AVRUPA BİRLİĞİ’NİN UCUZ İŞÇİ CENNETİ

Yazar Yılmaz Dikbaş   


Romanya, 1 Ocak 2007 tarihinde AB’ye üye oldu.
AB ülkeleri içinde Romanya, işçiliğin en ucuz olduğu ülkedir.
Romanya’da emeğin çok ucuz olması, AB’deki büyük şirketlerin ağızlarını sulandırdı! Finlandiya’nin dünyaca ünlü şirketi NOKIA, Almanya’nın Bochum kentindeki fabrikasını kapattı, Romanya’ya taşıdı. Nokia ile beraber, aynı sektörün alt birimleri de aynı yolu izledi, isçi ücretlerinin yüksek olduğu Almanya’dan ayrıldı, işçiliğin çok ucuz olduğu Romanya’ya  gitti… (1)


Finlandiya Ekonomisi Araştırma Enstitüsü’nün başkanı şunları söylüyor:

“1990’larda çok sayıda şirket Nokia’yı takip etti. Önce Latin Amerika’ya, oradan Hindistan’a, sonra Çin’e ve Macaristan’a taşındılar, şimdi de sıra Romanya’da”
AB projesi emperyalist bir projedir, yani kapitalistlerin çıkarına işleyen, sömürgeci bir projedir. Sömürülen, emektir.
AB’de emkeçilerin hakları, hukukları yoktur.
Eğer AB’de emekçilerin çıkarları gözetilmiş olsaydı, Romanya AB’nin ucuz işçi cenneti olabilir miydi?
Türkiye’de Avrupa Birliği’nin propagandasını yapan AB’nin Truva Atları, özelde işçilerimize, genelde halkımıza hep yalan söylediler.
Yabancılara Türkiye’de sendika kurma ve kurulu sendikalara başkan olabilme yolunu açan sendikalar yasa tasarısına işçi sendikalarının destek vermesi, ihanetin son perdesidir! Hükümetle yapılan görüşmelere DİSK adına katılan Genel Sekreter Yardımcısı, AB Mandacısı Perihan Sarı, bakın hepimizi nasıl aldatmaya çalışıyor:
“Yabancıların sendika kurucusu olma hakkı, AB uyum süreciyle bağlantılıdır. Mütekabiliyet esasına göre birlik üyesi ülkelerden birinin vatandaşı bir diğer ülkede sendika kurabilir.” (2)
Mütekabiliyet, Arapça bir sözcüktür, ‘karşılıklılık’ demektir. Yani iki taraftan birinde ne tür hak ve yetkiler varsa, diğerinde de aynıları var demektir.
Şimdi, AB’nin Truva Atı Perihan Sarı’ya soruyorum:
Türkiye ile AB arasında ‘mütekabiliyet’ esası var mıdır?
AB, 6 Ekim 2004 tarihinde verdiği belgelerde açıkça yazdı, dönemin Türk hükümeti de bunu kabul etti:
“Türkiye, AB’ye üye olsa bile, Türkler AB’de serbestçe dolaşamayacaklar, vize uygulaması aynen sürecektir.” (3)
Türk işvereni de, işçisi de, sendikacısı da ve sade vatandaşı da, Türkiye bir gün AB’ye üye olsa bile, AB’ye vizesiz gidemeyecek, orada serbestçe dolaşamıyacak, oysa AB’nin işverenleri de, işçileri de, işsizleri de, sendikacıları da ve sade vatandaşları da istedikleri zaman istedikleri gibi Türkiye’ye gelebilecekler, iş kurabilecekler, iş bulup çalışabilecekler, toprak ve konut alıp satabileceklerdir.
Bu mudur ‘mütekabiliyet’ esası?
Göz göre göre böylesine kuyruklu yalan söyleyenlerin, ar damarlarının çatlamış olması gerekir!
AB’den bir milyon Avro hibe alan DİSK’in Genel Sekreter Yardımcısı Perihan Sarı, işbirlikçi ağzıyla, bakın bizleri nasıl kandırmaya çabalıyor:
“Bunlar korkulacak konular değil. Olayı işçi sınıfının dayanışması şeklinde yorumlamak lazım. Yabancı sermaye nasıl gelip örgütleniyorsa, uluslararası bir işçi federasyonunun Türkiye’de temsilcilik açması da işçi sınıfıyla dayanışma anlamını taşıyor.”
Hiç utanmadan, hiç sıkılmadan yalan konuşan AB Mandacısı, işbirlikçi Perihan Sarı’ya soruyorum:
Eğer AB’de işçi sınıfı dayanışması olsaydı, AB üyesi Finlandiya’nın şirketleri AB üyesi Romanya’ya işçilik ucuz diye koşabilirler miydi?
Eğer AB’de işçi sınıfı dayanışması olsaydı, Alman ve Finlandiyalı işçiler, Romanyalı işçilerin emeğinin sömürülmesine seyirci kalırlar mıydı?
Türk halkının eşsiz bilgeliği, yargısını vermiştir:
“Gâvurun ekmeğini yiyen, gâvurun  kılıcını sallar!”
AB’den bir milyon Avro hibe alan DİSK’in sözcüsü Perihan Sarı; yalanlarla, palavralarla başta işçilerimiz olmak üzere tüm Türk halkını aldatmaya çalışmakta, AB’nin kılıcını sallamaktadır!
Başta DİSK üyeleri olmak üzere, tüm işçilerimizi, AB Mandacısı sendika yöneticilerine karşı ayaklanmaya çağırıyorum!
8 Mayıs 2008, Antalya   dikbas@kalinka.com.tr       www.kalinka.com.tr


(1) YLE News, “Low Costs and EU Membership Lure Companies to Romania”, 29.01.2008

(2) “Sendikalar yabancı sendika kurulmasına itiraz etmedi”, Cumhuriyet, 07.05.2008

(3) Yılmaz Dikbaş, “Avrupa Birliği Tabuta Çakılan Son Çivi” AsyaŞafak Yayınları, İstanbul, Mart 2008, 5. Baskı