CHP'DE KONGRE SÜRECİ SANCILI BAŞLADI

Yazar Vatan Postası   

MILIST GOKHAN KARAKAS TUZLA CHP UYELERI KENDI PARTILERINI SIKAYET ETTI.CHP İlçe Başkanı Hasan Uzunyayla ve İlçe Yönetim Kurulu hakkında bir grup partili “Evrakta sahtecilik, Siyasi Partiler Kanunu’nu ihlal” gibi ciddi iddialarla Tuzla Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulundu.

Cumhuriyet Halk Partisi’nin 11 Kasım tarihinde yapılan delege seçimlerinde yaşanan sıkıntılar bitmek bilmiyor.  27/11/2007’de bir grup CHP’li, İlçe Başkanı Hasan Uzunyayla ve İlçe Yönetim Kurulu hakkında Tuzla Cumhuriyet Başsavcığılına evrakta sahtecilik ve Siyasi Partiler Kanunu ve CHP tüzüğünü ihlal şikayetleriyle iki ayrı suç duyurusunda bulundu.

Bir grup partiliyle birlikte Tuzla Adliyesi önüne gelen Halil Özen, CHP Tuzla İlçe Yönetimi ile ilgili suç duyurusunda bulunmadan önce bir basın toplantısı gerçekleştirdi.
“Yaşananlar  acı verici”
Partide yaşananları “acı verici” olarak değerlendiren Özen, 11 Kasim’da yapılan delege seçimlerinde, kendilerini son anda listelerini çekmeye kadar götüren sürecin sonunda çaresiz kalarak CHP Tuzla ilçe Baskanı Hasan Uzunyayla ve ilçe Yönetim Kurulu hakkında iki ayrı suç duyurusunda bulunmak zorunda kaldıklarını ifade etti.
“Evrakta sahtecilik” iddiası
“CHP İlçe Başkanı bundan iki yıl önce partiye gidip üyeolan, ellerinde alındı belgeleri bulunan 80 kişinin üyelik formlarını yırtıp atarak evrakta sahtecilik yapmıştır. Mahallesinde oturmayan insanlara oy kullandırtmasının yanı sıra onları delege yaparak CHP tüzüğünü ayaklar altına almıştır.
Sadece Postane ve Cami mahallelerinde bile toplam 80 delegenin %25’i sahtedir. Yani 80 kişiden 20’si o mahallede oturmamaktadır. Bu durum muhtarlıklardan alınan resmi yazılarla tesipit edilmiştir.” dedi.
Tüm bu hukuksuzlukları hem il yönetimine hem de Genel Merkez’e zamanında ve süresi içinde bildirdiklerini ifade eden Özen, tatmin edici bir cevap alamadıklarını ifade etti.
“Vicdanımız rahat”
“Dolayısıyla hukuksuzluklar karşısında tüzüğün öngördüğü tüm parti içi kanalları sonuna dek denedik. Ancak çalıştırmayı başaramadık. Bundan dolayı vicdanımız son derece rahat… Üyelik haklarımızı korumak için yargıya başvurmak zorunda kalmak çok hazin bir olay.” dedi.
Özen, “Bizler, bu güne dek Tuzla’da AKP’li belediye başkanı ve yöneticilerinin hukuksuzlukları ve yolsuzluklarıyla mücadele ettik. Hayatın başka alanlarında zorbalığa karşı durduk. Hukukun geçerli olduğu bir ülke için uğraştık. Bunların bedellerini de seve seve ödedik, ödüyoruz.
Ancak şimdi bizler, sosyal demokrasinin evrensel ilkelerini savundugunu iddia eden bir partide, bizler Atatürk’ün kurdugu bir partide en basit üyelik haklarımızı bile kullanabilmek için yargıya başvurmak zorunda kalıyoruz. Bunun üzüntüsü, ödediğimiz tüm bedellerden daha ağır… Ne yazık ki, durum bu kadar açık ve hazin.” dedi.
“Hangisi parti aleyhine çalışmak?”
“Simdi, merak ediyoruz: Acaba, CHP gibi köklü bir partiyi zorbalıkla ve hukuksuzluklarla yönetmeyi alışkanlık haline getirenleri teşhir etmek ve onların hukuksuzluklarıyla yargı önünde hesaplasmak mıdır parti aleyhine çalışmak, yoksa bunlara susmak, sustukça böyle insanların partiye kök salmalarına seyirci kalmak mı?” diyen Özen, “Bizler için bu partinin aleyhine yapılacak en kötü şey böyle insanlar karşısında sessiz kalmaktır. Çünkü zorbalıklar karşısında susmak, zorbalığa ortak olmak demektir.” dedi.
Halil Özen ve arkadaşları basın toplantısının ardından, savcılığa suç duyurusunda bulundu.