Çalışana ‘mobbing’ kıskacı

Kamu kurumlarında ‘psikolojik taciz’ artıyor; yıldırma, emekliliğe zorlama, sürgün yüksek düzeyde

İşyerinde “psikolojik taciz”, “baskı”, “yıldırma” ve “zor kullanma” anlamına gelen “mobbing” AKP hükümetiyle birlikte kamu kurumlarında daha da yaygın hale geldi. Belediyelerde çalışan ve muhalif kimlikleriyle tanınan memurlar “zorla” emekli edilmek istenirken, sağlık personeli, başhekim ve idareciler “geçici görevlendirme” tehditlerine maruz kalıyorlar.

KESK’e bağlı Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) Genel Başkanı Bedriye Yorgun, sağlık personelinin iş yoğunluğu, personel yetersizliği ve angarya işler nedeniyle sürekli baskıya maruz kaldıklarını belirterek, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve Sağlık Bakanı Recep Akdağ’ın “Vatandaşa güleryüzlü davranın” sözlerinin dahi sağlık kurumlarında baskı aracı olarak kullanıldığına dikkat çekti.

Yorgun, “Başhekimler ve idareciler kendilerini kamu adına çalışan birer memur olarak görmek yerine sağlık kurumlarının sahibi olarak görmeye başladılar. Hastaneler ise kamu kurumu değil işyeri, memurlar ise işçi olarak görülmeye başlandı. İdareciler, özellikle son dönemde, çalışanlarının ‘kapıkulu memur’ olmaları için her kademede baskı kurmaya başladılar. Baskılara karşı duran memurlar ise ‘geçici görevlendirmeler’, ‘görev değişiklikleri’ ile yıldırılmaya çalışılıyor. Memurların sendika tercihlerinden kaynaklı baskılar ise bunun en görünen örneği. İnsanlar psikolojik baskı nedeniyle ciddi hastalıklar yaşıyorlar ve bunların farkına bile varmıyorlar. Hemen hemen her işyerinde ve tüm kademelerde bu sorunlar yaygın biçimde var” dedi.

Sözleşmeli ve taşeron şirketlere bağlı çalışanların da baskı gördüğünü kaydeden Yorgun, “Senin iş güvencen benim iki dudağımın arasında”, “Ben seninle ilgili olumlu referans olmazsam sözleşmen yenilenmez, işini kaybedersin” sözleriyle sözleşmeli personelin de baskı altına alındığını söyledi.

Memurlar köpek barınağında çalıştırılıyor
KESK’e bağlı Tüm Belediye ve Yerel Yönetim Emekçileri Sendikası (Tüm Bel-Sen) İstanbul 1 No’lu Şube Başkanı Kadri Kılıç, AKP iktidarının ikinci kez göreve gelmesinin ardından belediyelerde görev yapan memurlara yönelik “sendikasızlaştırma” ve “emekliliğe zorlama” yönünde baskıların arttığını belirterek, mobbing’in en son örneğinin AKP’li Fatih Belediyesi’nde yaşandığına dikkat çekti. Kılıç, bazı memurların emekli olmaları için Yedikule’deki köpek barınağına sürgün edildiklerini anlattı.

Sürgün edilenler var
TMMOB Başkanı Mehmet Soğancı, TMMOB’ye bağlı meslek odaları ve üyelerinin uğradığı baskı ile ilgili gazetemize yaptığı değerlendirmede, kamuda çalışan ve birliğe üye mimar, mühendis ve şehir plancılarının TMMOB’nin düzenlediği etkinliklere katılımını engelleyen uygulamalarla karşılaşıldığını ifade etti.

Soğancı, “Örneğin DSİ yönetimi, çalışanların TMMOB 2. Su Politikaları Kongresi’ne katılımını yasakladı. Çeşitli sempozyum ve kongrelerimizde tamamen bilimsel yaklaşım içerisinde sundukları bildiriler nedeniyle görevden alınan, soruşturmaya uğrayan ya da sürgün edilen arkadaşlarımız oldu” dedi.

TAZMİNAT TALEBİ

Devlete karşı ilk dava
Toprak Mahsulleri Ofisi’nde (TMO) 25 yıl görev yapan Şaban Tokat, Türkiye’de ilk mobbing (işyerinde psikolojik şiddet) davasını devlete karşı açmıştı. Bürokrat uğradığı psikolojik baskı nedeniyle kendisinin ve ailesinin depresyona girdiğini raporla kanıtlayarak yöneticilerden 15 bin YTL tazminat talep etmişti. TMO Personel Daire Başkanlığı’na atanan Tokat’ın kaderi AKP iktidarının göreve gelmesiyle değişmişti. Zorla istifa ettirilmeye çalışan Tokat baskıları kabul etmeyince rütbesi düşürülüp müşavirlik, sonra baş-uzmanlık kadrosuna geçirilmişti. Baskıya dayanamayan bürokrata, “kalp krizi” şüphesiyle kaldırıldığı hastanede “majör depresyon” tanısı konulmuştu. Bu süreçte Tokat’ın eşi ve oğluda depresyon tedavisi görmeye başlamıştı. TMO’daki yöneticileri hakkındaki suç duyurusunda bulunmaya izin çıkmayınca Tokat, Danıştay’a başvurarak, “İşyerinde yaşadığım mobbing nedeniyle hastalandım” diyerek karara itiraz etmiş ve hukuk mücadelesine başlamıştı. Jeoloji Mühendisleri Odası Yönetimi’nin kendisine psikolojik baskı uyguladığı gerekçesiyle dava açan Tülin Yıldırım’ı Yargıtay haklı bularak, tazminat kazanmasını sağlamıştı. Bu dava sonrası mobbing resmen Türk hukuk sisteminde yer bulmuştu.

Mobbing mağdurları ne yapabilir?

  • Size karşı yıldırma ve baskı uygulayan kişiye, açıkça duruma itiraz ettiğinizi söyleyin, taciz edici söz ve davranışlarını durdurmasını isteyin. Yanınızda güvendiğiniz ve gerekirse tanıklık edebilecek bir iş arkadaşınızı bulundurun.

  • Olayları, verilen anlamsız emirleri ve uygulamaları yazılı olarak kaydedin.

  • İlk fırsatta baskı uygulayan kişiyi, yetkili birine rapor edin, eşitiniz ise üstünüze, üstünüz ise yönetim kurulu ve insan kaynaklarına durumu açıklığıyla ve kanıtlarıyla bildirin.

  • Gerekiyorsa tıbbi ve psikolojik yardım alın. Profesyonel yardım hem süreci atlatmanıza yardımcı olacak hem de hukuki süreçte yasal kanıt oluşturacaktır.

  • Şikâyetiniz hakkında kuruluşunuz içinde ne yapıldığını araştırın.

  • İş arkadaşlarınızla durumunuzu paylaşın, benzer baskılara maruz kalanlarla ortak hareket edin.

  • İşyerinizdeki girişimleriniz yeterli olmuyorsa, toplanan tüm kanıtlarla birlikte hukuki süreç başlatın.

http://sendika.org/2009/12/calisana-mobbing-kiskaci/