DR. HİKMET KIVILCIMLI: SÜRTÜK YAHUDİNİN ÇİLESİ (*)

Yazar Dr. Hikmet Kıvılcımlı

(*) Bu yazı, “6 Gün Savaşı” diye bilinen Mısır-İsrail savaşı üzerine yazılmıştır. Sosyalist gazetesinin Haziran 1967 tarihli 6. sayısında yayınlanmıştır.

  1. İSRAİL:

Emperyalizmin tuzağı:

İsrail “devleti”; Yahudi için, çöl ortasında taşıma suyla değirmen döndürmektir. Emperyalizmin kışkırttığı reklamlar ve ayarttığı milyarlarla, Yahudinin ekonomik dehası ve tutkun ülkücülüğü bir araya gelince çölde çok seraplar mucizeye benzedi. Ancak, herşeyin astarı yüzünden pahalı çıktı. Yahudi bunu son şoktan sonra da bilincine çıkarmazsa, daha çok çeker…

İsrail, Araplardan önce, zorla ümmet olmaktan çıkarıldı ve ansızın, gene zorla kapitalizme sokuldu. Araplara karşı azılı millet olmaya itildi. Weismann gibi bir siyonizm kurucusunun, Alman Yahudisi oluşu, Hitler’in fırınlarda yaktığı bir ümmeti, Prusya ağalarına özentili Führer’ler milleti durumuna sokmakta etkiledi.

Yeryüzünde, tümüyle Devlet’lerin iplikleri pazara çıkıp, çoğunun gölge-korkuluklar haline geldiği, Millet’lerin Ortak Pazar, Serbest Pazar, Kennedy Round, Nato, Cento, Seato etiketleri altında silinmeye yüz tuttuğu bir çağda ne görüyoruz? Çölde bitkin Arap, silah zoruyla kaçırtılıyor, yerine mantar bir İsrail Devleti kuruluyor. Yetmiş yedi buçuk millet dili unutturulup, ölmüş İbranice ezberlettirilerek bir millet yaratılıyor… Niçin diyenlere karşılık belli: “Yahudinin iyiliği” için. O da bir Millet ve Devlet olmasın mı? Vs. Olsun, oldu. Yahudi insanın en büyük çocuğu Marks: “Bezirganı kaldırın, Yahudi kendiliğinden ortadan kalkar” diyeli yüz yılı aştı. Kapitalimin göçtüğü yüzyılda bezirganlığı diriltmekle Yahudi ne kazandı? İsrail insanına gidip sormalı.

Bin yıllar boyu her sosyal kargaşanın önünde sürüklenen “Sürtük Yahudi” bir şey sanıp özendi. İçindeki aşağılık kompleksi yüzünden, ilkin o zorlama Devlete ve Millete dört elle sarılmaya kandırıldı. Emperyalizmin, yüz milyonluk Araba karşı, iki buçuk milyon Yahudiyi fedai çıkarışını bir yana bırakalım. O çalışkan, sistemli, alçak gönüllü, kolayca alev alır Yahudi insanı için, bu çok pahalıya malolan, şatafatlı İsrail Devleti ile yapılan “İyilik”, ürkütülen kurbağaya değdi mi? Konu bu.

  1. İSRAİL:

Fakir Yahudilere göstermelik:

Binlerce yıllık çöl alınyazısını göksellikle sineye çekmiş Arap için herşeye katlanmaktan başka çıkar yol yoktur. Yahudi için iş öyle mi? Yahudi nice bir yıl, “Adanmış toprak”tan yakayı sıyırmış, yedi iklim dört bucağın türlü eziyeti kadar, tadını da çıkarmış, sınanmış bir “sürtük”tür. İlk beş on yıl, emperyalist “Hür Basın”ca şişirilen İsrail destanı, hayli işsiz, ezik, yoksul Yahudiye coşkun rüyalar gördürdü. Soluk soluğa koştular “Adanmış toprağa”… Balayı uzun süremedi. İsrail cennetine adımını atan Yahudi irkildi. Sosyalist peçeli emperyalist üretiminin kıyma makinesine kapılmış gibi oldu. İsrail’den başka her yerde Yahudi altta güreşir pehlivan. Türkiye’yi gözönüne getirelim. Nazar boncuğu Yahudinin girmediği şirket, devlet, servet, siyaset ve kivaset kapısında hiçbir iş bitirilemez. Ekonomi temelimize finans-kapitlin özenle seçtiği Yahudi gözdeler şebekesinden tek bir zengin Yahudi İsrail’e turist olmak dışında, yanlışlıkla düştü mü? Hayır.

Avrupa’nın, Asya’nın, Afrika’nın, Pasifik’in bir Yahudi milyoneri, finans-kapital subaşını bırakıp Filistin çöllerine Veysel Karani’liğe hatır için, birkaç günlüğüne göçmedi. Nice orta halli Yahudi tanırız, merak edip İsrail’in “sosyalist” kapıcığından başını sokar sokmaz, tabanı ateşe değmişçe, “emeğin erdemleri”nden yüzgeri etmiş, bir daha “Adanmış toprak” hacılığına tövbeler eylemiştir.
Haksız mı Yahudi? Haklı. Her ülkenin, her geri kalmışın (Egemen çevrelerde danışıklı olarak) kaynaklarını rahatça yemek dururken, kim İsrail’de başını belaya sokar? Dangıl dungul İbranice kekeleyip, çöl Arabıyla bıçaklaşmaya koşar? Hem de niçin? Dünyada sermayesini başka enayilere savunduran Yahudi, başkalarının sermayesini savunmak için kurbanlık koyun olacak ha!
İşte, her beş on yılda bir ekonomi krizleri düzeniyle patlayan İsrail çıbanı altında bu cerahatin toplandığı son savaşla iyice açıklandı. Yahudi de anlar gibi olacağa benziyor.

  1. YAHUDİ,

İsrail’de tedirgin:

İngiliz Entelijansı dölünden, Alman Nazi soyundan Irgum Zval Leumi adlı sabotaj teşkilatı, 1948 yılı İsrail Devleti ilan edilir edilmez kahraman Herut Partisi olmuştu. Adam öldürme milliyetçiliği çabuk sırıttı. Onlara, Ben Guryon gibi koyu siyonistler bile, “Bir avuç faşist döküntüsü” demek zorunda kaldılar. Yahudi, zorbaların elinden kurtulmak için, Ben Guryon’ları denedi. Onlar (İngiliz-Fransız) muhafazakar-sosyalist emperyalizminin kuyruğunda, parlak Süveyş zaferini kazanınca, işi hesaba vuran Yahudi, iflahının kesildiğini kavradı.

Bu yol, İsrail Devleti sazını Amerikan Emperyalizmi ele aldı. Yahudi, keskin sosyalist Levi Eşkol’un “İşçi Cephesi” ile masklenmiş Amerikan kargasının kılavuzluğuna girdi. Eşkol, sözde “Ilımlıkta katılık” parolasıyla Yahudiyi kandırdı. O zamana dek, Nasır’ı kafeslemek için İsrail’e dolaylı yoldan, gizlice silah veren Amerika, naz eder görünüp vermem dediği askeri malzemeyi, kendisine teslim olan Yahudiye, artık doğrudan doğruya ve açıkça sundu.

Bu sunuya karşılık, Federal Almanya ile İsrail sarmaş dolaş edildi:

Hani, 1400 yıl önce Muhammed peygamberin Hayber savaşında kestiği Yahudilerin kanını hiç unutamayan ve öcünü Filistin’in fakir Araplarına 1400 yıl sonra ödeten azgın siyonistler, 10 yıl önce 3 milyon Yahudiyi diri diri yakmış olan Nazilerin hayırlı haleflerini affediyorlardı. Moskova “ılımlıları” bile Eşkol’un ılımlı katılığına bir hoş bakıyorlardı. O sayede Eşkol “kan dökmeden Ürdün suları muharebesini” kazandı.

  1. İSRAİL:

Ekonomik ve sosyal bunalım:

Amerikan patentli İşçi Cephesi, politika dışında tam bozguna girdi:

1) Ekonomik durum gevşedi;

2) Yahudi göçmenliği tavsadı.

  1. Ekonomi Sorunu: Daha 9 Mart günü Andre Scemaman Kudüs’ten yazıyordu:

“Otorite bunalımından, rejim zaafından konuşuluyor… Bilançonun karanlık noktasını ekonomik durum oluşturuyor. İşsizlik yayılıyor. Bugün işsizler 30 bin kişiyi buldu. Önümüzdeki Haziran ayı 60 bine dek varacak. Gittikçe yayılan açlık grevleri yüzünden sosyal tahrikat ve kıvranışlar dramatik bir biçime giriyor. Almanların, yapmakta oldukları ödemeleri durdurması, yabancı ülkelerdeki Yahudiler arasında örgütlenmiş para toplamanın daha az gelir olması, inşaatın aksayıp, durmasına yol açtı. Bu durum ekonomi yapısını baştan sona yeni bir kalıba dökmeyi gerektiriyordu. Bu yeni kalıba dökmeyi iyi bir sonuca uylaştırmak isteniyorsa, köklü tedbirler kaçınılmazdı.”

“Yeni kalıp”: Besbelli, o zamana dek, Yahudiye “Kibbutz” komünizmi diye anlatılan kürek çalışmalarını, artık Amerikan emperyalizminin klasik kalıbına dökmekti.

2) Göçmen Sorunu: Amerika, dünyanın dört bucağından altına hücum etmiş göçmenlerle kurulmadı mı? İsrail’de de öyle olurdu. İki bin yıldır özlenen Adanmış Toprak ne yazık ki, çöldü. Musa Peygamber Sina çölünde “Hitta” (Ülke) dediği zaman Yahudi: “Hinta” (Buğday) istemişti. Yahudi o gün bu gün, karnı doyduğu her yere vatan diyordu.

A. Scemaman bildiriyor:

“Çok sayıda İsrailli, yeni bir vatan aramak üzere yola çıktılar… Köklü tedbirler almak içni, göçmenlerin gelmesine muhtaç olan bu ülkede, yalnız göçmen gelişi durmuş olmakla kalmayıp, göçmenliğin geleceği endişe yaratmaya başlayınca, köklü tedbirler geriye dek itilebilirdi. En yakın olaylardan birisi; Lod havaalanına bir pankart asılmış; üzerinde şunlar yazılı: ‘İsrail’den en son ayrılacak olan lütfen lambayı söndürsün’” (Le monde, 9 Mart, s. 10)

Emperyalist uşaklığını vatanseverlik sayan satılmış ağalara, bu gidişle memlekette kimse kalmayacağını anlatıyor.

  1. Yahudiyi kurban eden

İsrail:

Yahudi gözünü açıyor. Zılgıtçı Irgum yadigarı Herut Partisi ile liberallerin Millet Meclisi’nde kurdukları Gahal Grubu 11 kişiyi geçmiyor. Onların da sözü geçer üç tanesi (Avukat S. Tamar, E. Şosiek, işçilerin üçte birinden çoğunu toplamış Milliyetçi İşçiler Merkez Sendikası lideri N. Tayar) eski Irgum liderine karşı kampanya açtıkları için gruptan atıldılar. Bütün burjuva kanadı 8 kişi kaldı.

Yahudi hoşlanmıyor artık burjuva köpeklerinden. Ama, emperyalizm onu “solcu köpeklere” ısırtmayı beceriyor. Gene de Yahudilerin tepkisi ibret verici:

“Bay Eşkol ile Hükümetin halk içindeki ünü, hiçbir vakit bu denli alçalmadı. Parlamento alanında iktidarsız kalan muhalifleri muazzam bir kötüleme kampanyasıyla avunuyorlar. Ve bu savaşı, hem de kimileyin epey şüpheli bir zevkle kullanıyorlar. Hatta vaktiyle Hitler üzerine anlatılmış Acayip Hikayeleri bile kullanmaktan geri kalmıyorlar. Yalnız, Führerin adı yerine Hükümet şeflerinin adını geçiriveriyorlar. En dokunaklı fıkralar, İsrail ekonomisinin güç durumu üzerine yakıştırılıyor.” (a.g.y.)

Bir Hükümet, yabancı sermayenin bekçi köpeği ve kendi milletinin sirk cambazı olursa, halkının bilinçsiz ve örgütsüz direnmeleri ve sataşmaları önünde ne yapar? Milli Savunma ve gizli servisler gibi büyük dokunulmazlık taşıyan tabulara karşı da halk o korkunç dokunaklı anıştırmalarda bulunuyor, diyor Fransız gazeteci… Bu şartlar altında finans-kapitalizm uşağı bir iktidar, ilkin dillere ve düşüncelere sansür koyar. Bu yol, en aykırı alay ve söylentileri bile, sansür yüzünden yalanlamak olanaksızlaşır. O zaman, klasik zorbalığın son kozu baskıdır.

Kişilere baskı: Gazeteleri, yabancı yazarları süngülemek yetmez. Adalet susturulur. Skandal haberciliğiyle tanınmış “Bul” adlı magazinin iki yazarı var:

“Bu iki gazeteci, esrarengiz bir şekilde, gizlice tutuklandı, yargılandı, mahkum edildi. Bu bir zaaf belgesi değil mi?”

diye soruyor Batı Basını.