VATAN POSTASI
Yaşamımızı Savunmak Üzere,Duygu,Düşünce ve Davranış Birliğini Gerçekleştirmek İçin Varız.

Alper Akçam: İnanmak İstiyoruz

Bir süredir Doğu Akdeniz ve Ege’de önemli gelişmeler yaşanıyor… Deniz sahanlıklarında yapılacak yeraltı araştırmaları için Yunanistan’la, zaman zaman da Yunanistan’ı arkalayan Avrupa ülkeleriyle önemli gerilimler yaşıyoruz.
Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, “Türkiye Doğu Akdeniz’de Yunanistan ile yaşadığı sorunu diyalogla çözmek istiyor. Sahada ve masada uluslararası hukuk ve iyi komşuluktan yanayız,” demiş…
Bu açıklamaya diyebilecek tek söz, tek itiraz, tek eleştiri olabilir mi?
Yalnızca şu soru geliyor aklımıza. “Şimdiye kadar neredeydiniz?”
Suriye’de, Irak’ta, tüm Orta Doğu’da ABD emperyalizminin BOP planına uygun hamleler yapılırken, milyonlarca insan yerinden yurdundan edilirken, ülte topraklarımız sığınmacı akınlarına uğratılırken neden böyle bir politika, “Uluslarası Hukuk,” “Komşularla İyi İlişkiler” değil de başka şeyler ön planda tutuldu…
Doğu Akdeniz ve Ege’deki yeraltı ve yerüstü doğal zenginliklerde kuşkusuz, diğer ülkeler kadar bizim de, bizim insanımızın da hakkı, hukuku var… Dünyanın hiçbir bölgesi hiç kimsenin babasının çiftliği değil; tüm insanlığın ortak malıdır. İnsanımızın aşı, ekmeği, geleceği, kendi topraklarımız ve karasularımızdaki zenginliklere sahip çıkabilmemizle doğrudan ilişkilidir. Hemen bu bağlamda, kullanılan sözlerin gereği neyse yerine getirilmelidir.
Ayrıca Kaz Dağların’daki, yurdumun dört bir yanında ormanları kesen o dünya güzeli bölgeleri çırılçıplak bırakan uluslararası Finans Kapital ve yerli ortaklarının verdikleri zarar da giderilmelidir. Ormanları, yaylaları, ülkemizin doğal zenginliklerini, derelerini yine emperyalist şirketlere yağmalattıran bezirgân, pazarlamacı politikalardan da vazgeçilmelidir…
Dış politikada da iç politikada da bu coğrafyanın geleceği, insanının alın teri, hakkı, hukuku ön planda tutulmalıdır.
Tutarlı bir politika izlenmek isteniyorsa yapılması gereken budur…
Bugüne kadar Türkiye’yi Orta Doğu ve Yakın Asya’daki sömürgeci niyetleri için koçbaşı gibi kullanan, komşu ülkelerde savaşlar çıkartan, oraları kana bulayan emperyalist politikalarla araya kalın çizgiler çizilmeli, nereden ve nasıl çıktığı belli, İslam dinini bir ideoloji gibi benimsermiş görünen kimi besleme terör örgütlerinin kollayıcısı olmak durumundan çıkılmalı, Cumhuriyet Kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün “Yurtta Barış, Cihan’da Barış,” parolasına geri dönülmelidir…
Uluslararası arenada da güçlü olabilmenin, saygı görebilmenin ilk ve en büyük koşulu burudur.
Dün Suriye’de, Irak’ta başka politikalar izleyip bugün uluslararası hukuktan, diyalogdan, komşularla iyi ilişkilerden, komşu ülkelerin toprak bütünlüğünden söz etmiş olmak yetmedi, belki de yetmeyecek.
Yapılan açıklamadaki sözler bugün de, yarın da hiç ayrılmayacağımız ilkeler olmalıdır…İnandırıcı olabilmek ancak böyle mümkündür…
Ki, emperyalizme karşı dişle tırnakla savaş verip bağımsız bir ülke kurmuş Türkiye Cumhuriyeti, tüm dünyanın saygı duyduğu, haklarına, hukukuna değer verdiği bir ülke konumuna gelsin…
Ki, yurdumun ormanları yine bir ağaç gibi tek ve hür yaşanan mekânlar olsun, dereleri özgürce aksın…
Ki, yaylaları, ovaları, dünyanın en değerli turizm, tarım ve hayvancılık kaynağı olarak kalsın…
İnsanımızın gülmesi, gülümsemesi eksik olmasın yüzünden…
Günaydınlıkları hep bizimle olsun…

Alper Akçam

Bu web sitesi deneyiminizi geliştirmek için çerezleri kullanır. Bununla iyi olduğunuzu varsayacağız, ancak isterseniz vazgeçebilirsiniz. Kabul et Devamı