DİSK'E BAĞLI BİRLEŞİK METAL İŞ SENDİKASI: SİYASİ İKTİDARDAN İŞÇİLERE GAZ COP VE DAYAK AÇILIMI

Yazar Birleşik Metal İş Sendikası

tekel_1Tekel’i satıp işçileri sokağa attılar, şimdi de didayak atıyorlar; bunun adına da ülkeyi yönetmek diyorlar.

Saldırılar sadece TEKEL işçileriyle sınırlı değil;

İstanbul ambarlarda örgütlenme mücadelesi veren DİSK ve Nakliyat-İş Sendikası yöneticileri büyük bir belirsizlik içinde 15 gündür tutuklular;

İstanbul’da haklarını arayan 15 Demiryolu çalışanının sürgün edilmesine tepki gösteren emekçiler yerlerde sürüklenip, gözaltına alınıyorlar; güvencesiz çalıştırılarak köleleştirilmeye karşı çıkan sözleşmeli itfaiyeciler, tazyikli su ve copla dağıtılıyorlar.


Memleketin malını haraç mezat satmayı marifet bilen siyasi iktidar, işçi düşmanlığına da devam ediyor hala…
Tekel’i satıp işçileri sokağa attılar, şimdi de dayak atıyorlar; bunun adına da ülkeyi yönetmek diyorlar.
En Temel İnsan hakkı, “yaşama hakkıdır”. İşsiz ve aç insanın ise yaşama hakkı elinden alınmış demektir. TÜİK işsizlik rakamını %13.4 olarak açıklamışken ve işsizlerin dörtte birinin gençlerden oluştuğu da ortadayken, yıllarını TEKEL’e vermiş on binlerce emekçinin belirsizliğe terk edilmeleri anayasal bir suç olmanın da ötesinde bir insanlık suçudur.
Saldırılar sadece TEKEL işçileriyle sınırlı değil; İstanbul ambarlarda örgütlenme mücadelesi veren DİSK ve Nakliyat-İş Sendikası yöneticileri büyük bir belirsizlik içinde 15 gündür tutuklular; İstanbul’da haklarını arayan 15 Demiryolu çalışanının sürgün edilmesine tepki gösteren emekçiler yerlerde sürüklenip, gözaltına alınıyorlar; güvencesiz çalıştırılarak köleleştirilmeye karşı çıkan sözleşmeli itfaiyeciler, tazyikli su ve copla dağıtılıyorlar.
Sahte açılımlarla, sahte demokrasi havariliğine soyunan siyasi iktidarın mumu da böylece yatsıya dahi kalmadan sönmüştür. Onların mumu söndü ancak, işçisiyle, memuruyla, çiftçisiyle emekçiler işsizlik, yoksulluk ve haksızlık ateşiyle cayır cayır yanıyorlar.
Canı yanan vatandaşlar “yandım” dedikçe üstüne bir de bakanlık emriyle dayak, gaz ve tazyikli su yiyorlar, yerlerde sürükleniyorlar.
Ancak faşist idarelerde görülebilecek bir hoşgörüsüzlük, şiddet ve dayatmalarla bu ülkeyi yöneteceklerini sananlar, meclis kürsüsünden kendileri gibi düşünmeyenleri “susturma” yarışına girenler işçi düşmanı gerçek yüzlerini açıkça ortaya koymaya başlamıştır.
ABD patentli ve sermaye odaklı politikalarıyla ülkeyi yangın yerine çeviren siyasi iktidar, bu son uygulamalarıyla, Almanya’daki Hitler dönemini çağrıştıran yönetim biçimine doğru bir gidiş içindedir.
İşlerine gelmeyen her olayı “provokasyon” olarak değerlendirenler aslında, sendikasız, hukuksuz, ifade özgürlüğü olmayan, sadece kendilerini aydınlatan çağdışı bir ampulle karanlıklar içinde kalan bir ülke yaratmaya çalışmaktadırlar.
DİSK / Birleşik Metal-İş Sendikası olarak, son uygulamalarıyla işçi düşmanı politikalarını daha da derinleştiren siyasi iktidarı şiddetle kınıyor tüm kamuoyunu bu tehlikeli gidişe karşı birlikte mücadeleye çağırıyoruz.

BİRLEŞİK METAL-İŞ SENDİKASI