EĞİTİM SEN: EĞİTİM ÖĞRETİM YILI BİRİKEN VE ARTARAK DEVAM EDEN SORUNLARLA BAŞLIYOR.

Egitim-Sen-eylemYeni eğitim öğretim yılının başladığı 28.09.2015 tarihinde Eğitim Sen tarafından yapılan basın açıklaması ile eğitim sistemi ve eğitim emekçilerinin sorunları kamuoyu ile paylaşıldı. Genel Başkan Kamuran Karaca’nın yaptığı basın açıklamasın da, her geçen gün eğitim sisteminin ve eğitim emekçilerinin sorunlarının artarak devam ettiğini ifade eden Karaca ülkenin bir bölümünde öğrencilerin ve eğitim emekçilerinin can güvenliğinin bile olmadığının altını çizdiği basın açıklamasının tamamı aşağıda yer almaktadır.

2015-2016 eğitim öğretim yılı, eğitimin ve eğitim emekçilerinin yıllardır birikerek artan sorunlarının gölgesinde, ülkenin bir bölümünde öğrencilerin ve öğretmenlerin can güvenliğinin bile sağlanamadığı bir ortamda açılmaktadır. Bu yıl okullar, turizm gerekçe gösterilerek iki hafta geç açılmıştır. Oysa okulların geç açılmasının asıl gerekçesinin bölgede yaşanan çatışmalar ve fiili sıkıyönetim uygulamaları olduğu aradan geçen sürede açık bir şekilde görülmüştür.

Yaşanan çatışmalar nedeniyle halkın can güvenliğinin sağlanamadığı, 35 günlük bebeklerin, okul çağındaki çocukların evlerinde kurşunların ve bombaların hedefi haline gelerek katledildiği bir ülkede eğitimin sorunlarından bahsetmek ne kadar anlamlıdır? Okullarda öğrencilerin, öğretmenlerin ve diğer eğitim emekçilerinin can güvenliğinin sağlanmadığı, ülkenin bir bölümünde fiilen sıkıyönetim koşullarının yaşandığı bir ortamda, eğitim-öğretim hizmetinin ne kadar yapılabileceği ya da sürdürülebileceği tartışmalıdır.

Eğitim sisteminin, eğitim ve bilim emekçilerinin yıllardır birikerek artan sorunları ağırlaşırken, AKP’nin ve Milli Eğitim Bakanlığı’nın yaşanan sorunlara çözüm üreten adımlar atmak yerine, sürekli yeni sorunlar yaratan politika ve uygulamaları eğitimde tam bir kaos ortamı yaratmış, okullarımızda eğitim-öğretimin yapılamaz hale gelmiştir. Eğitimin hızla ticarileştirilmesi ve paralı hale getirilmesine paralel olarak “tek din tek mezhep” anlayışına uygun olarak hayata geçirilen eğitimi dinselleştirme pratikleri son yıllarda daha da belirginleşmiş, okullarda laik eğitim anlayışı ile temelden çelişen uygulamalar artmıştır.

Son yıllarda özellikle ilkokulda devlet okullarının sayısı belirgin bir şekilde azalırken, sürekli kamu kaynakları ile desteklenen, çeşitli muafiyet ve istisnalar ile açılması teşvik edilen özel ilkokul ve ortaokul sayılarındaki artış hız kazanmıştır. Velilerin çocuklarını giderek artan oranda özel okullara yönelmesinde kamu eğitim kurumlarının 4+4+4 nedeniyle yaşadığı tahribat belirleyicidir. Zorunlu-seçmeli din dersleri, aşırı kalabalık sınıflar, öğretmen yetersizliği, fiziki koşullar gibi pek çok neden birçok velinin özel okullara yönelmesini beraberinde getirmiş, devlet okullarında eğitim bizzat MEB eliyle çökertilme noktasına getirilmiştir.

Eğitimin acil çözüm bekleyen onca sorunu varken, MEB’in tek gündeminin eğitim sistemini “tek din, tek dil, tek mezhep” anlayışıyla biçimlendirmektedir. Eğitim programında ve ders kitaplarında ülkedeki etnik, dilsel, kültürel ve inanç çeşitliliğe yeterince yer verilmemektedir. Eğitim sisteminde ve toplumsal yaşamda benimsenen tekçi ve asimilasyoncu anlayış, farklı inanç, kimlik ve mezhepleri yok saymayı ısrarla sürdürmektedir. Türkiye, laik, bilimsel eğitim konusunda olduğu gibi, anadilinde eğitim konusunda da son derece kötü ve olumsuz bir sicile sahiptir.

Türkiye’de yıllardır anadilinde eğitim taleplerini, resmi dil ile karşı karşıya getirerek tartışmanın ve yasakçı tutumu sürdürmenin en olumsuz sonuçlarını tek kelime Türkçe bilmeden okula başlayan çocuklarımız ve onların öğretmenleri çekmektedir. Okula yeni başlayan çocuklar açısından ekmek gibi, su gibi zorunlu ve temel bir ihtiyaç olan anadilinde eğitim taleplerive bu talep için yapılan tüm demokratik eylemler sonuna kadar haklı ve meşrudur. Eğitim biliminin en temel ilkelerinden birisi olan anadilinde eğitim hakkı talebini görmezden gelmek mümkün değildir. Eğitim Sen, anadilinde eğitim hakkı için boykot dâhil, tüm demokratik tepkileri desteklemekte, hangi etnik kimliğe sahip olduğuna bakılmaksızın çocukların kendi anadillerinde eğitim almaları için somut adımların atılmasını savunmaktadır.

Türkiye’de milyonlarca çocuk ve gencin eğitim hakkından eşit koşullarda yararlanmasını engelleyen, eğitimi kendi siyasal-ideolojik hedefleri doğrultusunda alt-üst etmek için yıllardır gece-gündüz çalışanların, son olarak çatışmaların artması ile birlikte ülkeyi ve eğitim sistemini getirdiği nokta içler acısıdır.Sendikamız her yıl yaptığı gibi, eğitimde yaşanan sorunları “Eğitim Durumu” başlığı altında raporlaştırarak kamuoyunun bilgisine sunmaktadır.

Gerek ülkenin içinde bulunduğu durum, gerekse bundan doğrudan etkilenen eğitim sisteminin karşı karşıya olduğu çok sayıda sorunun varlığına rağmen, yeni eğitim öğretim yılının hepimiz için yaşanan sorunların çözüldüğü, öğrenci ve öğretmenlerimizin can güvenliğinin sağlandığı ve hiç kimsenin eğitim hakkından yoksun bırakılmadığı bir ortamda gerçekleşmesini diliyoruz.

Eğitim Sen Merkez Yürütme Kurulu