VATAN POSTASI
Yaşamımızı Savunmak Üzere,Duygu,Düşünce ve Davranış Birliğini Gerçekleştirmek İçin Varız.

Akbelen’de direniş meyvesini verdi: Mahkemeden yürütmeyi durdurma kararı

Akbelen Ormanı için direnişte olan yaşam savunucularının mücadelesi meyve verdi. Mahkeme yürütmeyi durdurdu. İkizköylüler, çağrı yaparak mahkemenin kararını duyuracaklarını söyledi. Yapılan eylemde “Kömürcü şirket, ormanımızı, tarım alanlarımızı, zeytinliklerimizi, köyümüzü, yani yaşam alanlarımızı terk edinceye dek mücadeleye devam ediyoruz. Akbelen Ormanını terk etmiyoruz!” denildi.

Muğla’nın Milas ilçesine bağlı İkizköy’deki 740 dönümlük Akbelen Ormanı’nda, termik santrale yakıt sağlayan linyit madeni sahasının genişletilmesi için yok edilmek istenen ağaçları korumak için bölge halkı haftalardır gece gündüz demeden ormanda nöbetteydi. Yaşam alanlarını korumak isteyen bölge halkı ve onlara destek verenler bütün engelleme girişimlerine rağmen direnişini sürdürürken mahkeme tarafından yürütmeyi durdurma kararı çıktı. Yaklaşık 1 aydır süren İkizköylüler ile yaşam savunucuların direnişi sonuç verirken, mahkemenin kararına ilişkin açıklama yapıldı.

İkizköy’de yaklaşık bir ayı aşkın süredir Akbelen Ormanlarında nöbet tutan yaşam savunucuları müjdeli haberi bu sabah aldı. Muğla 1. ve 3. İdare Mahkemeleri, açılan iki davada da yürütmeyi durdurma kararı verdi.

Yürütmeyi durdurma

İkizköylülerin ve çevrecilerin avukatı İsmail Hakkı Tanal Sözcü’ye yaptığı açıklamada “Biz Muğla Valiliği’nin aldığı sakamla kararının sonrasında ve öncesinde iki ayrı dava açmıştık. Muğla 1. İdare Mahkemesi’nde orman kesiminin durdurulması ile ilgili olarak. Çünkü Limak şirketi orman yangınlarına getirdiği işçileri kandırarak yangın buraya gelecek bu nedenle ağaçları kesin talimatı üzerine yüzün üzerinde çam ağacı kesilmiş ve köylülerin müdahalesi ile durdurulmuştu. Mahkeme burada ağaçların kesimini ve açık maden işletme izni ile ilgili yürütmeyi durdurma kararı verdi” diye konuştu.

ÇED gerekli değildir kararı iptal edildi

Şirketin maden alanında kömür alanının genişletilmesini sağlamak için gerekli ruhsatın verilmesi ile ilgili Muğla Valiliği’nin verdiği “ÇED Gerekli Değildir” kararının 3. İdare Mahkemesi tarafından iptal edildiğini belirten avukat İsmail Hakkı Tanal “Burada da yürütmeyi durdurma kararı verildi. Her iki yürütmeyi durdurma kararının verilmesinden sonra bilirkişiler bölgede gerekli incelemeleri yapacak, raporlar hazırlanacak ve ilgili mahkemelere sunulacak. Limak’ın kaçak yaptığı işler ortaya çıktı. Bu nedenle bu süreçte en az 6-8 ay süreceği için bir kesim işlemi yapılmayacak. Ancak şirketin verilen bu iki yürütmeyi durdurma kararına bir hafta içerisinde itiraz etme hakkı var, bizim de yine buna itiraz hakkımız var. Bu nedenle Akbelen’deki nöbete devam edeceğiz ve her an her şey olabilir nedeniyle tetikte olacağız” dedi.

Mahkemenin kararının ardından eylem çağrısı

Mahkemenin kararının ardından eylem çağrısı yapan İkizköylüler iyi haberler vereceklerinin duyurusunu yaptı. Saat 13.00’te Akbelen Ormanı’nda bir araya gelen köylüler ve yaşam savunucuları açıklama yaptı. Köylü kadınlar ellerinde “Karar çıktı. Dur artık Limak!” yazılı pankart taşıdı. Açılan bir diğer pankartta “İkizköy için direnenlere selam olsun” yazdı.

Akbelen Ormanı’ndan güzel haberlerimiz var.🎉
Ikizköy’lülerin şirketin ağaç kesim izninin iptali için açtığı davalarda yürütmeyi durdurma kararı çıktı.

Bilirkişi incelemesi yapılana kadar ağaç kesimi yapılmayacak.👏🏼👏🏼👏🏼 pic.twitter.com/PXDYLXTsiW

— Her Yer Kazdağları #KazdağlarıHepimizin (@heryerkazdaglar) August 12, 2021

Yapılan açıklamada Yeniköy ve Kemerköy termik santralleri ile kömür madeni ocaklarının sahibi, Limak – İçtaç ortaklığındaki YK Enerjinin İkizköylülerin yaşam kaynağı olan Akbelen Ormanı’nı kömür ocağına dönüştürmeye ve çıkartılacak kömürün santrale taşınması için bir konveyör bant inşasına kalkışması hatırlatıldı. Açıklamada bir yandan her iki termik santralde devam eden rehabilitasyon çalışmaları ile santrallerin ömrünü bir 25 yıl daha uzatmaya çalıştıkları söylendi. Açıklama şöyle devam etti:

Bu bölgeyi daha da yaşanmaz hale getirecek bu projeler Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED)’den muaf tutuldu. Köylülerimiz Mehmet OĞULTÜRK, Halil İbrahim DEMİR ve Celal ÇOBAN Muğla Valiliğine başvurarak ÇED süreci işletilmesini istediler. Valilik, santral ve madenlerin ÇED Yönetmeliği’nden önceki tarihte işletmeye alınmasından ötürü ÇED’den muaf olduklarını bildirdi. Bu muafiyetin iptali için Muğla 3. İdare Mahkemesi’nde dava açtık. Bu davanın görüldüğü sırada, Akbelen Ormanı için kesim kararı çıktığı bilgisine ulaştık. Birkaç aylık yoğun uğraşlar üzerine, kesime yol açacak olan Tarım ve Orman Bakanlığı’nın 28.11.2020 tarihli yazısıyla maden açık işletme izni verildiğini öğrendik. Bu iznin iptali için de Muğla 1. İdare Mahkemesi’nde köyümüzün derneği KARDOK olarak dava açtık.

Her iki dava dosyası ile birlikte davaların başından bu yana yürütmeyi durdurma talebinde bulunduklarını belirterek şunları söylediler:

YD kararı, mahkemece mahallinde yapılacak keşif ve bilirkişi incelemesi sonuna bırakılmıştı. Ancak bilirkişi seçimindeki yanlışlık ve eksiklikler nedeniyle bir türlü keşif yapılamadı. Yürütmeyi durdurma kararının verilmemesini fırsat bilen Orman İşletmesi 17 Temmuz’da 30 kadar kızılçam ağacımızı katletti. Biz İkizköylüler olarak ağaçlarımızın önünde durup kesimi durdurduk. Aynı gün, mahkeme sürecini beklemeyen Orman İşletmesinden ormanımızı koruyabilmek için yaşam savunucusu dostlarımızla birlikte Akbelen Ormanı girişinde çadırlı nöbete başladık.

“Mahkemelere defalarca başvuru yaptılar”

Orman yangınlarının bölgedeki orman varlığının önemli bir bölümünü yok etmesine rağmen ağaç kesimi yapıldığı söylendi:

Tüm bunlar olurken ve biz Akbelen Ormanı’nı kömür madenine karşı korumaya uğraşırken, yaklaşık on günden bu yana devam eden ve önlenemeyen orman yangınları, bölgenin orman varlığının önemli bir bölümünü yok etti. Sanki ormanlar yangınlarla yok olmamış gibi, halen yangınlar kontrol altına alınamamış olduğu halde, 8 Ağustos’ta YK Enerji Şirketinin adamları ağaç kesimine başladılar. Üstelik bu kesimi çevre illerden gönüllü olarak yangın söndürmeye gelmiş insanları kullanarak yaptılar. Işıkdere tarafından Akbelen Ormanı’na giren kesimciler, 105 ağacımızı kesmişlerken, İkizköylüler ile Akbelen Ormanını korumak için nöbet tutan köylü kentli çok sayıda yurttaş olarak müdahale ettik ve kesimi durdurduk.

Son kesim girişimleri üzerine, Avukatlarımız Arif Ali Cangı ve İsmail Hakkı Atal giderimi olanaksız zararlar doğduğu, keşif ve bilirkişi incelemesi sonrasında yeniden değerlendirilmek üzere derhal yürütmeyi durdurma kararı verilmesi için Mahkemelere defalarca başvuru yaptılar.

En sonunda dün akşam tebliğ edilen kararlarla her iki dosyadan da yürütmeyi durdurma kararı verildiğini öğrendik.

Karar şöyle açıklandı:

…Dava konusu alanda müdahil şirket tarafından ağaç kesimi yapıldığı ileri sürülmektedir. Ağaç kesildiğine ilişkin görsel veriler dilekçelere eklenmiştir.

Bütün bu veriler göz önüne alındığında, yargılama süreci devam etmekte iken ortaya çıkması kuvvetle muhtemel telafisi güç zararın önlenmesi amacıyla 2577 sayılı Kanun’un 27’nci maddesi gereğince, mahallinde keşif ve bilirkişi incelemesi yapılıp, bilirkişi raporuna karşı tarafların itirazlarının alınmasından sonra yeniden bir karar verilmek üzere, geçici bir tedbir olarak dava konusu işlemin yürütmesinin durdurulması gerekmektedir…

“Kömürcü şirket, ormanımızı, tarım alanlarımızı, zeytinliklerimizi, köyümüzü, yani yaşam alanlarımızı terk edinceye dek mücadeleye devam ediyoruz”

Açıklamada, Akbelen Ormanı’nın eski haline getirilmesi talep edildi. Şirket ormanı terk edene kadar mücadeleye devam edeceklerini söylediler:

Bugün bizim için bir bayram, 2 yıldır sürdürdüğümüz direniş sayesinde Mahkeme çok doğru, çok yerinde kararlar verdi. Bundan sonra hiç kimse ağaçlarımıza dokunamaz.

Başta Milas Kaymakamı ve Muğla Valisi olmak üzere tüm yetkililerin mahkeme kararlarının uygulanmasını sağlamalarını, Yeniköy ve Kemerköy termik santrallerindeki rehabilitasyonu, kapasite arttırımı ile ve kömür madenlerindeki genişletme projelerine ilişkin tüm işlemlerin derhal durdurulmasını, Akbelen Ormanı’nı korumalarını ve müdahale edilen doğal ortamların eski haline getirilmesini bekliyoruz.

Ayrıca yaşanan orman yangınlarından sonra, Tarım ve Orman Bakanlığı’na ve Orman Genel Müdürlüğü’ne, Akbelen Ormanı dahil olmak üzere orman ekosistemlerini daraltan ya da yok eden tüm tahsis izinlerini ve kesim programlarını iptal etmeye çağrısında bulunuyoruz.

Kömürcü şirket, ormanımızı, tarım alanlarımızı, zeytinliklerimizi, köyümüzü, yani yaşam alanlarımızı terk edinceye dek mücadeleye devam ediyoruz. Akbelen Ormanını terk etmiyoruz!

Akbelen’de ne olmuştu?

740 dönümlük Akbelen Ormanı’nın kesilmemesi için aylardır ormanda nöbet tutan İkizköylüler, ormanın Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından YK Enerji A.Ş.’ye verildiğini öğrenmişti. Milas’taki termik santrale kömür temin etmek için maden yapılmak istenen ormanda, ekolojik dengenin ve geçim kaynaklarının yok edilmesini istemeyen doğa savunucuları, Muğla 1. İdare Mahkemesi’nde Tarım ve Orman Bakanlığı ile Orman Genel Müdürlüğü’ne (OGM) karşı dava açmıştı. Mahkeme, idarenin savunmasını aldıktan sonra, ormanda bilirkişi incelemesi yapılmasına karar vermişti. Ancak hukuki süreç devam ederken, ormanda ısrarla kesim yapılmasına tepkili olan yöre halkı, OGM yetkilileri hakkında da geçen günlerde “görevi kötüye kullanma” gerekçesiyle savcılığa suç duyurusunda bulunmuştu. İkizköylülerin tepkisi üzerine bölgede kesim durdurulmuştu.

Sendika.Org

Yorumlar