İNGİLİZ HİPERMARKET DEVİ TESCO-KİPA'NIN SİLİVRİ'DEKİ "İMAR OPERASYONU"

İngilizcesi için tıklayınız

Yazar:VATAN – HÜRRİYET -VATAN POSTASI
İNGİLİZ TESCO-KİPA “İSTANBUL’UN İKİ YAKASINI BİRARAYA GETİRECEK”MİŞ!!!
BUGÜNKÜ VATAN GAZETESİ’NİN HABERİNE GÖRE TESCO-KİPA, İSTEDİĞİ TÜM İMAR DEĞİŞİKLİĞİ YERİNE GETİRİLDİKTEN SONRA, SİLİVRİ BELEDİYESİ’NE 325 BİN YTL BAĞIŞLADI. ÜSTELİK BU ADRESE TESLİM BİR “BAĞIŞ”. BELEDİYE, YETERLİ KAYNAĞI OLMADIĞINDAN KAMULAŞTIRAMADIĞI BİR BİNA İÇİN 325 BİN YTL’Yİ TESCO-KİPA’DAN İSTEDİ. BU PARAYI ALDI VE BİNAYI DA ‘SANAT VE DİYALOG EVİ’ YAPTI…
İNGİLİZ TESCO-KİPA’NIN VE AKP’Lİ BELEDİYELERİN “SANAT”TAN VE “DİYALOG”DAN NE ANLADIKLARI BELLİ OLDU…
OYSA KÜLTÜR DE SANAT DA ESTETİK DE DİYALOG DA KONUŞARAK ANLAŞMAK DA; PARANIN, SERMAYENİN, EGEMEN KİŞİ, SINIF VE ZÜMRE ÇIKARLARININ DAR KALIPLARI İÇİNE SIĞMAYAN, İNSANI İNSAN YAPAN TEMEL DEMOKRATİK, SOSYAL VE EVRENSEL DEĞERLERDENDİR…
HİÇBİR “YABANCI SERMAYEYİ TEŞVİK KANUNU”, ONLARA, ÜLKELERİNDE YAPAMADIKLARI HOYRATLIKLARI, FÜTURSUZLUKLARI, YASA TANIZMAZLIKLARI, İNSAN-DOĞA-TOPLUM ÇAPULUNU VE HOVARDALIKLARI BURADA YAPMA HAKKI VEREMEZ…
KENDİ ÜLKELERİNDE VE TÜM AVRUPA’DA UYMAK ZORUNDA OLDUKLARI İNSAN HAKLARINA VE ÇALIŞANLARININ SENDİKAL ÖRGÜTLENME HAKKINA SAYGILI OLMAYI TÜRKİYE’DE DE GÖSTERMEK ZORUNDALAR…
EĞER; “BİZ KENDİ ÜLKEMİZDE DE İNSAN HAKLARINA VE ÇALIŞANLARIN SENDİKAL ÖRGÜTLENME HAKLARINA SAYGI GÖSTERMİYORUZ; BİZİM ÜLKEMİZDE(TESCO’DA) İŞÇİ SENDİKASI YOK ZATEN” DİYECEKLERSE, BU ÇOK ÖNEMLİ. BU BÖYLEYSE GERÇEKTEN BİLMEK İSTERİZ. ÇÜNKÜ BU, PEK ÇOK İKİ YÜZLÜLÜĞÜ YA DA ÇİFTE STANDARDI AÇIĞA ÇIKARACAKTIR…
EN AZ ANAVATANLARINDAKİ KADAR BURADA DA YASALARA, İNSAN HAKLARINA UYGUN DAVRANMALARI GEREKTİĞİNİ HAYAT ONLARA ÖĞRETİR. AKSİ HALDE, SADECE KENDİ ÜLKELERİNDE SURETİ HAKTAN YANA GÖRÜNENLERİN “MUMU YATSIYA KADAR YANAR”, MASKELERİ, KEPLERİ HER YERDE DÜŞER, GERÇEK YÜZLERİ VE KELLERİ AÇIĞA ÇIKAR, DİMYAT’A PİRİNCE GİDERKEN ELDEKİ BULGURDAN DA OLURLAR, DÜNYAYA REZİL OLURLAR…
»İngilizcesi için tıklayın. Yolsuzlukları İzleme Masası Başkanı Cemaliye Aykol’un konuyla ilgili açıklaması şöyle:
AKP Milletvekili Şaban Dişli’nin (Tesco-Kipa hipermarket devinin Silivri mağazasının) arsasının alımında, imar durumunu değiştirmek karşılığı 1 milyon dolar iş takibi ücreti talep ettiği ve bu talebinin ilgili şirket tarafından yazılı bir protokole bağlandığı ortaya çıkmıştır.
Her sıkıştığında aldığı yüzde 47’lik oyun arkasına gizlenen ve halka hizmeti ağzından düşürmeyen AKP’nin kendine olan hizmetleri de bir bir ortaya çıkmaktadır. AKP’li belediyelerin yolsuzluluklarının yanında şimdi de bir milletvekilinin iş yapma karşılığında imzaladığı 1 milyon dolarlık protokolle karşı karşıyayız.
Bugüne kadar ülkemizde birçok rüşvet skandalı yaşanmıştır. Ancak bu kadar açık, imzalı, şahitlerin huzurunda imzalanan Oktay Ekşibir rüşvet anlaşmasına ilk kez tanıklık etmekteyiz. Görülen o ki AKP’lilerin güvendiği yüzde 47’lik oy, onlarda rüşvetin bile belgelenebileceği rahatlığını yaratmıştır…
KONUYLA İLGİLİ OLARAK HÜRRİYET GAZETESİ KÖŞE YAZARI OKTAY EKŞİ’NİN DÜNKÜ YAZISI DA, ARSANIN ALINIŞINDAKİ “İLİŞKİLER”E DEĞİNİYOR…

TUT SÖZÜNÜ
BİR süredir eleştiri ve çıkışlarıyla dikkati çeken CHP Meclis Grup Başkanvekili Kemal Kılıçdaroğlu, son bombasıyla hem AKP Genel Başkan Yardımcısı Şaban Dişli’yi hem
de Başbakan Tayyip Erdoğan’ı sıkıntıya soktu…
Gazetelerden öğrendinizse, “Tayyip Erdoğan’ın ne ilgisi var?” diyebilirsiniz.
O noktaya gelmeden, konuyu bilmeyenler için bir özet yapalım:
Kılıçdaroğlu birkaç gün önce gazetecilere bir belge dağıttı. Belge Silivri’deki bir arsanın Mehmet Karasu isimli biri tarafından satın alınmasıyla ilgili. Karasualdıktan sonra arsayı içine alan
bir “imar değişikliği” yapılması öngörülüyor. Böylece arsa değerlendikten sonra AKP
Sakarya Milletvekili Şaban Dişli’ye net 1 milyon ABD Doları ödenmesi taahhüt ediliyor.
Sonuçta arsa 3.4 milyon ABD Doları’na alınmış. Sonra imar değişikliği yapılarak Tesco isimli şirkete 13 milyon ABD Doları bedelle satılmış. Ve Şaban Dişli de sözü edilen 1 milyon ABD Doları’nı almış.
Şimdi soru şu:
O imar değişikliği Şaban Dişli tarafından sağlanmadıysa Dişli’ye bu 1 milyon doları ödeme vaadine ne gerek vardı?
Şaban Dişli’nin, “O para benim birikimimdi. Karasu’nun istediği kredinin teminatı olsun diye ben yurtdışındaki paramı getirmiştim. İşlem bitti, paramı geri aldım. Başka bir şey yapmadım” anlamındaki açıklamasına inanılabilir mi? İnanılması için öncelikle sözünü ettiği
parayı yurtdışından getirdiğini ispatlaması gerekmez mi?
Bir de Şaban Dişli’nin amcaoğlu Davud Dişli’nin Sapanca Gölü havzasında hem imara kapalı,hem de hazineye ait arsa üzerinde inşa ettirdiği Sırma Su Fabrikası isimli tesis konusu
var. Kılıçdaroğlu onu da gündeme getirdi ama yer darlığı nedeniyle şimdilik bırakıyoruz.
Biz asıl:
“Gelin yolsuzluklar üzerine birlikte gidelim. Kimin elinde dosya varsa bunu bize versin. Üzerine gitmezsek bizim o zaman yakamıza yapışsın, hesap sorsun”(18 Nisan 2003);
“Kim bu ülkede yolsuzluk yapıyorsa, hortumculuk yapıyorsa, karşısında bizi bulur” (27 Şubat 2004);
“Yolsuzluğa bulaşanı devletten de partiden de atarım” (1 Nisan 2006);
“Eğer kendi atadığımız adam bu yolsuzluğu yapıyorsa, kusura bakmasınlar onun da kafasını koparırız. Milletvekili arkadaşlarımız varsa yolumuzu ayırırız. (…) Varsa belge getirirsiniz. Biz arkasını kovalarız” (18 Şubat 2005);
“Yolsuzluk bizim kitabımızda yoktur. Bunu böyle bilin” (3 Mart 2006);
“Yolsuzluk ve yasaklarla mücadeleye devam edeceğiz” (1 Haziran 2006);
“(…) Yolsuzluk, nitelikli dolandırıcılık, nitelikli hırsızlıktır. (…) Bu dönemde de buna tevessül edenler olabilir. Olacaktır da… Ancak şunu samimiyetle ifade ediyorum, buna tevessül eden her kim olursa olsun asla müsamaha görmeyecek ve gereken cezaya da çarptırılacaktır” diyen Tayyip Erdoğan yukarıdaki sözlerini bu konuda tutacak mı, onu soruyoruz?