VATAN POSTASI
Yaşamımızı Savunmak Üzere,Duygu,Düşünce ve Davranış Birliğini Gerçekleştirmek İçin Varız.

Dr.Hikmet Kıvılcımlı’nın isminin kullanılması üzerine..

Bilim ve Gelecek Dergisi’nin Mart 2022 sayısında Ahmet Kale arkadaşımızın bir yazısı yayınlandı. Yazının konusu; Dr. Hikmet Kıvılcımlı’nın isminin kullanılarak yapılan bir sahtekarlık ihtimalinin sergilenmesiydi.

Yazı daha sonra Ahmet arkadaşımızın sosyal medya hesaplarında da paylaşıldı. İsteyen detayları oradan okur.

Özetle konu şöyle: Süleyman Şaşmaz, 2000 yılı başında, bugüne kadar bir sürü yazı ve broşür yazdıkları halde yeterince okunmadığı gerekçesini de söyleyerek çevresine; “kendim yazdım” dediği iki kitabı Dr. Hikmet Kıvılcımlı ismiyle yayınlayacağını, böylece insanların Kıvılcımlı okuyoruz derken aslında Süleyman Şaşmaz’ın tezlerini okumuş olacaklarını bildirmiş ve öyle de yapmış. Allah Peygamber Kitap ve Komün Gücü isimli iki kitap arka arkaya basılmış.

İddia ve olay ciddi. Ortada bir sahtekarlık ihtimaliyle suç ithamı var. Ahmet Kale’yi bugünlerde bu türlü bir yazı yazmaya iten nedenler de var yazıda.

O yıllarda ve sonrasında Süleyman Şaşmaz çevresinde olan bazı kişiler bu iddiayı Ahmet Kale’ye taşıyıp, “gerekirse her türlü tanıklıkla da belgeleriz” diyerek böyle bir teşhirin yolunu açmışlar.

Ahmet Kale yazısında kendisinden başlayarak, bu kitapları (özellikle de Komün Gücü kitabını, Allah-Peygamber-Kitap’a yaklaşımı farklı) basan yayınevlerine de eleştiri ve sorular yöneltiyor ve bu tartışmalar sonuçlanıncaya dek kitapları yaymaktan vazgeçmelerini öneriyor.

Komün Gücü kitabı Dr. Hikmet Kıvılcımlı imzasıyla yayınlanalı beri hep tartışılan bir kitap oldu. Daha o yıllarda rahmetli Sadık Göksu ağabey de dahil birçok kişi kitabın Dr. Hikmet Kıvılcımlı’ya ait olmadığı üzerinde fikir yürüttü. Hatta o günkü tartışmalardaki üslup yüzünden Sadık Göksu ile Süleyman Şaşmaz’ın mahkemelik oldukları da bilinir.

Gerek süregelen tartışmalar, gerekse de Ahmet Kale’nin son yazısından sonra bu konunun serinkanlılıkla tartışılıp bir sonuca götürülmesi gerekir.

Öncelikle bu konunun asıl muhattapları muhtemel sahtekarlığı yaptığı açıklanan Süleyman Şaşmaz ve 20 yıldan fazladır bu muhtemel sahtekarlığı bilip de susan kişilerdir. Asıl sorgulama onlar üzerinde yapılmalıdır. Bu kimseler eğer “ortada bir sahtekarlık yok, bu metin Dr. Hikmet Kıvılcımlı’nındır” diyorlarsa, hemen kitabın asıl orijinal metnini herkesle paylaşmalıdırlar.

Öyle,” Emine Kıvılcımlı tarafından Ahmet Cansızoğlu eliyle” falan gibi yaşamayan ya da ortada olmayan insanların, yapamayacakları tanıklığa sığınarak değil.

Bunu yapamadıkları takdirde muhtemel sahtekarlığı gizlemiş ya da karartmış olmaktan, muhtemel suç ortaklığından kurtulamazlar.

Konunun diğer muhattapları da bu kitabı daha sonra basan yayınevleri. Bu yayınevleri önsözlerinde; ellerinde Süleyman Şaşmaz’ın bastığı kitaptan başka metin olmadığını belirttikten sonra çeşitli kuşkular da sıralıyorlar ama daha sonra “bu metin Kıvılcımlı ustanındır” kararına varıp basıyorlar kitabı.

O zaman bize de haklı olarak bu kanaatlerinin kaynağını sormak düşüyor. Onlar da, varsa metni, yoksa herkesin ikna olacağı belge ve tanıklıkları koymalılar ortaya.

Yoksa Süleyman Şaşmaz’ın muhtemel sahtekarlığını gizlemiş ve muhtemel suça ortak olurlar.

Bilim ve Gelecek Dergisi’nde yazı yayınlanalı 10 günü geçti. Çıt yok. Bu nasıl bir duyarsızlık? Suskunluğun sürmesi manidar bence.

Usta dediğimiz Dr. Hikmet Kıvılcımlı’nın isminin bir sahtekarlığa alet edildiği iddiası açıklanıyor. Bu konuda (seviyeli olmak kaydıyla) her türlü yazı ve yayının yapılması lazım.

Elinde orijinal metin olan varsa hemen ortaya çıkıp bu tartışma ve şaibelere son vermeli. Belgesi, bilgisi olmayan arkadaşlar da bu konulardaki seviyeli tartışmaları değerlendirmeli, desteklemeli ve varsa böyle bir sahtekarlığın hesabının sorulmasını sağlamaya katkıda bulunmalıdırlar.

Nezih Gençler – VATAN POSTASI G.Y.Y.

Yorumlar