VATAN POSTASI
Yaşamımızı Savunmak Üzere,Duygu,Düşünce ve Davranış Birliğini Gerçekleştirmek İçin Varız.

ECZACILAR GREVDE

Yazar Derleyen: Vatan Postası
eczboyuna-2009-12-04
ARTIK YETER ! SAĞLIKTA TASARRUF TEDBİRLERİNİN YARATTIĞI YIKIMA VE TALANA EMEK VE MESLEK ÖRGÜTLERİ OLARAK BİR KEZ DAHA DUR DİYORUZ!

TASARRUF TEDBİRİ ADIYLA HEDEFLENEN DÖNÜŞÜMÜN, EMEĞİYLE ÇALIŞAN SAĞLIK ÇALIŞANLARINI YOK ETMESİNE İZİN VERMEYECEĞİZ!

 
TALEPLERİMİZİN YERİNE GETİRİLMEDİĞİ DURUMDA, 4 ARALIK’TAN İTİBAREN TEKER TEKER KAPATMAKTANSA, 4 ARALIK’TA HEP BERABER KAPATMAYI TERCİH EDECEĞİZ.”
Türk Eczacılar Birliği Merkez Heyeti
SAĞLIKTA(N) TASARRUF; VATANDAŞLARIN, HASTALARIN VE SAĞLIK ÇALIŞANLARININ HAKLARI GASP EDİLEREK SÜRDÜRÜLMEYE DEVAM EDİYOR!
HER GEÇEN GÜN SAĞLIĞA ERİŞİM HAKKI VE SAĞLIK HİZMETİ SUNMA OLANAĞIMIZ ELLERİMİZDEN ALINIYOR!
BİZLER;
MUAYENE ÜCRETLERİNİ ARTIRAN, BİRİNCİ BASAMAK SAĞLIK HİZMETLERİNİ PARALI HALE GETİREN, SAĞLIK ÇALIŞANLARININ GÜVENCELİ ÇALIŞMA HAKLARINI ORTADAN KALDIRAN, SAĞLAMAYAN, SAĞLIK OCAKLARINI KAPATAN VE KAMU HASTANELERİNİ İŞLETME HALİNE DÖNÜŞTÜREN BİR YAKLAŞIMIN SAĞLIKTA “TASARRUF” DEĞİL YIKIM YARATTIĞINA İNANIYORUZ.
BİZLER;
EMEK VE MESLEK ÖRGÜTLERİ OLARAK HEKİMLERİN, ECZACILARIN, HEMŞİRELERİN, TÜM SAĞLIK ÇALIŞANLARININ VE SAĞLIĞIN HER ALANINDA ÇALIŞAN EMEKÇİLERİN HAKLARINI BİR BİR YOKEDEN UYGULAMALARI DURDURMA ADINA DÜN OLDUĞU GİBİ BUGÜN DE HEP BİRLİKTE HAREKET EDECEĞİMİZİ BİLDİYORUZ!
BİZLER;
4 ARALIK GÜNÜ SAĞLIKTA TASARRUF ADINA, 7000 ECZANENİN KAPANMASINA VE BU ECZANELERDE ÇALIŞAN SAĞLIK EMEKÇİLERİNİN İŞSİZ KALMASINA NEDEN OLACAK UYGULAMALARIN, AYNI ZAMANDA HALKIN SAĞLIĞA ERİŞİMİNİ KISITLAYACAĞINI DÜŞÜNÜYORUZ. VE ÇÖZÜM OLARAK; ECZANELERİN BEDELSİZ KAMULAŞTIRILMASI YERİNE YARATILAN ZARARIN İLAÇ SANAYİ TARAFINDAN KARŞILANMASI GEREKTİĞİNİ İFADE EDİYORUZ.
BİZLER,
SSGSS, KATILIM PAYLARI VE MUAYENE ÜCRETLERİ İLE VATANDAŞIN SAĞLIK HAKKINA ERİŞİMİNİN KISITLANMASINA KARŞI, SAĞLIK ÇALIŞANLARININ HAKLARININ VE İTİBARLARININ ELLERİNDEN ALINMASINA KARŞI, EMEK VE MESLEK ÖRGÜTLERİMİZE YÖNELİK ANTİ-DEMOKRATİK BASKILARA KARŞI SON DÖNEMDE BİRLİKTE HAREKET ETMİŞ SENDİKALAR, MESLEK ÖRGÜTLERİ VE DERNEKLER OLARAK;
TÜRKİYE’DE SAYILARI 24.000’E ULAŞMIŞ VE SAĞLIK ÇALIŞANI OLARAK HİZMET SUNMAYA DEVAM ETMEK İSTEYEN ECZACILARIN, TASSARRUF TEDBİRLERİNİN BEDELİNİ HAKSIZ YERE ÖDEMESİNİN KARŞISINDA OLDUĞUMUZU BİRKEZ DAHA BİLDİRİYOR; SAĞLIKTA(N) TASARRUF TEDBİRLERİNİN YARATTIĞI YIKIMA VE TALANA BİR KEZ DAHA DUR DİYORUZ.
ARTIK YETER !
SAĞLIKTAN TASARRUF TEDBİRLERİNİN YARATTIĞI YIKIMA VE TALANA KARŞI EMEK VE MESLEK ÖRGÜTLERİ OLARAK BİRKEZ DAHA DUR DİYORUZ!
TASARRUF TEDBİRİ ADIYLA HEDEFLENEN DÖNÜŞÜMÜN, EMEĞİYLE ÇALIŞAN SAĞLIK ÇALIŞANLARINI YOK ETMESİNE İZİN VERMEYECEĞİZ!
Birlik/Sendika/Dernek Adı:
1-       Türk Tabipleri Birliği
2-       Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği
3-       Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası
4-       Türk Hemşireler Derneği
5-       Türkiye Fizyoterapistler Derneği
 

Eczacılar AKP hükümetinin sağlıkta ve ilaçta uygulanan yanlış politikalarına karşı bugün kepenk kapattı. “Tek tek kapanacaktık, hep beraber kapattı, Bugün kapalıyız yarını bilmiyoruz” sloganıyla yapılan kepenk kapatma eylemiyle eczacılar sağlıkta dönüşümün bedelini ödememek üzere hükümeti uyarıyor.



Ülke çapında eczacılar meslek örgütleri olan eczacı odalarının çağrısıyla eylem yapıyor. Bugün nöbetçi eczaneler dışında ülke çapında eczanelerin kepenkleri kapalı. AKP Hükümetinin sağlıkta dönüşümle beraber her geçen gün daha fazla mağdur ettiği eczacılar hem özlük hakları hem de halkın sağlık hakkı için eyleme çıktıklarını belirtiyor.



Ülke genelinde yapılan eylem öncesi Hükümet eczacıları tehdit etmiş Kepenk kapatma durumunda SGK tarafından yapılan açıklamayla eylem nedeniyle eczanelerle ilişkileri düzenleyen protokolü iptal etme yoluna gidebileceklerini ifade etmişti



Eczacılar sağlıkta dönüşümle beraber yaşadıkları hak kayıplarına dikkat çekerek

•İlaç Fiyat Kararnamesinde yer alan eczacı kârlılık oranının taleplerimiz dikkate alınarak yükseltilmesi;

•Eczacıya kutu başına meslek hakkı verilmesi;

•İlaç firmalarının kamuya yaptıkları iskontoların eczane ekonomilerine getirdiği yükü ortadan kaldıracak düzenlemelerin acilen yapılması;

• İlaç fiyat düşüşlerinde eczanelerde oluşan ekonomik kayıpları karşılayacak yasal önlemlerin alınması talepleriyle kepenk kapatıyor.



Dün anahtar bıraktılar



Türk Eczacıları Birliği (TEB) 4 Aralık’ta yürürlüğe girecek ilaçta iskonto oranını yükseltecek kararnameye tepki göstererek Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) önünde anahtar bırakma eylemi gerçekleştirdi.



Ankara’da 3 Aralık Perşembe günü, saat: 11:30’dan itibaren Balgat Girişi Ziyabey Caddesinde bulunan SGK’nın önünde toplanan eczacılar, saat: 12:00’de yaptıkları basın açıklamasıyla hükümetin olumsuz tutumuna karşı tepkilerini gösterdiler.



4 Aralık’ta yürürlüğe girecek ilaçta iskonto oranını yükseltecek kararnameye karşı aynı gün kepenk kapatacaklarını belirten Türk Eczacılar Birliği Başkanı Erdoğan ÇOLAK yaptığı basın açıklamasında, ‘Bizler muayene ücretlerini artıran, birinci basamak sağlık hizmetlerini paralı hale getiren, sağlık çalışanlarının güvenceli çalışma haklarını ortadan kaldıran, sağlık ocaklarını kapatan ve kamu hastanelerini işletme haline dönüştüren bir yaklaşımın sağlıkta tasarruf değil, yıkım yarattığına inanıyoruz’ dedi. Hükümete karşı haklı tepkilerini sürdüreceklerini söyleyen ÇOLAK, ‘Biz diyalog kapılarını zorladık ancak mesafe alamadık. Yarın kepenk kapanacak. Bu sorun çözülmezse 11-12-13 Aralık’ta büyük kongre toplanacak. Bizi bugün ve yarın duymazlarsa büyük kongrede duyacaklar. Duymazlarsa onlar açısından kıyamet kopacak. 4 Aralık günü sağlıkta tasarruf adına, 7 bin eczanenin kapanmasına ve bu eczanelerde çalışan sağlık emekçilerinin işsiz kalmasına neden olacak uygulamaların, aynı zamanda halkın sağlığa erişimini kısıtlayacağını düşünüyoruz ve çözüm olarak eczanelerin bedelsiz kamulaştırılması yerine yaratılan zararın ilaç sanayi tarafından karşılanması gerektiğini ifade ediyoruz” dedi.



‘Muayene ücreti ödemek istemiyoruz – Sağlıkta dönüşümün yükü benim omzumda – Sağlık haktır satılamaz – Müşteri değil hastayız – Sağlık ışığınızın sönmesine izin vermeyin – Katkı payı ödemek istemiyoruz – Eczacılar çocuklarının geleceğiyle hastalarının sağlığıyla oynanmasına izin vermeyecek’ dövizlerinin taşındığı eyleme katılanlardan kadınların katılım oranı yüksekti.



500’e yakın katılımın olduğu TEB’in eylemini, DTP Siirt Milletvekili Osman ÖZÇELİK, Türk Tabipleri Birliği (TEB), Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB), Türk Diş Hekimleri Birliği (TDHB), Türkiye Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK), Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK), Tüketici Dernekleri Federasyonu (TÜDEF), Türk Hemşireler Derneği (THD), Türkiye Fizyoterapistler Derneği, Türkiye Diyetisyenler Derneği (TDD), Sosyal Hizmet Uzmanları Derneği (SHUDER) ve Çevre Sağlığı Derneği (ÇEVSAĞDER) yöneticileri de katılarak dayanışmada bulundu.



Basın açıklamasının okunmasından sonra eczacılar, yanlarında getirdikleri anahtar ve kilitleri bina önündeki taş ve otlarla yazılı SGK yazısının bulunduğu alana attılar. Gelişmeleri aktarmaya devam edeceğiz

Sendika.Org, Yılmaz Kızılırmak

Eczacılar AKP hükümetinin sağlıkta ve ilaçta uygulanan yanlış politikalarına karşı bugün kepenk kapattı. “Tek tek kapanacaktık, hep beraber kapattı, Bugün kapalıyız yarını bilmiyoruz” sloganıyla yapılan kepenk kapatma eylemiyle eczacılar sağlıkta dönüşümün bedelini ödememek üzere hükümeti uyarıyor.



Ülke çapında eczacılar meslek örgütleri olan eczacı odalarının çağrısıyla eylem yapıyor. Bugün nöbetçi eczaneler dışında ülke çapında eczanelerin kepenkleri kapalı. AKP Hükümetinin sağlıkta dönüşümle beraber her geçen gün daha fazla mağdur ettiği eczacılar hem özlük hakları hem de halkın sağlık hakkı için eyleme çıktıklarını belirtiyor.



Ülke genelinde yapılan eylem öncesi Hükümet eczacıları tehdit etmiş Kepenk kapatma durumunda SGK tarafından yapılan açıklamayla eylem nedeniyle eczanelerle ilişkileri düzenleyen protokolü iptal etme yoluna gidebileceklerini ifade etmişti



Eczacılar sağlıkta dönüşümle beraber yaşadıkları hak kayıplarına dikkat çekerek

•İlaç Fiyat Kararnamesinde yer alan eczacı kârlılık oranının taleplerimiz dikkate alınarak yükseltilmesi;

•Eczacıya kutu başına meslek hakkı verilmesi;

•İlaç firmalarının kamuya yaptıkları iskontoların eczane ekonomilerine getirdiği yükü ortadan kaldıracak düzenlemelerin acilen yapılması;

• İlaç fiyat düşüşlerinde eczanelerde oluşan ekonomik kayıpları karşılayacak yasal önlemlerin alınması talepleriyle kepenk kapatıyor. 



İstanbul

Bugün İstanbul’da binlerce eczacı kepenklerini kapatıp Tünel Meydanı’na gelerek mesleğine sahip çıkma kararlılığını bir kez daha gösterdi.



Yaşamak ve yaşatmak için tüm Türkiye’de eczanelerimizi bir günlük uyarı olarak kapattık. İstanbul’da uyarı eylemimize yüzde 100’e yakın bir katılım sağlandı.



Binlerce eczacı saat 11.30’dan itibaren Beyoğlu Tünel Meydanı’nda toplandı ve sloganlarla saat 12.00’de Taksim’e doğru yürüyüşe geçti.



İstanbul Eczacı Odası pankartı arkasında toplanan binlerce eczacı; “Masallara karnımız tok! İnsanca yaşamak için emeğimizin karşılığını istiyoruz”, “Vatandaşın cebinden, eczacının emeğinden tasarruf olmaz”, “Hükümet uyan masal bitti!”, “Eczacı iflasta” pankartları taşıdı. İstiklal Caddesi boyunca yürüyen eczacılara İstanbul Tabip Odası, Herkese Sağlık ve Güvenli Gelecek Platformu, KESK İstanbul Şubeler Platformu, Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası, Dev Sağlık-İş de destek verdi. Eczacılar ve eczane çalışanlarının yanısıra İstanbul Üniversitesi Eczacılık Fakültesi ve Marmara Üniversitesi Eczacılık Fakültesi öğrencileri de kortejdeki yerlerini aldı.



Yürüyüş boyunca halkın ve basın mensuplarının ilgisinin yüksek olduğu gözlenirken atılan sloganlarla sağlık ve ilaç alanında yaşanan yıkım da protesto edildi.



Beyaz önlükleriyle yürüyüşe katılan binler, “Sağlık haktır satılamaz”, “Baskılar bizi yıldıramaz”, “Direne direne kazanacağız”, “AKP sağlığa zararlıdır”, “Meslek hakkımız gasp edilemez”, “Eczacı iflasa terk edilemez”, “Halka, eczacıya değil, tekellere fatura”, “Vatandaş susma, eczacına sahip çık” şeklinde sloganlar attı.



Kortejin Taksim Meydanı’na ulaşmasının ardından burada basın açıklaması yapan İstanbul Eczacı Odası Başkanı Ecz. Semih Güngör, Sosyal Güvenlik Kurumu’nun provizyon sistemini kapatarak bugün nöbetçi eczanelerde sigortalılara ilaç hizmetini sabote ettiğini belirterek, halkı mağdur edenin aslında SGK ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın bu uygulaması olduğunu söyledi.



Ecz. Semih Güngör daha sonra basın açıklamasını okudu. Güngör’ün yaptığı basın açıklaması şöyle:



Değerli basın mensupları, değerli halkımız,



Bugün Türkiye’nin dört bir yanında eczanelerimizi kapattık.



Biz eczacılar yıllardır ilaç hizmetini tüm sıkıntılarımıza karşın herhangi bir aksamaya yer bırakmadan sürdürüyoruz. Ancak AKP hükümetinin SSK’lıları serbest eczanelere yönlendirdiği 2005 yılından itibaren, yaşadığımız binbir güçlüğe ve soruna ek olarak son aldığı mali tedbirlerle binlercemiz kapanma noktasına geldik.



Bugün eczanelerimizi kapatarak şu mesajı veriyoruz. Biz tüm yurtta hizmet veren 24 bin eczaneden neredeyse yarısının tasfiye edileceği bu süreci durduracağız. Teker teker kapanmaktansa bugün hepimiz eczanelerimizi kapatarak mesleğimize sahip çıkacağımızı ilan ettik. Bundan sonraki süreçte eczanelerin yerine almaya heveslenen gruplara da sözümüz “eczacısız, eczanesiz ilaç hizmeti olmaz” olacaktır.



Hastalarımızı mağdur etmemek için bugün İstanbul’da yüzlerce nöbetçi eczanede meslektaşlarımız ilaç hizmetini sürdürüyor. Biz burada toplanan eczacı ve eczane çalışanları ve bizlere destek veren hekim, dişhekimi, veteriner, sağlık emekçisi tüm dostlarımız; Türkiye’de sağlık hakkının elimizden alınmasına, nitelikli sağlık hizmetini sürdürmemizin önüne konan engellere bir kez daha dur demek istiyoruz.



Küresel kriz bahane edilerek sağlık ve ilaçta tasarruf etmek amacıyla uygulamaya konan düzenlemeler, hem biz sağlık meslek mensupları ve çalışanlarını yok oluşa sürüklüyor hem de halkımızın sağlığa daha fazla para harcamasına, sağlık hakkının elinden alınmasına neden oluyor.

18 Ekim’de Kadıköy’de düzenlediğimiz mitingde AKP hükümeti’nin sağlıkta bir masal anlattığını ilan etmiştik.



İlaçta bu masal, 2004’te çıkarılan İlaç Fiyat Kararnamesi’yle başladı. İlaç fiyatları bu kararnameyle dövize endekslendi. 2004’ten itibaren fiyatlar düşmeye devam etti. İlaçların ucuzlamasına karşın yüzde 500’lere varan oranlarda artan muayene ücretleri, ilaç fiyat farkları, katılım payları hastalarımızın ceplerinden daha fazla ödeme yapmasına yol açtı. Bu çelişkiyi hep birlikte yaşadık, yaşıyoruz.



Kamu ilaç harcamalarının 5 yıldır katlanarak arttığı ülkemizde ilaç şirketleri son krizden büyümeyle çıktıklarını açıklarlarken eczanelerin içine sokulduğu çıkmaz son düzenlemelerle iflas anlamına gelmektedir.



Yıllardır söylüyoruz: İlaç nitelikli, ucuz ve ulaşılabilir olmalıdır. Yıllardır bu ilkenin savunucusu olduk, ilaç ve sağlık alanında yaşanan sömürüye karşı çıktık. Uygulanabilir ilaç ve sağlık politikalarını savunduk, ancak uygulanan yanlış politikalar her seferinde karşımıza tasarruf tedbirleri olarak sunulan tekelleşme eğilimlerini çıkardı. Bu kez çok daha ağır bir tablo ile karşı karşıyayız, öngörülen tasarruf tedbirlerinin hedefinde vatandaşlar ve eczacılar var. Oysa bu tasarrufun kaynağı bellidir: Yıllardır elde ettikleri fahiş kârlarla bu sömürü çarkını sürdüren ilaç tekelleri…



Hükümet, SSK ilaç fabrikasını kapatarak, ilaç tüketimini kışkırtarak ve ilaç fiyatlarını avroya endeksleyen 2004 İlaç Fiyat Kararnamesi ile bugün sorunun ana kaynağı olan on milyarlarca dolarlık ilaç harcamasının yolunu açmış oldu. Türkiye 5 yıl içinde daha da dışa bağımlı hale geldi. İlaç harcamaları katlanarak arttı.



Kışkırtılmış ilaç tüketimi reddedilerek akılcı ilaç kullanımı temel ilke olarak kabul edilmelidir. Başta yurttaşların cepten yaptığı harcamalar olmak üzere tüm ilaç harcamaları azaltılmalı, akılcı ilaç kullanımı teşvik edilmelidir.



İlaç fiyat düşüşleri nedeniyle eczanelerimizde oluşan stok zararlarının önlenmesi ilaç tekellerinin keyfiyetine bağlı olmaktan çıkarılmalı, eczanelerimiz yasal yaptırımlarla korunmalıdır.



İlaç hizmetinde tekelleşme eğiliminin önüne geçecek önlemler bir an önce alınmalı ve özellikle ilçe, belde ve köylerde hizmet veren küçük eczanelerin varlığı garanti altına alınmalıdır.



Muayene ücretlerinin tahsilatı uygulamasına bir an önce son verilmelidir.



Eczacılara insanca yaşamalarını ve ilaç hizmetini sağlıklı bir biçimde sürdürmelerini sağlayacak meslek hakkı verilmelidir.



SSK hastane ve eczanelerin tasfiyesinin ardından ilaçta neredeyse tek alıcı konumuna gelen Sosyal Güvenlik Kurumu’nun antidemokratik ve meslek örgütlerini tanımaz tutumuna derhal son verilmeli ve ilaç hizmetinin planlanmasında eczacı örgütleri söz sahibi olmalıdır.



Son olarak eczacısıyla, hekimiyle, emekçisiyle bu alanda hizmet verenler olarak, AKP hükümetini bir kez daha uyarıyoruz. “Paran kadar sağlık” anlayışıyla sürdürmeye çalıştığınız bu sistem artık yıkım noktasına gelmiştir. Bu süreç yalnız biz eczacıları tasfiye etmeyecek, tasfiye edilen sağlık hakkı elinden alınan yurttaşlar ve özlük haklarını bir bir yitiren sağlık çalışanları olacaktır. Sağlıkta yıkım tablosunun damgasını vurduğu bir ülkede hiçbir değerden söz etmek mümkün değildir!



Son olarak bugün yürürlüğe giren tasarruf tedbirleri nedeniyle yaklaşık 8000 eczanenin tasfiye süreci açılmıştır. Önümüzdeki süreçte bu eczanelerin büyük bir bölümü zorunlu olarak kepenk indirecektir.



Ancak bir kez daha vurguluyoruz. Buna seyirci kalmayacağız.



10-13 Aralık tarihlerinde, Ankara’da yapacağımız Türk Eczacıları Birliği Olağan Genel Kurulu’nda, mesleğimizin içinde bulunduğu durumu değerlendirerek daha etkili adımlar atmak konusunda önemli kararlar alacağız.



Sendika.Org, İstanbul Eczacı Odası 

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.