AKP’nin 1 Kasım Gak Guku

Yazar: İlker Belek

secimDavutoğlu 1 Kasım seçim beyannamesini 4 Ekim’de açıkladı. Sağlıkla ilgili uzun bir liste mevcut. İçinde yok yok. İnsan “13 senedir aklınız neredeydi” diye bile düşünmüyor. Nitekim bunların gönlü bol, sallamalarının sonu, dediklerinin inandırıcılığı yok.

Koruyucu sağlık hizmetlerine öncelik verip sağlıklı yaşam kültürünü teşvik edeceklermiş. Daha çocuklarımıza kaç doz kızamık aşısı yapıldığını bilmiyorlar, aile hekimlerinin gönderdiği veriler dışında bir bilgiye sahip değiller. 2013 yılında kızamık salgını çıktı: Devrim dedikleri aile hekimliği sistemi yüzünden. 7 Haziran’dan beri Kürt illerine savaş ilan ettiler, 28 kurşun sıktıkları bedeni boğazında iple panzer arkasında sürüklemekle meşguller. Keskin nişancıları bina tepelerinden insan avlıyor. Bölgeyi atış talimgahına döndürdüler. 10 Ekim Ankara katliamı. Sağlıklı yaşammış.

Obeziteyle mücadele edeceklermiş. Oysa bu sorun artışını sürdürüyor. 15 yaş üzerindeki sıklığı 2012’de %17.2 idi, 2014’de %19.9’a yükseldi. Kadınlardaki artış belirgin: %20.9’dan %24.5’e (1, 2). Üstelik Sağlık Bakanlığı 2010-2014 dönemi için obeziteyle mücadele programı başlatmış ve 2012 yılında da büyük şaşaayla her gün 10 bin adım atma hedefini belirlemişti. Sonuç tam bir fiyasko. Bu işlere hiç bulaşmasalar en iyisi.

Mahallelere spor alanları yapacaklarmış. Hiç inanılır değil de, diyelim olacak. Türkiye’de kaç mahalle var ? Buralarda kaç insan yaşıyor ? Bu spor alanlarına kaç spor aleti koyacaksınız ? Kaç kilometre yürüme yolu inşa edeceksiniz ? Tartanlı mı olacak ? 13 yılda kaç tane kapalı salon yaptınız ? Sahi kadınlar spor için tek başlarına dışarı çıkabilecekler mi ? Biliyorsunuz kadın cinayetleri, kadına yönelik şiddet sizin döneminizde pik yaptı. “Namus” takıntınız yüzünden. Yukarıda yazdık, sizin “mücadele” döneminizde kadın obezitesinde neredeyse %20’lik bir artış gerçekleşti.

1 milyon bisiklet dağıtma konusunu daha önce de söylemiştiniz. Ne kadar yol alındı ? Yoksa ihaleyi kime vereceğinize mi karar veremediniz ? Yazık, zor tercih tabi. Ya da bu projeyle kaç yandaş patronu zengin edeceksiniz, diye mi sormalı ? Dağıtacağınız bisikletlerin kalitesinin TOKİ inşaatları düzeyinde olacağından eminiz ama.

Sağlığa zararlı gıdaların yanıltıcı ve yanlış yönlendirici tanıtımını engelleyeceklermiş. Yapılmalı tabi ki ve bunu da mutlaka AKP yapar, şüpheye gerek yok. Nasıl mı ? Tatlandırıcılı, katkı maddeli, kolalı içecekleri üreten firmaları dize getirerek tabi ki. Mutlaka yaparlar. Sağlıksız gıdaları toplatırlar, üretenleri kapatırlar, bir sağlıklı milli gıda endüstrisi kurarlar. Mutlaka. Sahi, nişasta bazlı şeker üretecek Amerikan dünya tekeli Cargill için Yeşil Bursa’yı imara açan, toplam şeker üretimindeki nişasta bazlı şeker kotasını anormal derecede yükselten siz değil miydiniz ? AB ülkelerinde bu oran ortalama %2 ve şeker üretimini esas olarak şeker pancarına dayandıran Fransa’da %0.42 iken, siz değil misiniz Türkiye’de tam %15’e yükselten(3) ? Siz değil misiniz önce GDO’lu ürünlerin piyasaya girişine kesinlikle izin verilmeyeceğini söyleyip, 2014 Mayıs ayında serbest bırakan ?

GDO, nişasta bazlı şeker, katkı maddesi derken akla ister istemez kanser geliyor. Üstelik sizin bir Kanser Kontrol Programınız da var değil mi ? Bakın kanserde durum çok kısa süre içinde nasıl seyretmiş: Erkeklerdeki kanser hızı 2010’da yüzbinde 261 iken 2012’de 278’e, kadınlarda 169’dan 188’e çıkmış (4). Erkeklerin en sık görülen kanseri akciğer kanseri sıklığı sabit seyretmiş (yüzbinde 61 ve 60.4). Ama 2.ve 3. sıradaki erkek kanserleri olan prostat ve kolonda iki yıl içinde yaklaşık%20’lik artış olmuş. Kadınların en sık görülen kanseri meme kanseri sıklığı yüzbinde 39’dan 47’ye yükselmiş (5, 6). Seçim bildirgenizde hayatı tehdit eden hastalıklardan halkı korumaktan söz ediyorsunuz ? GDO ile nişasta bazlı şekerle olmuyor tabi.

Milli aşıyı da üreteceklermiş. Nasıl olacak o ? Nanoteknoloji, sağlıkta bir tane araştırma geliştirme merkezi ? Ne haber ? Yoksa Renault otomobile kaporta geçirdiğiniz gibi mi yapacaksınız bunu da ? Al aşıyı Fransız Pasteur Merieux’den doldur şişeye, çalkala (hayır, herhalde bunu yapmazlar artık, ne bileyim tarihi eserleri restorasyon tarzlarına bakınca aklıma geliverdi), üzerine “made in AKP” etiketini geçir, işte milli aşı. Siz Ar-Ge harcamalarınızdan haber verin. Kişi başına kaç dolar, Avrupa’da ne kadar, kaçıncı sıradasınız ? Biz biraz söyleyelim: 2014’te merkezi bütçeden Ar-Ge için 5.6 milyar TL harcama yapılmış. Volswagen 2013’te tek başına 13.5 milyar Dolar (TL değil) Ar-Ge harcaması yapmış. Ar-Ge harcamalarının ulusal gelirdeki payı %0.8, Güney Kore’de %3.4 (2013) (7). Durumunuz budur. Yoksa Küba’nın vereceği know-how ile üreteceğiniz aşı mı milli olacak ?

Velhasıl boş lafa devam. Yine gülecektim, ülkenin durumu olanaklı kılmıyor. Dirençli ve kararlı olmak, bu düzenin değiştirilmesi hedefine kilitlenmek gerekiyor.

KAYNAKLAR

1-file:///C:/Users/belek/Downloads/-6736547927498435923..pdf

2-https://www.alomaliye.com/2015/10/01/turkiye-saglik-arastirmasi-2014/).

3-http://www.antimai.org/bs/aataliknbs.htm

4-http://kanser.gov.tr/daire-faaliyetleri/kanser-istatistikleri/1710-2012-t%C3%BCrkiye-kanser-istatistikleri.html

5-http://kanser.gov.tr/Dosya/kayitcilik/Turkiye_Kanser_istatistikleri_Ana_Rapor.pdf

6- http://kanser.gov.tr/Dosya/2015haberler1/ANA_rapor_2012v02.pdf

7-http://tto.ticaret.edu.tr/dunyada_ve_turkiyede_arge_faaliyetleri.pdf

Kaynak:Halkın Sağlığı