DANIŞTAY ŞEKER FABRİKALARINDA ÖZELLEŞTİRMEYİ DURDURDU

Yazar Şeker İş – Ulusal Kanal

seker-fabrikalarıVenezüella hükümeti, Zulia ve Tachira eyaletlerinde bulunan iki şeker fabrikasını kamulaştırma kararı aldı. Özel sektöre ait şeker fabrikalarının kamulaştırılması ile ilgili olarak açıklama yapan Venezüella Tarım ve Toprak Bakanı Jaua Elias: “Zulia’daki şeker fabrikasının Eylül 2009’da iflas açıklayarak kapanması ve Tachira’daki şeker fabrikasının ise yasal olarak belirlenmiş üretim kotalarına uymaması nedeniyle bu iki fabrikanınkamul   aştırılmasına hükümet olarak karar verdik” dedi. TIKLAYIN.
Danıştay Şeker fabrikalarının özelleştirilmesine “dur” dedi. Danıştay 13. Dairesi, Şeker-İş Sendikası’nın açtığı davada, ihalesi yapılan 6 şeker fabrikasının özelleştirmesine ilişkin ihale ilanı ve şartname yürütmesini durdurdu.

Jaua, “Şu andan itibaren bu iki şeker fabrikası işçilerin ve halkın malıdır” dedi ve şunları kaydetti: “Zulia’daki şeker fabrikası şirketi 3 bin işçiyi mağdur etmiştir. Hammadde ve nakit para eksikliğini bahane göstermiş, kapandıktan sonra işçilerin kazanılmış haklarına ilişkin sorumluluklarını yerine getirmemiştir. Bu nedenle bu şeker fabrikası kamulaştırılmaktadır.”

Bu kamulaştırmalar 2009 yılı içinde Venezüella’daki özel gıda sektörüne yönelik ikinci büyük kamulaştırma olması nedeniyle de önemli. Bu yılın şubat ve mart aylarında iki pirinç fabrikası da kamulaştırılmıştı. Hükümet bu alanlarda üretimi düzenlemiş ve yeni ve düşük fiyatlar belirlemişti. 1

Dünya kamu yatırımlarına ağırlık veriyor

2007 yılından itibaren yaşanmaya başlanan küresel ekonomik kriz ile beraber dünyada diğer pek çok sektörde olduğu şeker sektöründe de devlet müdahalesi artmaya başladı. Bu krizle beraber ortaya çıkan gıda krizinin de etkisiyle şekerin stratejik ürün olma özelliği daha da belirginleşti. Bu çerçevede Venezüella gibi pek çok ülke; küresek ekonomik krizin neticesinde özel sektörün yatırım gücünü kaybetmesi ve tamamen kar politikaları ile hareket eden özel sektörün şeker sektörüne yatırım yapmayacağı gerçeğini göz önüne alarak kamu yatırımlarına ağırlık verdiler.

Herkes Gider Mersin’e Türkiye Gider Tersine

2008’in Temmuz ayından itibaren küresel ekonomik krizin etkilerinin ülkemizde de ağır bir şeklide hissedilmeye başlanması ile birlikte fabrika ve iş yerlerinde hızlı bir şekilde kapanmaların başlaması ve buna bağlı olarak işsizliğin Cumhuriyet tarihinin en yüksek seviyelerine ulaşması ekonomiye devlet müdahalesinin gerekliğini gündeme getirdi.

Ancak ülkemizde tüm bu gelişmelere, ekonominin hızla küçülmesine ve dünyada işsizlik oranları sıralamasında Türkiye’nin 2. sıraya yerleşmesine rağmen işsizliğin azaltılması ve ekonominin iyileştirilmesi için gerekli olan devlet müdahaleleri tercih edilmedi. Bunun tam aksine işsizliği ve yoksulluğu daha da arttıracak olan özelleştirme politikalarına ağırlık verildi.

Bu politikalar çerçevesinde şeker fabrikalarını özelleştirme çalışmaları ne yazık ki başlatıldı. Özelleştirme sürecinde, yatırım gücü ekonomik kriz ile birlikte azalan özel sektör tarafından satın alınan fabrikalar tıpkı Venezüella da olduğu gibi kapanacak. Bunun neticesinde de şeker sektöründen geçimini sağlayan işçisiyle, çiftçisiyle tüm kesimler mağdur edilmiş olacak. Bu nedenle dünyadaki gelişmeler iyi değerlendirilmeli ve şeker fabrikalarını özelleştirme ısrarından vazgeçilmelidir.

1 Kaynak: http://www.birgun.net/economics_index.php?news_code=1256558879&year=2009&month=10&day=26 (26 Ekim 2009)

Danıştay 13. Dairesi, Şeker-İş Sendikasının açtığı davada, Türkiye Şeker Fabrikaları A.Ş’ye ait Kastamonu, Kırşehir, Turhal, Yozgat, Çorum ve Çarşamba şeker fabrikalarının bir bütün halinde portföy grubu olarak özelleştirilmesine ilişkin ihale ilanı ve şartnamesinin yürütmesini durdurdu.

Şeker-İş Sendikası yetkililerinden alınan bilgiye göre, dairenin yürütmeyi durdurma kararında, şeker sektöründe arz talep dengesinin bozulmaması, istikrarlı işleyişin sürdürülmesi, dışa bağımlılık yaratılmaması, üretimin sürdürülebilmesi gözetilerek özelleştirme işlemi yapılması gerektiği; şartnamenin ise bu ilkeleri sağlamaktan uzak olduğu ifade edildi. Şartname ile sadece portföy bazında 5 yıllık üretim şartı ve 50 milyon dolarlık teminat alımı öngörüldüğü belirtilen kararda, şartnamede, fabrikalarda üretimin sürdürülebilirliği için yeterli önlemlerin alınmadığına da yer verildiği kaydedildi. Kararın, 4’e 1 oy çokluğuyla alındığı bildirildi.

Portföy C olarak adlandırılan TÜRKŞEKER’a ait 6 şeker fabrikasının özelleştirilmesi ihalesinin 9 Aralık’ta yapılan nihai pazarlık görüşmelerine 9 firma katılmıştı. Nihai pazarlık görüşmelerinde en yüksek teklifi 606 milyon dolarla Ak-Can Şeker vermişti. Ak-Can Şeker Sanayi ve Ticaret A.Ş. ise AKP’ye yakınlığıyla bilinen Cengiz Holding ortakları tarafından 2008 yılında kurulmuştu.