Asil Kapitalizm Tohum Kıskacında

zmo Ziraat Mühendisleri Odası İstanbul Şubesi Başkanı Ahmet Atalık’ın sunumuna katıldık ve istatiksel olarak da bilgilendik…
Konumuz TOHUM olunca bendeki yaşam dillendi:

Yazar: Nezih Gençler
Sistemin ne yaparsa yapsın bir türlü kontrol altına alamadığı, patentleyip tarif ederek ölçülebilir, tartılabilir, az-çok homojen, nakledilebilir, standart altına alınabilir, … ve de FİYATLANDIRILABİLİR hale getiremediği TOHUM ve tohumun yaşamsal-dirimsel enerjisinin kollektif aksiyonu…

Tohum deyince; bizler de dahil tüm canlıların tohumu ve ondaki yaşam enerjisi, YAŞAM SAVUNUCULUĞU, DOĞURUCULUĞU VE DOKUYUCULUĞU VE KORUYUCULUĞU anlaşılmalı…
zmo

Tohum deyince; KOMÜN GÜCÜ anlaşılmalı…

Tohum deyince; aşk ve sevgi ile delicesine yaşama tutunmanın ruh hali anlaşılmalı…

Tohum deyince; yaşanabilir bir dış doğa için (organik çevremiz, coğrafyamız) ve de ondan ayrılamaz yaşanabilir bir iç doğa (organik beden ve ruhumuz) için ÖLÜMÜ GÖZE ALAN BİR DİRİMSEL SAVAŞ; yaşamın ölümüne savunulması anlaşılmalı…

İnadına anlayamayanlar, ANLAMAK İSTEMEYENLER; bir buğday tohumunun kar altında nasıl inadına kışladığını, bir diken tohumunun bozkırda kuru toprağa nasıl inadına tutunduğunu, yavrularını koruyan dişilerin nasıl savaştığını, embriyonun yaşam için nasıl inadına mücadele ettiğini … incelesinler… diyecektim ama inadına demiyorum…

Ve doğaya-insana-tarihe aykırı sistemlerin hiçbir gücünde; hiçbir ölüm makinesi silahta, hatta ABC silahlarında, orduda, poliste, devlette, istihbarat örgütlerinde ve şirketlerinde ve holdinglerinde ve bankalarında … olmayan bir yaşam savunucu gücün, yaşamını savunmak için ölümü göze alması anlaşılmalı TOHUM DEYİNCE

Çünkü o tohum yaşam demektir, dirim demektir ve insanda komün gücü gibi ele avuca sığmaz bir yaşam, sonsuz bir aşk enerjisi demektir…

O tohum ki; önünde sonunda, son duruşmada, insanda bilinçle, insan dışındaki doğada içgüdüsel olarak yaşamını savunmaya odaklanmış ve de adaklanmıştır…

Yaşam düşmanı özel mülkiyetli kâr sistemleri tarafından yüzyıllardır sürdürülen doğanın, insan toplumunun ve tarihinin gaspı ve çapulu ve cinayetleri ile hızla yaşanamaz, üzerinde canlı barınamaz bir ölü gezegene dönüşmek üzere olan dünyamızdaki tohum-yaşam-dirim-komün gücü; tarih-coğrafya-doğa-insan kollektifinin dinamizmi ve enerjisiyle oluşacak DUYGU-DÜŞÜNCE-DAVRANIŞ BÜTÜNLÜĞÜ; bu ölüme gidişi durduracak tek ve biricik gerçeklik…

“Kişi noksânını bilmek gibi ârif olamaz!” diye güzel bir atasözü vardır… Bu atasözünde “ârif olmak”; sadece bildiğini değil bilmediğini de bilmektir… Onun için ÂRİFE (;tohuma, dirime, yaşama) TARİF (;patentlemek, numaralandırmak, standardizasyon, ölçülebilir, tartılabilir yapmak … fiyatlandırmak) gerekmez… O tarife gelmez… Ve zaten gelmiyor da…

ONUN İÇİN SON YAŞAM DÜŞMANI SİSTEM OLAN KAPİTALİZM, TOHUMU (GDO İLE, YASALARLA, SATIŞLARINI ÖNLEYEREK, TOHUMUN ORGANİK VE GERÇEK ‘SAHİPLERİ’ KÜÇÜK ÜRETİCİLERİ YOK EDEREK …) KISKACA ALMAYA ÇALIŞIRKEN, KENDİSİNİN, TOHUM TARAFINDAN KISKAÇTA OLDUĞU APAÇIK ORTADA…

Eeeee… “ava giderken avlanma” bu olsa gerek… Hele bizimki gibi 4 mevsimlik doğa ve coğrafya ortamlarında…

Bir de tohum şunu çok iyi bilmektedir ki; ancak ölümü göze alabilen cesurlar yaşam savaşını kazanabilir… Önünde sonunda korkaklar ölür… Hatta titreşerek ölümlerini beklerken, sürünerek ‘yaşadıkları’ her sefil gün bin defa ölürler…

Başını kuma gömüp ölümü beklemektense, ölümü göze alıp savaşmak gerek…