VATAN POSTASI
Yaşamımızı Savunmak Üzere,Duygu,Düşünce ve Davranış Birliğini Gerçekleştirmek İçin Varız.

FAŞİZME GEÇİT YOK!

0 66

Yazar: Ender Helvacıoğlu

Olay çok sıcak. Gelişmeler hızlı. Şimdilik bu notu buraya koyalım. Süreç farklı ilerlerse tutumları değiştiririz.

FAŞİZME GEÇİT YOK!
1) Hukuki bir tartışmaya gerek yok. İktidar dayatmasıyla alınan YSK kararı bir darbedir ve faşizm girişimidir. Bu girişime geçit verilmemesi Türkiye’nin geleceği açısından hayati önemdedir.

İktidar bu kararıyla halka karşı savaş açtı. Halkın iradesini tanımadığını, öyle veya böyle boyun eğdirmeyi hedeflediğini açıkça ilan etti. Şimdi sıra halkın hamlesindedir.

İktidar muhalefeti/halkı bir hesaplaşmaya çağırıyor. Bu hesaplaşmadan kaçış da yok, erteleme olanağı da yok. Çünkü bir adım ötesi faşizmdir. Hesaplaşma, akıl ve hesap işidir. İktidarın birçok hesap yaparak bu kararı aldığı anlaşılıyor. Demek ki bu hesapların hepsi tek tek bozulmalı ve ellerinde patlatılmalıdır.

CHP KARARINI GENİŞ KESİMLERLE BİRLİKTE ALMALI
2) Bu aşamada CHP yönetiminin (ve İmamoğlu’nun) tutumu belirleyicidir. Çünkü bugün önderlik onlardadır. Bugün onların önderlik ettiği mevzide sürmektedir muharebe. CHP dışındaki muhalefet güçleri, bu aşamada, bütün güçlerini CHP yönetiminin alacağı kararın (seçime girme veya boykot) arkasında toplamalıdır, elbette bağımsız yapılarını koruyarak. Daha ileri bir mevzi bu toplam içinden çıkacak, fırsatlar bu zeminde yeşerebilecek, bunu kavrayalım.

CHP yönetimi ise, aklı varsa, bu kararı sadece kendi kurullarında değil bütün muhalefet güçlerine danışarak almalıdır. Alınacak kararı muhalefetin (ve halkın) ortak kararı haline getirmelidir.

BOYKOT YANLIŞ
3) Bence, bu koşullarda, seçim boykotu yanlış olur; esas olarak sübjektif nedenlerle… Çünkü -şu an için- boykot kararıyla başlayacak süreci hakkıyla yönetebilecek bir önderlik odağı gözükmüyor. Boykot, sürece katılmamak değil, seçimi yaptırmamak demektir ki, şu an için böyle bir hatta önderlik edebilecek bir odak yok. Dolayısıyla bu koşullarda boykot, bir tuzak anlamına da gelebilir.

Belli ki muharebe hâlâ sandık mevzisinde verilecek. Belki son kez!

Eğer seçime katılma kararı alınırsa, seçim kampanyası eylemli bir biçimde ve halk inisiyatifini mümkün olan en üst düzeyde devreye sokacak biçimde yürütülmelidir. Seçim kampanyası Haziran süreci gibi olmalıdır.

İKTİDARLA PAZARLIK = HALK DÜŞMANLIĞI
4) Şu uyarıyı da yapmak ihtiyacı duyuyorum: Bu noktadan sonra iktidar ile herhangi bir gerekçeyle pazarlığa girecek güçler kendilerini “halk düşmanı” ve “faşizm destekçisi” olarak damgalamış olurlar ve bu damgayı da bir daha silemezler.

TÜRKİYE SEÇİMİ
5) Bu bir İstanbul seçimi değil Türkiye seçimi olacaktır. İktidarın bütün gücüyle İstanbul’a yükleneceği, birçok provokasyon girişiminde bulunacağı, terör estirmeye çalışacağı bellidir. O halde muhalefet odakları da bütün güçleriyle İstanbul’a yüklenmelidir. Faşizm sadece İstanbul’a gelmeyecek, tüm Türkiye’ye gelecek. Dolayısıyla bütün kentler, bütün kentlerin anti-faşist, demokrat insanları İstanbul halkını var güçleriyle desteklemelidir.

Bu halk faşizme geçit vermez, vermeyecek!

Vatan Postası Youtube ABONE OLmak için Tıklayınız

Doğrudan cihazınızda gerçek zamanlı güncellemeleri alın, şimdi abone olun.

Yorumlar

Bu web sitesi deneyiminizi geliştirmek için çerezleri kullanır. Bununla iyi olduğunuzu varsayacağız, ancak isterseniz vazgeçebilirsiniz. Kabul et! Oku