İKTİDARA YANIT: NEŞET ERTAŞ TEKEL DİRENİŞİNE

Yazar Vatan Postası  

NEŞET ERTAŞ TEKEL DİRENİŞİNE 

TAYYİP ERDOĞAN’A VE HÜKÜMETE YANIT: AŞKSIZ VE SEVGİSİZ YAŞAM OLMAZ TIKLAYIN

Gel sevelim sevileni seveni

Sevgisiz goğüller gülmüyor canım
Gel sevelim sevileni seveni
Sevgisiz suratlar gülmüyor canım
Nice gördüm dizlerini döveni
Giden ömür geri geriye gelmiyor canım
Nice gördüm dizlerini döveni
Giden ömür geriye gelmiyor canım

İçi gülmiyenin dışı güler mi

Sevgisiz muhabbet hakka değer mi
Özü gülmüyenin yüzü güler mi
Göğülsüz muhabbet haka değer mi

Seven insan gaşlarını eğer mi

Zorunan güzellik olmuyor canım
Seven insan gaşlarını eğer mi
Zorunan güzellik olmuyor canım

Sevgi haktır seven alır bu hakkı

İçi güler dışından da görünür farkı
Sevgi haktır seven alır bu hakkı
İçi güler dıştan görünür farkı
Sevmeyene akmaz sevginin arkı
Boş lafınan oluklar dolmuyor canım
Boş lafınan değermen dönmüyor canım


Bir zaman aşık olunca sen de sevmiştin
O anda dünyayı nasıl görmüştün
Bir zaman aşıkken sen de sevmiştin
O anda dünyayı nasıl görmüştün
Sanki cennetin bağına girmiştin
Sanki cennetin bağrına girmiştin
Çokları bu hakkı bilmiyor canım
Çoğları bu hakı bilmiyor canım


Aşkın ataşına yandım alıştım
Bu ataş içinde aşkla tanıştım
Doğru mu yanlış mı deyi danıştım
Sevgisiz haka kul olmuyor canım
Sevgisiz hak kabul olmuyor canım
Sevenin goğnügde yanar ışıklar
Kaybolur karanlık tüm dolaşıklar
Sevenin goğnügde yanar ışıklar
Çözülür duğümler tüm dolaşıklar
Garibim sevenler bunca aşıklar
Boş hayale boş boşuna gelmiyor canım
Boş hayale boşa yelmiyor canım
TEK GIDA İŞ GENEL BAŞKANI MUSTAFA TURKEL’İN BAŞBAKAN’A YANITI: Sn. Başbakan bu gün (22.01.2010) parti grup toplantısında TEKGIDA-İŞ Sendikası Genel Başkanı ve TÜRK-İŞ Genel Sekreteri olarak şahsımı, TEKGIDA-İŞ Sendikası’nı ve 39 gündür eylem yapan TEKEL işçilerini hedef alarak, haksız ve mesnetsiz açıklamalar yapmıştır….
Her şeyden önce, ülkenin Başbakanı olarak Ankara’nın ortasında 39 gündür yükselen sese ve yaşanan soruna çözüm aramak yerine, hala suçlamalarla cevap verilmesini ve boyun eğme dayatmalarına başvurulmasını esefle karşılıyoruz. Sn. Başbakan’ın açıklamalarına gelince;
1-      TEKGIDA-İŞ Sendikası ve üyesi TEKEL işçileri Sn. Başbakan’ın iddia ettiği gibi asla ajitasyon(kışkırtma) yapmamaktadır. Ücretlerinin düşürülmesini, sosyal ve sendikal haklarının kaybını ve kölelik düzeni içinde çalışmayı kabul etmeyerek, uluslararası ve iç hukuk kuralları çerçevesinde hakkını aramaktadır.
2-      Sn. Başbakan “iki yıl önce geldiler, 6 ay ötele dediler” diyerek, TEKGIDA-İŞ Sendikası’nı olmayan bir anlaşmayı “bozmakla” suçlamaktadır. Daha önce de defaatle belirtildiği gibi, Sn. Başbakan’ın bu sözleri gerçeği yansıtmamaktadır. Sn. Başbakan’ı hafızasını tazelemeye davet ediyoruz. Sendikamız ile Sn. Başbakan’ın kapatmalar konusundaki görüşmesi 4 yıl öncesine ve sadece Adana, Malatya ve Bitlis Sigaralarının kapatılmasına aittir. Ve o tarihte yaprak tütün işletmelerinin kapatılması gündemde bile değildir. O itibarla bu gün kapatılması sözkonusu olan yaprak tütün işletmeleri ile ilgili ne bir görüşme ne de bir anlaşma yapılmıştır.
3-      Sn. Başbakan, TEKEL işçilerinin “ihbar ve kıdem tazminatı”nın ödenmesini, sanki “ulufe” yapıyorlarmış gibi anlatmaktadır. Sn. Başbakan! İhbar ve kıdem tazminatı bu işçilerin onca yıllık kıdemine karşı ve yasalar gereği zorunlu olarak yaptığınız bir ödemedir. Hükümet olarak işçilere iyilik yapıyormuş, fazladan bir hak tanıyormuş gibi bahsederek, kamuoyunun bilincini bulandırmaya çalışmayın. Bu para işçinin anasının sütü kadar helal ve yasal hakkıdır. Siz ödeyin deseniz de demeseniz de alacakları bir paradır. Dolayısıyla mesele, yasa gereği zaten ödemek zorunda olduğunuz para değil, TEKEL işçilerini toplu iş sözleşmeli düzenden çıkarıp, 4/c gibi sefalet altı, açlık ve kölelik düzenine mahkum etmeye çalışmanızdır. TEKEL işçisi bu ülkenin bir bireyi, bir yurttaşı, bir emekçisi olarak “insan gibi yaşama” yı hak ettiğine inanarak, demokratik bir hak mücadelesi vermektedir.
4-      Anayasasında “sosyal devlet” ilkesinin yer aldığı bir ülkenin başbakanından toplumun beklentisi, halkını, çalışanlarını sefalette değil, refahta eşitlemesidir. Sürünmekte olan, yıllardır seslerini duyurmaya çalışan 4/c çalışanlarını, işsizleri, TEKEL işçisine emsal diye göstermek, ancak sosyal politikalarınızın zaafiyetini ortaya koyar. Bu insanları yoksulluğu, ezilmişliği kabul etmeyerek örgütlü bir şekilde hak arayan TEKEL işçileri için tehdit unsuru olarak kullanmaksa, bir siyasal iktidar için olsa olsa tarihe malolacak bir ayıptır. Dahası ekonomi politikanızda toplumsal önceliklerinizin olmadığını gösterir.
5-      TEKEL işçisinin “yetim hakkı yediği” sözünü de tümüyle reddediyoruz. Cumhuriyetin tarihinden de öncesine dayanan geçmişiyle TEKEL işçisi- yetim hakkı yemek bir yana- milyonlarca yetimi doyurmanın gururunu taşımaktadır. Bütün derdi de devletin malını yemek değil, insan gibi emeğiyle çalışıp, insan gibi yaşamaktır. 21.yüzyılın ilk çeyreğinde böyle insani bir talebe ancak saygı duyulmalı, şapka çıkarılmalıdır.
6-      TEKEL işçisi, eylemleriyle demokratik haklarını kullanmaktadır. AB kapısında olan, tüm dünyaya çağdaşlık ve insan hakları dersi vermeye çalışan bir ülkenin Başbakanı olarak, 39 gündür meşruiyet çizgisinden hiç sapmadan, şiddete maruz kaldığı halde asla şiddetle cevap vermeyen, onuruyla ve vakarıyla eylem yapan işçilerin insan haklarına saygı duymanız ve taleplerine kulak vermeniz beklenmektedir.
7-      Demokratik ilkeler ve düzen içerisinde demokratik haklarını kullanan TEKEL işçileri ve sendikası TEKGIDA-İŞ için, siyasal iktidarın ve Hükümetin belirlenmesinde demokrasi dışı bir yöntemin kabul edilmesi asla söz konusu bile olamaz. Hükümetler seçimle gelir, seçimle gider. Sandıktan çıkan esastır. Genel Başkan sıfatıyla, son çare olarak başvurulacak “genel grev”i ve bu aşamaya kadar itidalle hareket edileceğini vurgulayan açıklamalar da, sadece “olası bir genel grevin” toplumsal yaşamı derinden etkileyen sarsıcı sonuçlarına dikkat çekmekten ibarettir. Bu açıklamalara “kastetmediği anlamlar” yüklemeye kimsenin hakkı yoktur. Sn. Başbakan, kendilerine aracılarla iletilen haberler yerine, sorunun gerçek muhataplarını doğrudan dinlemek lütfunda bulunurlarsa, sanıyoruz daha doğru ve gerçek bir şekilde bilgilendirilmiş olacaklardır.
8-      TEKGIDA-İŞ Sendikası ve TEKEL işçileri olarak, eylemin başından beri sergilediğimiz –emniyet güçlerinin tüm aksi davranışlarına rağmen- duyarlı ve serinkanlı duruşumuzun da ortaya koyduğu gibi, amacımız hak aramak, sorunumuzu diyalog yoluyla çözmektir. İnsanca ve insan onuruna yaraşır koşullarla çalışmak için elimizi uzatmış bulunuyoruz. Elimiz hala havadadır ve derdimizi anlayıp, çözüm üreten bir elin uzanmasını beklemektedir.
Saygılarımızla.
…………………………………………………. 
Delikanlı
Dinler isen sana bir şey söyleyim
Gönüllüye gönül ver delikanlı
Gönülsüz olanın gitme peşinden
Sana olmadığını der delikanlı
Gönülsüz gövdeye elin uzatma
Aman sakın böyle bir hata yapma
Zorbalık eyleyip yanlışa sapma
Biraz kendine gel, dur delikanlı

Yare yar olmadın kendini tanı
O zaman bilirsin canı,cananı
Tanı gönlümde yatan aslanı
Ona saygıyınan var delikanlı
Sevda ateeştende betermiş derler
Hasreti burnunda tütermiş derler
Her gönülde bir aslan yatarmış derler
Gönüldeki aslan yar delikanlı
Tepeden bakarak konuşma boşa
Dengesiz sevgiler gider mi boşa
Engin ol,aslanın gönlünü okşa
Eğer yaralıysa sar delikanlı
Garibim zorunan gönül alınmaz
Gönülsüz gönüle sahip olunmaz
Kıskançlık deliliktir, çare bulunmaz
Bunu bir bilene sor delikanlı