız, ancak isterseniz vazgeçebilirsiniz. Kabul et! Oku