ÇANAKKALE'Yİ ARKADAN VE İÇERDEN VURDULAR!

Yazar vatan postası
images

ÇANAKKALE VE DUMLUPINAR’DA KONUŞTUK!

SONRA SUSTUK! SUSTURULDUK!

“TRUVA ATLARI” ROLLERİNİ İYİ OYNADI!

GENE KONUŞMA VAKTİ GELDİ! KONUŞACAĞIZ!

ANCAK BU KEZ BİZİ HİÇ KİMSE SUSTURAMAYACAK! 

duryolcu

Biz bu “film”i ilk kez M. Ö. 1200 yıllarında “gördük”. Avrupa bezirganlığı, ticaret yollarını Küçükasya üzerinden Ortadoğu, Avrasya, Hindistan ve İçasya’ya doğru açabilmek için AKHA’ları (şimdiki Yunanlıların sosyolojik olarak Orta-Yukarı Barbar atalarını) bezirganın kılıcı olarak kullandı. Grekler, tüccar-bezirgan-tefeci sermayedarların kışkırtması ile Çanakkale Boğazı’nı tutan Truva’ya saldırdılar. Akhalar için de trajedi ile sonuçlanan bu macerayı Homeros, “İlyada” ve “Odesa” destanları ile pek güzel anlatır; ‘Dimyat’a pirince giderken evdeki bulgurdan olan’ları…

Benzer “film”i Haçlı Seferleri’nde de gördük. Avrupa tefeci-bezirganlığı, kışkırttığı köylü yığınlarını Doğu’ya sürdü. Sonuç gene trajedi.

Daha sonra, 1. Dünya Savaşı’nda başta Çanakkale olmak üzere tüm cephelerde, emperyalistler, paylaşım amacı ile geri ülke halklarından topladıkları paralı askerlerle “Hasta Adam” Osmanlı’ya saldırdı. Yüzyüze savaşan tarafların büyük kayıp ve acıları ile yıllar süren savaşlara sahne oldu bölgemiz. Sonuçları herkesçe malum… 1917 Büyük Ekim Devrimi…

80 yıl önce, başta İngilizler olmak üzere, bugünkü Avrupa Birliği’ni oluşturan ülkelerin saldırısı ile karşılaştık. İngiliz emperyalistlerinin kışkırttığı Yunan işgal orduları Ege üzerinden İzmir’e girip, tarihten hiç ders almamışçasına, efendilerinin fedaisi oldular. Fransız emperyalizmi, Güneydoğu’dan işgale girişti. İtalyan’lar, Güney’den… Sonuç gene herkesçe malum… 1919 Devrimi.

O gün dayattıkları Sevr’i bugün de aynen dayatmaktalar. İstanbul’u işgal eden İngiliz donanmasının kaptan zırhlısının adı Agamemnon! Agamemnon; MÖ 1200’lerde Truva’yı kuşatan Aka (Grek) komutanın adı… Kullandıkları avadanlıklar, kuklalar, planlar, hepsi aynı. Anlaşılan; Batılılar tüm yaratıcılıklarını 18. ve 19. yüzyıllarda bırakmışlar! Hatta M. Ö. 1200’lerden beri pek bir şey değişmemiş… Onlar tarihlerini ve misyonlarını asla unutmuyorlar… Ya biz!